Elbette bana güvenebilirsin. Ben hiç daha önce seni yanlış yönlendirdim mi?Of course you can trust me. Have I ever given you a bum steer before?
Herkes bana bu günlerde Tony dedi.Everybody called me Tony in those days.
Herkes bana her zaman onu soruyor.Everyone always asks me that.
Bana bir bardak daha süt verir misin?Will you give me another glass of milk?
Bana da bir bardak süt getir.Get me a glass of milk.
Hatam bana servete mal oldu.My mistake cost me my fortune.
Marie bana araba sürmeyi sevdiğini söyledi.Marie told me that she enjoyed the drive.
Bana yaz.Drop me a line.
O salt melodi bana gençliğimi hatırlattı.That very tune reminded me of my adolescence.
Bayan March bana İngilizce bir sözlük verdi.Miss March gave me an English dictionary.
Bana sadece biraz ver.Give me just a little.
En ufak mutluluk bile bana çok görülüyor.I am grudged even the least bit of happiness.
Bob bana ayda bir kez yazar.Bob writes to me once a month.
Bob bana yardımcı oldu.Bob helped me.
Bob bana vurdu, ona değil.Bob hit me, not her.
Birçok Japon her gün banyo yapar.Most Japanese take a bath every day.
Otelin önünde bir banka var.There is a bank in front of the hotel.
Bana bir zımba ödünç verir misin?Will you please lend me a stapler?
Ağırladığım ailem bana sık sık öğüt verir.My host family often advises me.
Bana cebinde ne olduğunu göster.Show me what you have in your pocket.
Bugün okulda bana güldüler.I was laughed at in school today.
Topu bana geri at.Throw the ball back to me.
Topu bana at.Chuck me the ball.
Gönder topu bana.Chuck me the ball.
Top yerde bana doğru yuvarlandı.The ball rolled on the ground towards me.
Erkek arkadaşımı bana bir yüzük alması için ikna ettim.I talked my boyfriend into buying me a ring.
Garson lütfen bana bir bardak çay ver.Waiter, please give me a cup of tea.
Kalemini bana ödünç verir misin?Would you lend me your pen?
Bana dolma kalemini ödünç verir misin?Would you mind lending me your pen?
Kalemi bana iletin.Pass me the pen.
Bankta oturun.Sit down on the bench.
Bankta oturan iki adam Amerikalıydı.The two men sitting on the bench were Americans.
Banktaki kadın Bayan Brown.The woman on the bench is Mrs. Brown.
Bankta oturalım.Let's sit down on the bench.
Helen ve Kathy Tokyo'nun bir banliyösünde bir daire kiraladı.Helen and Kathy rented an apartment in a suburb of Tokyo.
Betty bir tenis oyununda bana meydan okudu.Betty challenged me to a game of tennis.
Bana yatağımı nasıl toplayacağımı söyle, lütfen.Please tell me how to make my bed.
Lütfen, bana yatağımı nasıl toplayacağımı söyle.Please tell me how to make my bed.
Bana yatağımı nasıl toplayacağımı söyleyin, lütfen.Please tell me how to make my bed.
Lütfen, bana yatağımı nasıl toplayacağımı söyleyin.Please tell me how to make my bed.
Lütfen kulaklığı nasıl kullanacağımı bana göster.Please show me how to use the headset.
Banyo yeterince sıcak değildi ve ben zevk alamadım.The bath was not hot enough and I was unable to enjoy it.
Askeri bando üyeleri çok mutlu görünüyordu.The brass band members looked very happy.
Bando üç marş çaldı.The brass band played three marches.
Bay Brown bana senin adını verdi.Mr Brown gave me your name.
Brian'ın cüzdan ve banka hesabında az para var.There is a shortage of money in Brian's wallet and bank account.
Bana bir parça jambon dilimler misin?Would you slice me a piece of ham, please?
Bana bir şişe şarap ver.Give me a bottle of wine.
Şarap bana göre değil.Wine is not to my taste.
Bill bana bir bardak su getirdi.Bill brought me a glass of water.
Bill bana kitap getirdi.Bill brought me the book.
Bill bana güzel bir elbise yaptı.Bill made me a nice dress.
Sen bana yalnız gelmek istediğini söylemeliydin.You should have told me that you wanted me to come alone.
Bana yardım edip edemeyeceğini merak ediyordum.I was wondering if you could help me.
Bana yardım eder misin?I was wondering if you could help me.
Öğretmen bana Hitler'in kendisini öldürdüğünü söyledi.The teacher told me that Hitler killed himself.
Lütfen bana tekrar bir vize düzenler misiniz?Could you please issue me a visa again?
Picasso'nun resimleri bana garip görünüyor.Picasso's paintings seem strange to me.
Bana Beatles'in bir şarkısını söyler misin?Will you sing me a Beatles' song?
Bir yara bandı alabilir miyim?Can I have a Band-Aid?