Bana okula geç kalma nedenini söyle.Tell me the reason why you were late for school.
Bana ne demek istediğini söyle.Tell me what you mean.
Bana sabırsızlıkla neyi beklediğini söyle.Tell me what you are looking forward to.
Lütfen o zaman bana ne gördüğünü söyle.Please tell me what you saw then.
Bana kırsalda yaşamak istemenin nedenini söyle.Tell me the reason why you want to live in the countryside.
Havaalanına ne zaman varacağını bana bildir.Let me know when you will arrive at the airport.
Lütfen daha sonra onu bana açıklayın.Please explain it to me later.
Lütfen oraya vardığında bana yaz.Please write to me when you get there.
Saatini kırdığımda Adam bana çok öfkelendi.Adam was furious with me when I broke his watch.
Lütfen bana yarın bir mektup yazmamı hatırlat.Please remind me to write a letter tomorrow.
O bana ateş etti.He shot at me.
Bana aptal bir çocuk dediler.He called me a stupid boy.
Bana üç dondurma verin, lütfen.Give me three ice creams, please.
Uçuş JL 123 için bagajı nerede bulabileceğimi bana söyleyebilir misiniz?Could you tell me where I can find the baggage for flight JL 123?
Bende beş nüsha var ama bana bunun iki katı lazım.I have five copies, but I need twice as many.
Bana beş gün verin.Give me five days.
Sen bana sadece elli sent verdin.You gave me only fifty cents.
Sen bana yalnızca elli sent verdin.You gave me only fifty cents.
Kitabı bana 500 yene satar mısın?Can you sell the book to me for 500 yen?
3 dakika sonra bana bildirir misin?Will you notify me after 3 minutes?
Bana asla tekrar yalan söyleme.Never tell me a lie again.
Bana birkaç dakika ayırabilir misiniz?Could you spare me a few minutes?
Birkaç günlüğüne arabanı bana ödünç vermenin bir sakıncası olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if you would mind lending me your car for a couple of days.
Bana bir dolar bozar mısın?Could you give me change for a dollar?
Bana bir dolar geri verin, lütfen.Give me $1.00 back, please.
Bana 10 sent ödünç verebilir misin?Can you lend me a dime?
"Lütfen bana biraz su ver." "Olur.""Please give me some water." "All right."
"Biletinizi bana gösterir misiniz?" "Evet, tabii.""Will you show me your ticket?" "Yes, of course."
"Yardımın için teşekkürler." "O zevk bana ait.""Thank you for your help." "It's my pleasure."
"İşimde bana yardım etmenizin bir sakıncası var mı?" "Hiç yok.""Would you mind helping me with my work?" "Not at all."
"İngilizce ödevimde bana yardım eder misin?" "Elbette.""Will you help me with my English homework?" "Certainly."
Bana "Kurabiye almaya gideceğim" dedi.She said to me, 'I'll go out and buy cookies.'
“Yazmak için bana bir şey ver.” “Bu olur mu?” “Evet, olur.”"Give me something to write with." "Will this do?" "Yes, it will do."
"Lütfen bana tuzu uzatır mısın?" "Buyrun.""Would you pass me the salt, please?" "Here you are."
Bana bir tekne verebilir misin?Can you give me a boat?
O, bana gitmemiz gerektiğini önerdi.He suggested to me that we should go.
Dedem bana almış!Grandpa bought it for me!
Dedem onu bana aldı!Grandpa bought it for me!
Suyla vaftiz etmem için beni gönderen kişinin bana söylediğinin haricinde...Except that the one who sent me to baptize with water told me...
Adınızı nasıl heceleyeceğimi lütfen bana söyleyin.Please tell me how to spell your name.
Yapmanız gereken bütün şey bana inanmaktır.All you have to do is believe me.
Bana annemi hatırlatıyorsun.You remind me of my mother.
O seni öldürmek ya da yaşamana izin vermek bana kalmış!It's up to me whether I kill you or let you live!
Erkek kardeşim ödevimi yapmam için bana yardım etti.My brother helped me to do my assignment.
Erkek kardeşim bana sevimli bir oyuncak bebek verdi.My brother gave me a cute doll.
Erkek kardeşim bana şirin bir bebek verdi.My brother gave me a cute doll.
Erkek kardeşim bana bir kot pantolon verdi.My brother gave me a pair of jeans.
Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.My brother advised me to stop smoking.
Kardeşim ödevimi yapmamda bana yardım ettiMy brother helped me with my homework.
Kardeşim ödevimde bana yardım etti.My brother helped me with my homework.
Erkek kardeşim ev ödevimde bana yardım etti.My brother helped me with my homework.
Erkek kardeşim bazen bana ev ödevimde yardım eder.My brother sometimes helps me with my homework.
Erkek kardeşim geçen hafta bana bir mektup gönderdi.My brother sent me a letter last week.
Bir polis bana geldi.A policeman came up to me.
Polis onun işaret parmağı ile bana işaret etti.The policeman beckoned to me with his forefinger.
Polis bana son otobüsün onda kalktığını söyledi.The policeman told me that the last bus leaves at ten.
Bana polis karakolunun nerede olduğunu söyle.Tell me where the police station is.
Lütfen yokluğunuzu önceden bana bildiriniz.Please inform me of your absence in advance.
Lütfen sonuçları bana telgrafla bildir.Please let me know the results by telegram.
Evli olduğunu bana hiç söylemedin.You never told me that you were married.