Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.발람이 발락에게 대답하여 가로되 내가 당신에게 고하여 이르기를 여호와께서 말씀하신 것은 내가 그대로 하지 않을 수 없다고 하지 아니하더이까
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.Luego Balaam respondió y dijo a Balac: --¿No te he dicho que todo lo que Jehovah diga, eso he de hacer
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.Maar Bileam antwoordde: "Ik heb u toch gezegd dat ik moet zeggen wat de HERE mij opdraagt?"
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.Men Bileam svarade och sade till Balak: »Sade jag icke till dig: 'Allt vad HERREN säger, det måste jag göra'?»
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.Men Bileam svarede og sagde til Balak: "Har jeg ikke sagt dig, at alt, hvad HERREN siger, det gør jeg!"
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.Men Bileam svarte Balak: Har jeg ikke allerede sagt dig at jeg i ett og alt må gjøre som Herren sier?
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.Na to odpovedal Balám a riekol Balákovi: Či som ti nehovoril, že všetko, čo bude hovoriť Hospodin, to učiním?
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.Respondeu, porém, Balaão a Balaque: Não te falei eu, dizendo: Tudo o que o Senhor falar, isso tenho de fazer?
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.Rispose Balaam e disse a Balak: «Non ti ho gia detto, che quanto il Signore dirà io dovrò eseguirlo?»
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.А Валаам в отговор каза на Валака: Не говорих ли ти казвайки: Всичко що ми каже Господ, това ще сторя?
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.И отвечал Валаам и сказал Валаку: не говорил ли я тебе, что я буду делать все то, что скажет мне Господь?
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.ויען בלעם ויאמר אל בלק הלא דברתי אליך לאמר כל אשר ידבר יהוה אתו אעשה׃
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.فاجاب بلعام وقال لبالاق ألم اكلمك قائلا كل ما يتكلم به الرب فاياه افعل.
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.巴 蘭 回 答 巴 勒 說 、 我 豈 不 是 告 訴 你 說 、 凡 耶 和 華 所 說 的 、 我 必 須 遵 行 麼
Balam, ‹‹RAB ne derse onu yapmalıyım dememiş miydim sana?›› diye yanıtladı.巴 蘭 回答 巴 勒說 、 我 豈 不 是 告訴 你 說 、 凡 耶和華 所 說 的 、 我 必 須 遵行 麼
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.A tak vstal Balám ráno, osedlal svoju oslicu a išiel s kniežatami Moábovými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam quindi si alzò la mattina, sellò l'asina e se ne andò con i capi di Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam s'a sculat dimineaţa, a pus şaua pe măgăriţă, şi a plecat cu căpeteniile lui Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam se leva le matin, sella son ânesse, et partit avec les chefs de Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Da stand Bileam des Morgens auf und sattelte seine Eselin und zog mit den Fürsten der Moabiter.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Então levantou-se Balaão pela manhã, albardou a sua jumenta, e partiu com os príncipes de Moabe.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Entonces Balaam se levantó muy de mañana, aparejó su asna y se fue con los principales de Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Felkele azért Bálám reggel, és megnyergelé az õ szamarát, és elméne a Moáb fejedelmeivel.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Ja Bileam nousi aamulla, satuloi aasintammansa ja lähti matkaan Mooabin päämiesten kanssa.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Keesokan harinya Bileam memasang pelana pada keledainya, lalu ikut dengan para pemimpin Moab itu
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.발람이 아침에 일어나서 자기 나귀에 안장을 지우고 모압 귀족들과 함께 행하니
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Nato vstane Balaam zjutraj, osedla oslico svojo ter odide s knezovi moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgenen stod Bileam op og salte sin aseninne og drog med Moabs høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgonen, när Bileam hade stått upp, sadlade han alltså sin åsninna och följde med Moabs furstar.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Så stod Bileam op næste Morgen og sadlede sit Æsel og fulgte med Moabs Høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy Balám vstav ráno, osedlal oslici svou, a bral se s knížaty Moábskými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy wstawszy Balaam rano, osiodłał oślicę swoją, i jechał z książęty Moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Vậy , sớm_mai , Ba-la-am dậy , thắng lừa cái mình và đi với các sứ_thần Mô-áp .
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Vậy, sớm mai, Ba-la-am dậy, thắng lừa cái mình và đi với các sứ thần Mô-áp.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Zo zadelde Bileam de volgende morgen zijn ezel en vertrok met de boodschappers naar Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Και εσηκωθη ο Βαλααμ το πρωι, και εσαμαρωσε την ονον αυτου και υπηγε μετα των αρχοντων του Μωαβ.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Валаам встал поутру, оседлал ослицу свою и пошел с князьями Моавитскими.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.За това, Валаам стана на сутринта, оседла ослицата си, и отиде с моавските първенци.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.ויקם בלעם בבקר ויחבש את אתנו וילך עם שרי מואב׃
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.فقام بلعام صباحا وشدّ على اتانه وانطلق مع رؤساء موآب
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.巴 蘭 早 晨 起 來 、 備 上 驢 、 和 摩 押 的 使 臣 一 同 去 了
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.巴蘭 早晨 起來 、 備上驢 、 和 摩押 的 使臣 一同 去了
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Akkor elkezdé az õ példázó beszédét, és monda: Kelj fel Bálák, és halljad; figyelj reám Czippórnak fia!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Allora Balaam pronunziò il suo poema e disse: porgimi orecchio, figlio di Zippor
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.A on vzav přísloví své, řekl: Povstaň Baláku a slyš, pozoruj mne, synu Seforův.
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Ba-la-am bèn nói lời ca mình mà rằng: Hỡi Ba-lác, hãy đứng dậy và nghe! Hỡi con trai Xếp-bô, hãy lắng tai!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Balaam prononça son oracle, et dit: Lève-toi, Balak, écoute! Prête-moi l`oreille, fils de Tsippor!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Balaam şi -a rostit proorocia, şi a zis: ,,Scoală-te, Balac, şi ascultă! Ia aminte la mine, fiul lui Ţipor!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Bileam antwoordde: "Sta op, Balak en luister! Luister naar mij, zoon van Zippor.
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Da fremsatte han sit Sprog: Rejs dig, Balak, og hør, lyt til mig, Zippors Søn!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Då hov han upp sin röst och kvad: »Stå upp, Balak, och hör; lyssna till mig, du Sippors son.
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Da tok han til å kvede og sa: Stå op, Balak, og hør! Lytt til mig, du Sippors sønn!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Então proferiu Balaão a sua parábola, dizendo: Levanta-te, Balaque, e ouve; escuta-me, filho de Zipor;
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Entonces él pronunció su profecía y dijo: "Balac, levántate y escucha; préstame atención, oh hijo de Zipor
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.I zaczął rzecz swą temi słowy: Wstań Balaku, a słuchaj: przyjmij w uszy swe słowa moje, synu Seforów.
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.발람이 노래를 지어 가로되 발락이여 일어나 들을지어다 십볼의 아들이여 나를 자세히 들으라
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.lalu Bileam mengucapkan nubuat ini, "Hai, Balak, anak Zipor, mari datang, dengarlah apa yang hendak kukatakan
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Niin hän puhkesi lausumaan ja sanoi: "Nouse, Baalak, ja kuule! Kuuntele minua, sinä Sipporin poika!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.tedaj začne svoj govor in reče: Vstani, Balak, in čuj, poslušaj me, sin Ziporjev!
Balam şu bildiriyi iletti: ‹‹Ey Balak, uyan ve dinle; Ey Sippor oğlu, bana kulak ver.Και αρχισας την παραβολην αυτου ειπε, Σηκωθητι, Βαλακ, και ακουσον δος ακροασιν εις εμε, συ ο υιος του Σεπφωρ