Ana içeriğe geç
Sözlük

banknot ile cümle

banknot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
ATM'ye gitmekten nefret edebilirsiniz, 100 dolar çekip, 20 dolarlık banknotu kaybettiğinizi farkederseniz.كنتم ستكرهون الذهاب للصراف الآلي، وتسحبون 100 دولار وتلحظون أنكم خسرتم ورقة من فئة 20$.
Avrupa Merkez Bankasıve ulusal merkez bankaları, söz konusu banknotlarıtedavüle çıkarabilir.1.Hovedmålet for Det Europæiske System af Centralbanker er at fastholdeprisstabilitet.
Avrupa Merkez Bankasıve ulusal merkez bankaları, söz konusu banknotlarıtedavüle çıkarabilir.A Miniszterek Tanácsának elnöke az elfogadott intézkedésekről tájékoztatja az Európai Parlamentet.
Avrupa Merkez Bankasıve ulusal merkez bankaları, söz konusu banknotlarıtedavüle çıkarabilir.Banca Centrală Europeană şi băncile centrale naţionalepot emite astfel de bancnote.
Avrupa Merkez Bankasıve ulusal merkez bankaları, söz konusu banknotlarıtedavüle çıkarabilir.De Raad van Ministers kan op aanbeveling van de Commissie de nodige aanbevelingen tot de lidstaat richten.
Avrupa Merkez Bankasıve ulusal merkez bankaları, söz konusu banknotlarıtedavüle çıkarabilir.Euroopan keskuspankki ja kansalliset keskuspankit voivat laskea liikkeeseen euroseteleitä.
Avrupa Merkez Bankasıve ulusal merkez bankaları, söz konusu banknotlarıtedavüle çıkarabilir.Os Estados-Membros devem evitar défices orçamentais excessivos.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.20달러짜리 지폐도 한 장 가지고 있습니다.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.A tiež máte jednu 20 dolárovú bankovku.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.Avete anche una banconota da 20 dollari.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.Aveţi, de asemenea, o bancnotă de 20 de dolari.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.Bạn cũng có 1 đồng 20$ nữa.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.Man har også en 20 dollar seddel.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.Sie haben ausserdem einen 20-Dollar-Schein.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.Také máte 20 dolarovou bankovku.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.También tienen un billete de 20 dólares.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.Van még egy 20 dolláros bankjegye is.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.Verder heb je nog een briefje van 20.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.Έχετε επίσης ένα 20δόλλαρο.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.Вдобавок у вас есть 20-ти долларовая купюра.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.Имате и 20-доларова банкнота.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.ויש לכם גם שטר של עשרים דולר.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.ولديك أيضاً ورقة فئة 20 دولاراً.
Ayrıca bir de 20 dolarlık banknotunuz var.劇場に着いた時
Banka bonosu, kısaca banknot diyelim. Her 1 birim altın için 1 banknot çıkartacağım.Donc par exemple, pour chaque pièce d'or, je vais émettre un billet de banque.
Banka bütün bu işlemleri yapmak için banknotları kullanacak. Bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşça kalın. .Do zobaczenia w następnym video.
Banka bütün bu işlemleri yapmak için banknotları kullanacak. Bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşça kalın. .On se retrouve pour la prochaine vidéo.
Banka bütün bu işlemleri yapmak için banknotları kullanacak. Bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşça kalın. .Тя може да използва своите банкноти и чекове, за да изпълнява транзакции.
Banka bütün bu işlemleri yapmak için banknotları kullanacak.금은 항상 은행에 있으며 이를 이용하여 은행은 거래를 위한 지폐와 수표를 발행할 수 있습니다. 다음 강의에서 뵙죠
Banka bütün bu işlemleri yapmak için banknotları kullanacak.و البنك يستخدم فقط الاوراق النقدية و الشيكات
Banka bütün bu işlemleri yapmak için banknotları kullanacak.あればいいのです。
Banka olarak bu banknotu bastım ve yatırdığınız altın karşılığında size verdim.Tohle je vlastně kousek papíru, který jsem vám dal a který říká, víte co?
Banka olarak bu banknotu bastım ve yatırdığınız altın karşılığında size verdim.По-сути, это бумажка, которую я выдаю вам, говорит
Banka olarak bu banknotu bastım ve yatırdığınız altın karşılığında size verdim.С този лист хартия аз ти казвам:
Banka olarak bu banknotu bastım ve yatırdığınız altın karşılığında size verdim.اذن هذه هي الورقة التي سأعطيك أياها
Banka olarak bu banknotu bastım ve yatırdığınız altın karşılığında size verdim.みなさん、わかりますか?
Banknotlar, gerçek altın miktarından fazla olabiliyor.سوف نحصل على نقود معلقة أكثر من القيمة الحقيقية للذهب .
Banknotlar, gerçek altın miktarından fazla olabiliyor.超越した紙幣が存在します。 金本位制の時代でも
Banknotlar reverzlere bağlı olarak basılıyordu.وهذا ما استندت كل نسبة الاحتياطي عليه ، تعتمد علي الاوراق المالية (النقود)
Banknotlar reverzlere bağlı olarak basılıyordu.紙幣自体に基づいています。 米国連邦準備銀行または準備銀行が
Banknot olarak 4 $ var, ancak buradaki kişiler çek de yazabiliyorlar.Окрім цих 4 доларів, вкладники обох банків можуть виписувати чеки.
Banknot olarak 4 $ var, ancak buradaki kişiler çek de yazabiliyorlar.لديك هذه الـ 4$ , لكن البنوك الخاصه بإمكانهم كتابة شيكات هنا
Banknot terimi, bank note'tan yani banka bonosu'ndan geliyor.Entonces un billete de banco puede verse así, y tener el Banco de Sal.
Ben banknotu çizmeye başladığımda bunun ABD dolarına benzediğini düşünmüş olabilirsiniz.Sale, to vypadá hodně jako dolarová bankovka.
Ben banknotu çizmeye başladığımda bunun ABD dolarına benzediğini düşünmüş olabilirsiniz.Sal, to wygląda jak banknot dolarowy.
Ben banknotu çizmeye başladığımda bunun ABD dolarına benzediğini düşünmüş olabilirsiniz.لانه عندما رسمت هذا، كان ذلك مثيرا للدهشة لك سال، هذا يشبه ورقة الدولار
Ben banknotu çizmeye başladığımda bunun ABD dolarına benzediğini düşünmüş olabilirsiniz.「サル、それって、ドル紙幣にそっくりなんだけれど」 って、おもっているでしょうから。 そう、それは本当です。 1ドル札というのは
Benim batığım banknotu kaldıracak, başka banknot koyacak. Altın getirecek mi düşünmüyorlar.ويضع عملة أخرى . لا يعرفون ما إذا سيأتي بالذهب او لا .
Bir 500 rupilik banknot.500 루피 지폐요.
Bir 500 rupilik banknot.500 ρουπίες.
Bir 500 rupilik banknot.Banknot 500-rupiowy.
Bir 500 rupilik banknot.Банкнота в 500 рупий.
Bu 100 birimlik banknot olsun.Załóżmy zatem, że to jest te 100 banknotów.
Bu 100 birimlik banknot olsun.Поэтому давайте говорить, что это 100 отмечает выдающиеся.
Bu altın markın banknot marka göre değeri. Şu gördüğünüz bir altın mark.Toto zde je jedna zlatá marka.
Bu altın markın banknot marka göre değeri. Şu gördüğünüz bir altın mark.Тоді співвідношення до золотої марки, отже одна золота марка, ось тут.
Bu banknot benim yükümlülüğümü temsil ediyor.이것이 나의 채무입니다. 이해 되시나요? 저는 누군가가 저에게 500 금화를 주면
Bu banknot benim yükümlülüğümü temsil ediyor.C'est pourquoi c'est du passif.
Bu banknot benim yükümlülüğümü temsil ediyor.Y quizás esa pieza de moneda es de color naranja.
Bu banknot benim yükümlülüğümü temsil ediyor.Тя се превръща в мое задължение, нали?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod