bankayı ile cümle

bankayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hastanenin sol tarafında bankayı göreceksin.You'll see the bank on the left hand side of the hospital.
Bankayı kolayca bulabilirsiniz.You can easily find the bank.
Üç kişilik bir çete güpegündüz bankayı soydular.A gang of three robbed the bank in broad daylight.
Dört kollu adam bankayı soydu ve 4 milyon dolar ile kaçtı.Four armed men held up the bank and escaped with $4 million.
Polis, bankayı onun soyduğundan şüpheleniyor.The police suspect that he robbed the bank.
Maskeler takan iki adam bankayı soydu.Two men wearing masks robbed the bank.
Romandaki karakterlerden biri bir bankayı soymak için acemice bir plan düşünüyor.One of the characters in the novel dreams up a half-baked plan for robbing a bank.
Sen bankayı kaçıramazsın. O sağda.You can't miss the bank. It's on the right.
O yolun sonunda bankayı bulacaksın.You will find the bank at the end of that road.
Dümdüz git ve bankayı göreceksin.Go straight ahead and you will see the bank.
Bankayı soymak Tom'un fikriydi.It was Tom's idea to rob the bank.
Dan yerel bir bankayı soymayı planlıyor.Dan is planning to rob a local bank.
Tom bankayı soymak için Mary ile bir planı tartıştı.Tom discussed with Mary a plan to rob the bank.
Tom, John'un bankayı soyma planı hakkında polise bilgi verdi.Tom informed the police about John's plan to rob the bank.
Bu, bankayı soymak için iyi bir zaman.This is a good time to rob the bank.
Leyla evinden yirmi mil uzaktaki bir bankayı soydu.Layla robbed a bank twenty miles away from her home.
Genç bir kovboy, açık bir arazide izole halde bulunan bir bankayı soymak ister.A young cowboy robs an isolated bank on the prairie.
Oxfam Avustralya Bankayı yerel halklara karşı ilgisiz davranmakla suçladı.Oxfam Australia has criticized the Asian Development Bank for insensitivity to local communities.
Lazer bir bankayı gösterir.Lazard is an investment bank.
Bu arada Toby habersizce lokantada beklerken Tanner başka bir bankayı daha soyar.Meanwhile, Tanner robs another bank while Toby unknowingly waits at a nearby diner.
Neden bankayı bastın ?Why make such a big fuss?
Bankayı kurarken özkaynak koymuştuk.Maybe I'll call these national banks. They have a national charter. So let's see.
Kasabadaki ilk bankayı kuran benim, onun için en iyi projeleri seçtim. %10 faiz alıyorum.I'm the first bank so I get all of the best investments. So I'm getting 10%.
Diyelim ki ben bir bankayım.Now let's say that I'm some bank out there.
Bir suikast girişiminden kurtulduktan sonra Jackson, nihayet 1836 yılında bankayı yenmiş.After surviving an assassination attempt, Jackson finally defeated the bank in 1836.
Ben bankayı öldürdüm.I killed the bank.
"Ben bankayı öldürdüm.""I killed the bank."
Hiçbirinizin bankayı yönetmesine gerek yok.None of you shall run the bank.
İnsanların bankayı kendilerinin yönettiklerine inanmaları gerekir.The people must believe that they run the bank.
Bankayı çizelim.So let me draw the bank.
Piraeus Bank ABD pazarındaki payını artırmak üzere iki bankayı birleştirmeyi planlıyor.Piraeus Bank plans to merge the two banks in order to expand its presence on the US market.
Genç bir kovboy, açık bir arazide izole halde bulunan bir bankayı soymak ister.A young cowboy robs an isolated bank on the prairie.
Bu nedenle de Kongre’nin, genel yetkilerine dayanarak, böyle bir bankayı yaratma hakkı vardı.A force of 13,000 men was organized, and Washington led it to Western Pennsylvania.
DKK ayrıca birçok endüstriyi, işletmeyi ve bankayı kamulaştırdı.The RCC also nationalized many industries, businesses, and banks.
Bir çete bankayı soymak için toplanır.Er stellt eine Gang zusammen, um eine Bank auszurauben.
Bu sırada Phileas Fogg, bankayı soyan hırsıza benzetilir.Auf ihm wirkt Felix Räuber mit.
Lazer bir bankayı gösterir.Lenny est un banc.
Hastanenin sol tarafında bankayı göreceksin.Verás un banco a la izquierda del hospital.
Bankayı soymak Tom'un fikriydi.È stata un'idea di Tom quella di rapinare la banca.
Soyguncuların tek derdi bankayı mı soymaktır? .Простительно ли ограбить банк?
Rastgele bir gün iki soyguncu tarafından kaçırılır ve 30 dakika içinde bir bankayı soymaya zorlanır.Но чтобы три грабителя-одиночки задумали ограбить один банк в один день...
James E. Ferguson bu bankayı 1906'da satmış ve Temple State Bank'i kurmuştur.В 1907 году они переехали в Темпл (Техас), где Джеймс Фергюсон стал президентом банка Temple State Bank.
Ayrıca bankayı soyarak bankadaki altınları çalmıştır.Например, во время ограбления банка он пытался снять деньги со счета.
Lazer bir bankayı gösterir.Bradesco é um banco brasileiro.
Bir çete bankayı soymak için toplanır.Drie bandieten beroven een bank.
Paris'teki bir bankayı soydular.Ze beroofden een bank in Parijs.
Rastgele bir gün iki soyguncu tarafından kaçırılır ve 30 dakika içinde bir bankayı soymaya zorlanır.Pewnego dnia zostaje porwany przez dwóch bandytów, którzy zmuszają go, by okradł dla nich bank.
Bir çete bankayı soymak için toplanır.Postanawiają wspólnie obrabować bank.
Ayrıca bankayı soyarak bankadaki altınları çalmıştır.He borrowed the money from the bank. → Pożyczył pieniądze w banku.
Kurucu ortaklar bankayı 1962 yılına kadar yönettiler.Druh Rachwał prowadzi Szczep do końca 1962 roku.
Bir çete bankayı soymak için toplanır.En dag ska de råna en bank.
Lazer bir bankayı gösterir.Fortis är en belgisk bank.
Bir çete bankayı soymak için toplanır.Втікши, вони вирішують пограбувати банк.
Bu sırada Phileas Fogg, bankayı soyan hırsıza benzetilir.Ekkor a túlbuzgó Fix felügyelő letartóztatja Phileas Foggot, akit bankrablónak tart.
Rastgele bir gün iki soyguncu tarafından kaçırılır ve 30 dakika içinde bir bankayı soymaya zorlanır.He tekivät yhdessä sarjan ryöstöjä, mukaan lukien kahden eri pankin ryöstön kymmenen minuutin sisällä.
Soyguncuların tek derdi bankayı mı soymaktır? .Mitä onkaan pankkiryöstö pankin perustamiseen verrattuna?
Bir çete bankayı soymak için toplanır.Δύο ληστές εισβάλουν σε μία τράπεζα.
Bir çete bankayı soymak için toplanır.En røverbande overfalder en bankier.
Ayrıca bankayı soyarak bankadaki altınları çalmıştır.Samtidig overtok de også gullreservene til bankene.
Bu arada Toby habersizce lokantada beklerken Tanner başka bir bankayı daha soyar.Sementara itu, Tanner merampok bank lain tanpa disadari oleh Toby yang menunggu di restoran terdekat.

İlgili Sayfalar