Ana içeriğe geç
Sözlük

balo ile cümle

balo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İşte bu dot.com baloncuğu.Това е мехурчето за точка ком.
İşte bu dot.com baloncuğu.Це бульбашкова інтернет-компанія.
İşte bu dot.com baloncuğu.Это - пузырь доткомов.
Kısa sürede DNA, bu balonların içine yerleştiPresto,il D.N.A. trovò una nuova casa all'interno di queste bolle.
Kısa sürede DNA, bu balonların içine yerleştiPronto, el A.D.N. encontró un nuevo hogar dentro de estas burbujas.
Kısa sürede DNA, bu balonların içine yerleştiSå småningom fann DNA ett nytt hem inuti dessa bubblor.
Kısa sürede DNA, bu balonların içine yerleştiSegera setelahnya, D.N.A. menemukan rumah baru di dalam gelembung ini.
Kısa sürede DNA, bu balonların içine yerleştiWkrótce D.N.A. znalazło nowy dom wewnątrz tych pęcherzyków.
Kısa sürede DNA, bu balonların içine yerleştiΣύντομα, το D.N.A. βρήκε ένα νέο σπίτι μέσα σε αυτές τις φυσαλίδες.
Kısa sürede DNA, bu balonların içine yerleştiВскоре, ДНК нашли новый дом внутри таких пузырей.
Kısa sürede DNA, bu balonların içine yerleştiСкоро ДНК открила подслон в тези мехурчета.
Kısa sürede DNA, bu balonların içine yerleştiבמהרה הדנ"א מצא את מקומו בתוך הבועות הללו.
Kısa sürede DNA, bu balonların içine yerleştiやがて、新しい内部作用が これらの構造の維持に影響を与えはじめた。
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.A lampart morski jedynie pogryzł balon.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Ale ten tuleň leopardí v podstatě jen kousal do balónku.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Allt leopardsälen gjorde var att bita i en ballong.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Dabei hat der Seeleopard -- einfach nur in einen Ballon gebissen.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.De mindaz, amit a leopárdfóka tett -- annyi, hogy ráharapott egy lufira.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Det eneste leopard sælen gjorde -- den bider bare i en ballon.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Het zeeluipaard bijt alleen maar in een ballon.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.하지만 레오파드 바다 표범이 하는 것은 -- 그저 풍선을 무는 것 밖에는 없습니다.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Le léopard de mer faisait -- il mordait juste dans un ballon.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Ma quello che la foca leopardo stava facendo era mordere un pallone.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Merileopardihan vain puraisi ilmapalloa.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.No tuleň leopardí len kusol do balóna.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Tất cả những điều những con sư tử biển đang làm -- là chỉ cắn một cái bong bóng.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Todo lo que el leopardo marino hacía... era morder un globo.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Tot ce făcea foca leopard -- pur şi simplu muşca un balon.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Tudo o que a foca-leopardo estava a fazer -- era apenas a morder um balão.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Yang dilakukan anjing laut tutul itu -- hanyalah menggigit balon.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.А все, що зробив морський леопард, це просто куснув повітряну кулю.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Всё, что сделал морской леопард — просто укусил резиновый шар.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.Всичко, което леопардовия тюлен направил, било просто да захапе балона.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.אך כל מה שההידרורגה הנמרית עשתה -- זה לנשוך חתיכת בלון.
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.وسعت الى اغراقهم ...بينما كل ما قامت به فهود البحر هي قضم عوامات المركب
Leopar fokunun yaptığı tek şey bir balonu ısırmak oysa ki.風船を噛んだだけです 海に大きな風船を見つけ 手がないので
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.Der Himmel steht hier unter ständiger Kontrolle durch israelische Überwachungsballons.
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.Dess horisonter befinner sig under ständig dominans av Israels övervakningsapparater
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.Haar horizon onder constante overheersing door Israëlische bewakings ballonnen.
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.langitnya selalu dibawah pengawasan balon pengintai Israel.
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.Ses cieux sont sous constante surveillance d'Israël depuis des ballons.
O bölge İsrail'in gözetleme balonları tarafından sürekli denetim altında.تقع آفاقٌه تحت السيطرة المستمرة لبالونات المراقبة الإسرائيلية.
Otel bize bir balo salonu verdi.A hotel a rendelkezésünkre bocsátotta a báltermet.
Otel bize bir balo salonu verdi.Ambasador udostępnił salę balową.
Otel bize bir balo salonu verdi.Dan hotel menyediakan aula untuk itu.
Otel bize bir balo salonu verdi.E l'hotel ci mise a disposizione la sala da ballo per l'operazione
Otel bize bir balo salonu verdi. İsmi çok uygun gerçekten de.A hotel nám na to poskytol tanečnú sálu - veľmi vhodná miestnosť.
Otel bize bir balo salonu verdi. İsmi çok uygun gerçekten de.Και το ξενοδοχείο μας έδωσε ένα χώρο γι' αυτό -- πολύ κατάλληλο χώρο.
Otel bize bir balo salonu verdi.그리고 호텔측에서 연회장을 제공해주었습니다.
Otel bize bir balo salonu verdi.Und das Hotel gab uns dafür den Ballsaal.
Otel bize bir balo salonu verdi.Và khách sạn cho chúng tôi một phòng tiệc cho việc này.
Otel bize bir balo salonu verdi.И отель предоставил нам танцевальный зал для этого.
Otel bize bir balo salonu verdi.Много подходящо помещение.
Otel bize bir balo salonu verdi.ובית המלון נתן לנו אולם נשפים (גם: אולם ביצים).
Otel bize bir balo salonu verdi.وقد اعطانا الفندق قاعة الرقص للقيام بذلك ..
Otel bize bir balo salonu verdi.正にピッタリの部屋です
Polivinil klorid gibi kelimeleri kullanmamı istedi, ama konuşma balonlarında pek de kullanışlı olmuyorlar.Azt akarta, hogy olyan szavakat használjak mint a polivinil-klorid, ami nem igazán szövegbuborékokba való.
Polivinil klorid gibi kelimeleri kullanmamı istedi, ama konuşma balonlarında pek de kullanışlı olmuyorlar.Chciał, żebym użył słów takich jak polichlorek winylu, które niezbyt pasują do moich bohaterów.
Polivinil klorid gibi kelimeleri kullanmamı istedi, ama konuşma balonlarında pek de kullanışlı olmuyorlar.Chtěl, abych použil slova jako polyvinyl chlorid, což v bublinách nevypadá zrovna dobře.
Polivinil klorid gibi kelimeleri kullanmamı istedi, ama konuşma balonlarında pek de kullanışlı olmuyorlar.Hij wou dat ik woorden gebruikte als polyvinylchloride, wat niet echt goed werkt in tekstballonnen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod