Ana içeriğe geç
Sözlük

baltalı ile cümle

baltalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
41
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Melis (Tuğçe Baltalı) (Fi), Murat'ın sevgilisi.Melis (Tuğçe Baltalı) (Fi), Murat's girlfriend.
Her mahallenin kendisine ait baltalık ormanı bulunmaktadır.The males each have their own area on the forest floor where they make their courts.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Border conflicts can derail so much of the progress that we hope to achieve here.
Arnavutluk’ta yolların durumu turizm sektörünü baltalıyor. [Getty Images]Roads in Albania are a hurdle for the tourism industry. [Getty Images]
Bugün insanlar işlerini kaynediyor ve yaşanan sorunlar da aileyi baltalıyor.Many people today have lost their jobs and problems undermine the family.
Yolsuzluk Sırp sağlık sisteminde güveni baltalıyorCorruption undermines trust in Serbian health care
BH'de devam eden mayın sorunu güvenliği ve kalkınmayı baltalıyorLingering landmine problem hinders safety, development in BiH
Beyin göçü Hırvatistan'da kalkınmayı baltalıyor.Such "brain drain" impedes development in Croatia.
Bütçe sıkıntıları da hükümetin turizmi destekleme çabalarını baltalıyor.Budget constraints, meanwhile, have hampered government efforts to promote tourism.
Organize suçun büyümesini finanse ediyor ve hukukun üstünlüğünü baltalıyor."It bankrolls the growth of organised crime, and it undermines the rule of law."
Inzko: siyaset ve söylem BH'yi baltalıyorInzko says politics, rhetoric undermining BiH
Uluslararası Şeffaflık Örgütü raporu: Yolsuzluk tüm dünyada yargı sistemlerini baltalıyorTransparency International report: corruption undermines judicial systems worldwide
Her mahallenin kendisine ait baltalık ormanı bulunmaktadır.An dem Prozess beteiligt sind alle Staaten, auf deren Territorium sich Wald befindet.
Baltalı katilin yakalanması vatandaşların yardımı sayesinde oldu.La captura del asesino del hacha fue posible gracias a la colaboración ciudadana.
Parşu Rama (Baltalı Rama): Acımasız ve kan dökücü karakterde gelmiştir.Nobusuma: El repugnante y cobarde demonio chupa sangre.
Minotaur; baltalı düşman.Melmoso: nemico della Discarica.
İlçe ormanlarının %65,6'sı koru ormanı, %34,4'ü baltalık ormanıdır.Под лесами 53 % территории района, под болотами — 4,4 %.
Erişim tarihi: 5 Şubat 2017. ^ "Milas'ta 1800 Yıllık Baltalı Kapı Üzerine Sprey Boyayla İşaretleme Yapıldı".15 februari 2017: 2.000 varkens omgekomen in Mill.
Yakacak odun üretimi, çubuk üretimi ve maden direği üretimi amaçlı kurulan baltalıklardır.Jde o pozůstatky těžby hlíny pro stavební účely, výrobu keramiky a podobně.
Örneğin ünlü Saka baltalı askerleri gibi.Ilyenek például a kardfogú macskák.
Orman alanlarının % 36’sını koru, % 64’ünü baltalıklar oluşturmaktadır.Minden oldalról erdők védik, a város 36%-át erdők, parkok teszik ki.
İstanbul'daki bu baltalık ormanların bir bölümü günümüzde bozuk ormanlara dönüşmüştür.Τα δάση της Ισπανίας δυστυχώς σήμερα σπανίζουν.
Bu ormanlar, çoğunlukla bozuk baltalık şeklindedir.Šio tipo miškai dažnai būna mišrūs.
Aynı şekilde baltalı kargı da (halbert) terk edildi.Nt Küünal kustus ise (määrsõna).
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.A határkonfliktusok a remélt haladást rettenetesen ki tudják siklatni.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Các cuộc xung đột biên giới có thể làm hủy hoại bao tiến trình mà chúng ta đang mong muốn đạt được ở đây.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Conflictele la frontiere pot deraia mare parte din progresul pe care sperăm să-l atingem aici.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Grensconflicten kunnen zo veel van de vooruitgang tenietdoen die we hier hopen te bereiken.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Grenzkonflikte können einen Großteil des Fortschrittes aufhalten, den wir zu erreichen hoffen.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.국경 분쟁 때문에 우리가 희망하는 상당 수의 발전이 어그러질 수 있습니다.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Konflik perbatasan dapat menghambat kemajuan yang kita harapkan.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Konflikty graniczne mogą zniweczyć postęp, który chcemy tutaj osiągnąć.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Le dispute di confine possono allontanarci moltissimo dal progresso che qui speriamo di raggiungere.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Les conflits frontaliers peuvent freiner énormément le progrès que nous espérons apporter ici.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Los conflictos fronterizos pueden desbaratar gran parte del progreso que esperamos alcanzar.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Οι συνοριακές διαμάχες μπορούν να εκτροχιάσουν τόσο μεγάλο μέρος της προόδου που ελπίζουμε να επιτύχουμε εδώ.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Граничните конфликти могат да нарушат толкова много от прогреса, който се надяваме да постигнем тук.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Пограничные конфликты могут сорвать большую долю прогресса, который мы надеемся достичь здесь.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.סכסוכי גבולות עלולים לחבל בהרבה מההתקדמות הגדולה שאנו מקווים להשיג כאן.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.النزاعات الحدودية يمكن أن تعيق الكثير من التقدم الذي نأمل أن نحققه هنا .
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.進展を妨げてしまいます ですから 私たちはよく理解する必要があります
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod