balıklar ile cümle

balıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Haikouichthys gibi ilkel balıklarda ilk gerçek omurgalar ortaya çıkmaya başladı.[505 milyon yıl önce]Pada ikan primitif seperti Haikouichthys, tulang punggung pertama kali muncul. [ 505 Juta Tahun Yang Lalu ]
Haikouichthys gibi ilkel balıklarda ilk gerçek omurgalar ortaya çıkmaya başladı.[505 milyon yıl önce]Pri preprostih ribah, kot je Haikuihtis, so se pojavile prve prave hrbtenice. [ PRED 505 milijoni LET ]
Haikouichthys gibi ilkel balıklarda ilk gerçek omurgalar ortaya çıkmaya başladı.[505 milyon yıl önce]U prymitywnych ryb, jak Haikouichthys, pojawiły się pierwsze prawdziwe kręgosłupy. [505 mln lat temu]
Haikouichthys gibi ilkel balıklarda ilk gerçek omurgalar ortaya çıkmaya başladı.[505 milyon yıl önce]V primitivních rybách, jako Haikouichthys, se poprvé objevila pravá páteř. [Před 505 miliony let]
Haikouichthys gibi ilkel balıklarda ilk gerçek omurgalar ortaya çıkmaya başladı.[505 milyon yıl önce]Στα πρωτόγονα ψάρια, όπως το Haikouichthys, η πρώτη αληθινή ραχοκοκαλιά εμφανίστηκε. [505 ΕΧΠ]
Haikouichthys gibi ilkel balıklarda ilk gerçek omurgalar ortaya çıkmaya başladı.[505 milyon yıl önce]При примитивните риби като Haikouichthys за пръв път се появил гръбначен стълб. (преди 505 млн.г.)
Haikouichthys gibi ilkel balıklarda ilk gerçek omurgalar ortaya çıkmaya başladı.[505 milyon yıl önce]У примитивных рыб, как Haikouichthy, появился первый настоящий позвоночник. [505 мЛН]
Haikouichthys gibi ilkel balıklarda ilk gerçek omurgalar ortaya çıkmaya başladı.[505 milyon yıl önce]בדג הפרימיטיבי, כגון ההייקוכטיס, הופיעו העצמות הראשונות.
Hala mutlu sayılırlardı. Balıklar da orada olmaktan da mutlulardı.Le cose andavano ancora benino, e anche il pesce si trovava bene.
Hala mutlu sayılırlardı. Balıklar da orada olmaktan da mutlulardı.Ze waren nog steeds blij, en de vissen waren nog steeds blij.
Hangi tür köpek balıkları?Che tipo di squali?
Hangi tür köpek balıkları?Jaki to gatunek rekina?
Hangi tür köpek balıkları?Loại cá mập nào?
Hangi tür köpek balıkları?Quel genre de requins?
Hangi tür köpek balıkları?Was für Haie?
Hangi tür köpek balıkları?Wat voor haaien?
Hangi tür köpek balıkları?Какъв вид акули?
Hangi tür köpek balıkları?Що за вид акул?
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.En elke dag worden deze tonijnen, zoals deze blauwvin, opgestapeld als haardhout, pakhuis na pakhuis.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.És minden nap ezek a halak, mint ez, ott tornyosulnak, minden egyes pulton.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Et chaque jour ces thons, des rouges comme cela, sont empilés comme des bûches, entrepôt après entrepôt.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Każdego dnia tuńczyki błękitnopłetwe leżą stosami w każdym magazynie. leżą stosami w każdym magazynie.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.매일 매일 이런 참치, 참다랑어들이 장작 처럼 쌓여 있습니다. 창고 마다 가득하죠.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Prav vsak dan tune, modroplavute kot ta, zložijo kot sežnje drv v številna skladišča.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Și în fiecare zi tonii aceștia, toni albaștri ca acesta, sunt îngrămădiți ca niște lemne depozit după depozit.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Und jeden Tag sind Thunfische wie diese wie Holzplanken aufgestapelt; in einem Lager nach dem anderen.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Và mỗi ngày những con cá ngừ vây xanh này, được xếp thành đống như đống gỗ, trong các nhà kho san sát.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Y cada día estos atunes, de aleta azul como estos, son apilados como leña, almacén tras almacén.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.Και κάθε μέρα, τόνοι, κυανόπτεροι, όπως αυτοί, στοιβάζονται σαν να ήταν ξυλεία, από αποθήκη σε αποθήκη.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.И всеки ден тези риби тон са наредени на купчина, в склад след склад.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.И каждый день этот вид тунца - голубой - укладывается, как древесина в штабеля, просто ряд за рядом.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.І кожного дня тунців, блакитних, як цих, складають штабелями, наче пиломатеріали, просто ряд за рядом.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.ובכל יום ויום טונה כחולה, כמו זאת נערמת כמו בולי עץ, מחסן אחר מחסן.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.وفي اليوم الواحد كل هذه التونة ، ومثل هذه ذات الزعانف الزرقاء ، مكدسة فقط على المستودع مستودع بعد المستودع.
Her gün bu ton balıkları, bunun gibi maviyüzgeçler, odun gibi istifleniyorlar, ambar ambar depolanıyorlar.数多くの倉庫に 無残に積み重ねられています。 歩きまわって写真を撮り続けている内に
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Banyak orang berkeliaran membawa ponsel yang terlihat seperti batu bata, dan, bau ikan tercium di pelabuhan.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Iedereen liep rond met mobiele telefoons zo groot als bakstenen, terwijl de stinkende vis in de haven lag.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.모두가 벽돌처럼 생긴 휴대전화와 항구로 들어오는 생선을 갖고 돌아다녔죠.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Mindenki tégla méretű mobilokkal sétálgatott, miközben halaktól bűzlött a kikötő.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Všichni tam tak postávali s mobily, které vypadaly jako cihly a kolem
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Während viele mit ziegelsteingroßen Handys herumliefen kam der stinkende Fisch unten im Hafen an.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Всі шарились навколо з мобільними телефонами, які виглядали як цеглини, а дещо вонюча риба була у порту.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Люди ходили здесь, с мобильными телефонами размером с кирпич, и здесь же - вонючая рыба доставляемая из порта.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.והרחובות המובילים מעלה מהם לצ'יפסייד, שהיה השוק הראשי היו גם שווקי דגנים.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.الجميع كانوا يتجولون و معهم هواتف نقالة تشبه الطوب, و نوع من الأسماك ذات رائحة في الميناء
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.レンガのように見える大きさの携帯電話を持っていたときでさえ 港には魚の臭いがただよっていたのです これは都市の食料に関する別の一面でもあります
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"Az indiai-tenger breedeth a legtöbb és a legnagyobb halak, amelyek: melyek közül a
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasındaBalaeneと呼ばれるクジラとWhirlpoolesは、4エーカーのように長さASでは多くを取るか
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"Biển Ấn Độ breedeth cá nhất và lớn nhất đó là: trong đó
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"인도 바다의 가장 그리고 가장 큰 물고기를 breedeth : 유혹하는 중
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"De Indiase Zee breedeth de meeste en de grootste vissen die zijn: waaronder de
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"Den indiska havet breedeth mest och de största fiskar som är bland vilka
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"Den indiske Hav breedeth de fleste og de største fisk, der er: blandt hvilke
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"Die indische Sea breedeth die meisten und die größten Fische, die sind: unter denen die
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"El mar de la India breedeth los peces más grandes y los que son los siguientes: entre los que
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"Il Mare indiano breedeth i pesci più e più grandi che sono: tra i quali il
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"Indická more breedeth najviac a najväčšie ryby, ktoré sú: z ktorých
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"Indická moře breedeth nejvíce a největší ryby, které jsou: z nichž
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"Indijski Sea breedeth najbolj in največje ribe, ki so: med katerimi je
"Hint Denizi en iyi ve en büyük balıklar breedeth arasında"La mer indienne breedeth les poissons les plus et les plus grands qui sont: parmi lesquelles le
İlgili Sayfalar