Hangi butona basacağımı bana söyler misin?Can you tell me which button to press?
Bana hangi yoldan gitmem gerektiğini söyler misiniz?Could you tell me which way I should go?
Bana hangisini istediğinizi söyleyin.Tell me which you want.
Lütfen bana nereye gideceğimi söyle.Please tell me where to go.
O, bana nerede kalacağımı tavsiye etti.She advised me where to stay.
Lütfen bana nerede yaşayacağını söyle.Please tell me where you will live.
Biletin nereden alınacağını bana söyler misin?Will you tell me where to buy the ticket?
Biletleri nereden alacağımı bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me where to buy tickets?
Trenlerin nerede değiştireceğimi bana söyler misin?Will you tell me where to change trains?
Bana toplantının nerede düzenleneceğini söyle.Tell me where the meeting will be held.
Nerede hatalı olduğumu söyler misin bana?Will you tell me where I am wrong?
Bana bir şey yanlış gibi görünüyor.It seems to me that something is wrong.
Lütfen zaman zaman bana yaz.Please write to me from time to time.
Bana beş jeton ver,lütfen.Give me five tokens, please.
Problemi nasıl çözdüğünü bana söyle.Tell me how you solved the problem.
Bana tarifi verebilir misiniz?Can you give me the recipe?
Bu pompayı nasıl kullanacağımı bana gösterir misiniz?Could you show me how to use this pump?
Bu bana göre değil.It's not my cup of tea.
Belki bana yardımcı olabilirsiniz?Can you possibly help me?
Bana doğruyu söyle.Please tell me the truth.
Lütfen bana yolu söyler misin?Would you please tell me the way?
Lütfen ev ödevimde bana yardımcı ol.Please help me with my homework.
Bana fikrinizi verin lütfen.Give me your opinion, please.
XYZ mağazasına giden yolu bana söyleyin lütfen.Please tell me the way to the XYZ store.
Bana tere yağını uzat, yapar mısın lütfen?Pass me the butter, will you please.
Lütfen adresini bana söyle.Please tell me your address.
Lütfen bana yolculuğundan bahset.Please tell me about your trip.
Lütfen söyle bana.Please, tell me.
Lütfen bana kendinizden söz edin Bay Anthony.Tell me about yourself, please, Sir Anthony.
Bana onu neden sevdiğini söyleyecek misin?Will you tell me why you like her?
İnsanların bana niçin baktıklarını merak ettim.I wondered why people were staring at me.
İnsanların neden bana dik dik baktığını merak ettim.I wondered why people were staring at me.
İnsanların neden bana gözlerini diktiğini merak ettim.I wondered why people were staring at me.
Neden bana kimsenin söylemediğini merak ediyorum.I wonder why nobody told me.
Neden bankı kırmızıya boyadın?Why did you paint the bench red?
Clara bana niçin o kadar çok çalıştığımı sordu.Clara asked me why I worked so hard.
Bana seni öyle depresif yapan şeyi söyle.Tell me what makes you so depressed.
Bana ne olduğunu sordu.He asked me what was the matter with me.
Bana bir bardak su getir lütfen.Bring me a glass of water, please.
Lütfen bana bir kağıt getir.Bring me a sheet of paper, please.
Lütfen bana paltomu bul.Please find me my overcoat.
Lütfen bana gülümse.Smile at me, please.
Bana saati söyleyebilir misiniz, lütfen?Can you tell me the time, please?
Lütfen bana bir parça ekmek ver.Please give me a piece of bread.
Lütfen bana aldırmayın.Please don't mind me.
Lütfen bana mektubu postalamamı hatırlat.Please remind me to post the letter.
Lütfen bana ayrıntılı planınızı gösterin.Please show me your detailed plan.
Lütfen bana hikayeyi bir kez daha anlat.Please tell me the story once more.
Lütfen bana bir şans daha verin.Please give me another chance.
Bana kitabı ödünç verir misiniz?Could you lend me the book?
Sukiyakinin nasıl pişirileceğini lütfen bana anlat.Please tell me how to cook sukiyaki.
Lütfen bana bir iyilik yapar mısın?Would you please do me a favor?
Lütfen bana sorunundan bahset.Please tell me about your problem.
Lütfen bana bir resminizi gönderin.Please send me a picture of yourself.
Lütfen bana bir fotoğrafını gönder.Please send me a picture of yourself.
Her nedense bana karşı öfkeliydi.She was somehow incensed against me.
Onun nasıl çalıştığını bana göster.Show me how it works.
Lütfen bana TV rehberini göster.Please show me the TV Guide.
Lütfen mümkün olduğunca kısa sürede bana yaz.Please write to me as soon as possible.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede onu bana getirmeni istiyorum.I want you to return it to me as soon as possible.