Ben balkondayım.I'm on the balcony.
Patron, yazıhanenin üzerindeki balkonda işçileri gözleyerek gezindi.The boss strolled around the balcony above the office, observing the workers.
Aile, balkonda kahvaltı ediyor.The family eats breakfast on the balcony.
Aile, balkonda kahvaltı yiyor.The family is eating breakfast on the balcony.
Balkonda bir bank var.There is a bench on the balcony.
Şimdiye kadar ilk kez balkonda çamaşır astım.This is the first time I've ever hung out washing in the balcony.
Balkonda güvercin ötüyor.The pigeon is cooing in the balcony.
Balkonda ne yapıyorsun?What are you doing on the balcony?
Tom ve Mary sabah saat ikide dışarıda balkondaydı.Tom and Mary were out on the balcony at two in the morning.
Tom dışarıda balkonda tek başına.Tom is alone out on the balcony.
Tom ve Mary balkondalar.Tom and Mary are on the balcony.
Tom balkondan düştü.Tom fell off the balcony.
Kahvemi içerken balkondaki kuşları izledim.I watched the birds on the balcony while drinking my coffee.
Tom birinin balkonda durduğunu gördü.Tom saw someone standing on the balcony.
Tom dışarıda balkonda.Tom is out on the balcony.
Beş dakika içinde seni balkonda görmek istiyorum.In five minutes I want to see you on the balcony.
Tom balkonda.Tom is on the balcony.
Tom balkondaydı.Tom was on the balcony.
Tom balkonda güneşin batışına bakıyordu.Tom was on the balcony, looking at the sunset.
Tom balkonda Mary ile konuşuyor.Tom is on the balcony, talking to Mary.
Tom Mary'nin balkondan ona el sallamasını istedi.Tom asked Mary to wave to him from the balcony.
Tom balkonda gitar çalıyor.Tom is playing guitar on the balcony.
Tom balkonda sigara içiyor.Tom is smoking a cigarette on the balcony.
Tom balkonda, değil mi?Tom is on the balcony, isn't he?
Araba anahtarlarını balkondan bana fırlattı.He threw the car keys at me from the balcony.
Birdenbire balkonda Herman görünür.To her shock, Herman appears on the balcony.
Genevieve, Buffy'i öldürmek için harekete geçer, Faith ise bunları balkondan seyretmektedir.Buffy and Genevieve fight, while Faith watches from a balcony.
Michael balkondan aşağı düşer.Michael goes downstairs.
Dosyalarý balkondan attýnýz. Biz atmadýk.We didn't throw away, he did.
Balkon,biraz balkondakilerin sorularını alalım.>> Balcony - we need some balcony questions.
Balkondakiler de, lütfen.Please, also on the balcony.
Bu olaydan kısa süre sonra ise balkondan atlayarak intihar girişiminde bulundu.Shortly afterwards, he attempted suicide by jumping from a balcony.
Kral Faysal'ın kuzeni Abdülillah'ın bir balkondan sarkan parçalanmış cesedi.Mutilated corpse of King Faisal's cousin 'Abd al-Ilah hanging from a balcony.
Michael balkondan aşağı düşer.Michael tombe du balcon.
Birdenbire balkonda Herman görünür.À sa grande surprise, Hermann apparaît sur le balcon.
Ben balkondayım.Estoy en el balcón.
Tom balkondan düştü.Tom se cayó del balcón.
Beş dakika içinde seni balkonda görmek istiyorum.En cinco minutos quiero verte en el balcón.
Belle balkonda kadar atlar ve Beast ona ulaşmak için orada bir gülümseme ile tırmanıyor.Bella salta en un balcón y la Bestia sube con una sonrisa hasta allí para llegar a ella.
Birdenbire balkonda Herman görünür.Para su sorpresa, Herman aparece en el balcón.
Michael, bilgisayarından söktüğü sabit diski balkondan dışarı atar.Michael entonces procede a remover y lanzar su disco duro por el balcón.
Birdenbire balkonda Herman görünür.Неожиданно на балконе возникает Герман.
Yıldızlı gecede Juliet balkonda, Romeo balkonun altındadır.На балконе появляется Джульетта, мечтающая о Ромео.
Balkondan aşağı baktığında Michael'ın cesedinin orada olmadığını görür.Porém, ao olhar de novo da varanda para o gramado, vê que Michael não está mais lá.
Kraliçe yaklaşık on dakika boyunca, üzerine silahlar doğrulmuş bir hâlde balkonda tek başına bekledi.De gijzelnemers legden hun wapens, op twee revolvers na, op het platform.
Yıldızlı gecede Juliet balkonda, Romeo balkonun altındadır.Nocą, pod balkonem Julii zjawia się Romeo.
Michael balkondan aşağı düşer.Michael faller ner från balkongen med en smäll.
Belle balkonda kadar atlar ve Beast ona ulaşmak için orada bir gülümseme ile tırmanıyor.Belle tar sig upp på en balkong och Odjuret klättrar med ett leende dit för att nå henne.
Birdenbire balkonda Herman görünür.У балконних дверях з'являється Герман.
Ben balkondayım.Я на балконі.
Tom balkonda sigara içiyor.Том палить на балконі.
15 Eylül 2012 tarihinde oğlu Sedar Sakık, evinin balkondan atlayarak intihar etmiştir.15. května 2011 spáchal patrně sebevraždu skokem z okna svého bytu.
Balkondan aşağı baktığında Michael'ın cesedinin orada olmadığını görür.Když se Dr. Loomis podívá z balkónu ven, Michaelovo tělo zmizelo.
Balkondan aşağı baktığında Michael'ın cesedinin orada olmadığını görür.Da han dog kigger ud over balkonen, er Michael's lig forsvundet.
Buna sinirlenen erkek arkadaş da Gaga'yı balkondan atar.怒ったボーイフレンドはガガをバルコニーから放り投げる。
Birdenbire balkonda Herman görünür.Внезапно на вратата на балкона се появява Герман.
Birdenbire balkonda Herman görünür.Večkrat se je pojavila na balkonu buckinghamske palače.
Farah şaşkına döner, prens balkondan atlayarak veda eder.Odeta atsisveikina su princu.
Balkondakiler de, lütfen.Alsjeblieft, ook op het balkon.
Balkondakiler de, lütfen.Anche voi lassù in balconata, per favore.