balıklar ile cümle

balıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Denizdeki balıkların sayısı.Število rib v morju.
Denizdeki balıkların sayısı.Αριθμός ψαριών στη θάλασσα.
Denizdeki balıkların sayısı.Брой риби в морето.
Denizdeki balıkların sayısı.Кількість рибок у вашому морі.
Denizdeki balıkların sayısı.Количество рыбок
Denizdeki balıkların sayısı.海の中の魚の数
Denizde köpek balıkları var ve yüzücünün başı belada.Vêm as chuvas e os trovões relampejam, e oh senhores, há tubarões na água e o nadador fica em apuros.
Denizde köpek balıkları var ve yüzücünün başı belada.והגשם יורד והברק מבזיק, ואוי ואבוי, יש במים גם כרישים והשחיין נקלע לצרה,
Denizde köpek balıkları var ve yüzücünün başı belada.وتأتي الامطار ويبرق البرق و يا الهي. هناك اسماك قرش بالماء سيعلق السباح في مشكلة
Denizde köpek balıkları var ve yüzücünün başı belada.ひどいことには 水中にはサメもいて トラブルに巻き込まれます スイマーは溺れ
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Adoro disegnare i pesci delle profondità oceaniche perché sono talmente brutti, ma belli a proprio modo.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Eu adoro desenhar peixes abissais, porque eles são tão feios, mas belos de uma maneira muito própria.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Ik teken heel graag diepzeevissen, omdat ze zo lelijk zijn, maar op hun eigen manier mooi zijn.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Îmi place să desenez peștii din adâncul mării pentru că sunt atât de urâți, dar frumoși în felul lor.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.J'adore dessiner les poissons des profondeurs, parce qu'ils sont tellement laids, mais beaux à leur manière.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Me encanta dibujar peces de aguas profundas porque son tan feos y a la vez hermosos a su manera.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Szeretek mélytengeri halakat rajzolni, mert annyira csúnyák, de gyönyörűen a maguk módján.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Uwielbiam rysować ryby głębinowe, bo są takie brzydkie, a jednocześnie piękne na swój sposób.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Zbožňuji kreslení ryb z velkých hloubek, protože jsou tak ošklivé, ale svým vlastním způsobem krásné.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Обичам да рисувам дълбоководните риби, защото те са толкова грозни, но красиви по свой собствен начин.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Я люблю рисовать глубоководных рыб, потому что они такие мерзкие, но по-своему красивые.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler.전 해저 바다 생물들을 그리는 것을 정말 좋아합니다. 왜냐하면 그들은 정말 못생겼지만
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler.אני אוהב לצייר דגי מים עמוקים, מפני שהם כל כך מכוערים,
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler.سوف احاول ان ارسم بعض اسماك العمق السحيق في المحيط لانها قبيحةٌ جداً ..
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler.すごく不細工なんだけど どことなくかわいいんですよ
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.Ik sprak over het onopvallend bekijken en optisch lokken van diepzee-inktvis.
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.저는 지나친 관심을 끌지 않고 보는 것과 심해 오징어를 빛으로 유인하는 것에 대해서 말했습니다.
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.(Nevetés)
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.(Râsete)
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.(Skratt)
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.העברתי הרצאה על צפייה לא-פולשנית ועל פיתויונות אופטיים לדיונונים במים עמוקים
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.قدّمت حديثاً عن العرض المخفي و الاستدراج البصري للحبّار في أعماق البحار
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.静かに観察することを提案しました 静かで耳障りでない機器で
DG: Bu fazla iyi işliyor. İçinde balıklar da var, görüyorsunuz.이 시스템은 너무 훌륭하게 작동해요.
DG: Bu fazla iyi işliyor. İçinde balıklar da var, görüyorsunuz.Nó hoạt động rất tốt.
DG: Bu fazla iyi işliyor. İçinde balıklar da var, görüyorsunuz.דייב: זה עובד טוב מדי.אתם רואים יש גם דגים שם בפנים.
DG: Bu fazla iyi işliyor. İçinde balıklar da var, görüyorsunuz.ديفيد جالو : وهو يعمل جيدا. كنتم تشاهدون هناك بعض الأسماك هُنا أيضاً.
DG: Bu fazla iyi işliyor. İçinde balıklar da var, görüyorsunuz.魚が一匹座っています
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.공룡 얘기가 나와서 말입니다만, 상어는 기본적으로 3억년 전 모습 그대로입니다.
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.3億年前存在した魚と変わりません 仮に その頃に戻って
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.Apropos dinozaurów, rekin jest w zasadzie tą samą rybą, którą był 300 mln lat temu.
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.Dopo tutto, parlando di dinosauri, gli squali sono gli stessi pesci che c'erano 300 milioni di anni fa.
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.Ha már a dinoszauruszokról van szó, a cápák alapvetően ugyanolyan halak mint 300 millió évvel ezelőtt voltak.
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.Když mluvíme o dinosaurech, žraloci jsou v podstatě pořád ty stejné ryby, jako byly před 300 miliony let.
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.Over dinosaurussen gesproken, haaien zijn eigenlijk dezelfde vissen die ze 300 miljoen jaar geleden waren.
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.Por falar em dinossauros, os tubarões são basicamente o mesmo peixe que eram há 300 milhões de anos.
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.Vorbind de dinozauri, rechinii sunt practic aceiași pești ca acum 300 de milioane de ani.
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.Говорейки за динозаври, акулите са в основни линии същата риба, която са били преди 300 млн. години.
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.Кстати, о динозаврах: акулы по существу такие же рыбы, какими они было 300 миллионов лет назад.
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.ואם מדברים על דינוזאורים, כרישים הם בעצם זהים לדגים שהם היו לפני 300 מליון שנה.
Dinozorlardan bahsetmişken, köpek balıkları 300 milyon yıl önce nasıldıysa, bugün de aynı.وبالحديث عن الديناصورات .. فان اسماك القرش هي نفسها الاسماك التي كانت تسبح منذ 300 مليون عام مضت
"Doğru," dedi. "Çok uzaktayız, balıklarımızdan doğan atıklar dağılıyor, konsantre değiller.""Esatto", disse lui, "siamo così lontani dalla costa che i nostri scarti vengono diluiti, non concentrati."
Dolayısıyla bu bilgi bizim için çok önemli. Ama bir başka önmli bilgi, bu balıkların uyuşuk olmadıklarıdır.Mas também o que é importante é que eles não são peixes preguiçosos.
Dolayısıyla Gulf Stream'deki manyetik alanları inceliyorlar. Balıklar bu manyetik dalgaları takip ediyor.Така изследвали магнитния поток под Гълфстрийм, който рибите следват.
"Don, balıkları tavukla beslemenin neresi sürdürülebilir?" dedim.Dissi: "Don, che cosa c'è di sostenibile nel dare ai pesci del pollo da mangiare?"
"Don, balıkları tavukla beslemenin neresi sürdürülebilir?" dedim."Don, ce este sustenabil în hrănirea peştelui cu pui?", am spus eu.
"Don, balıkları tavukla beslemenin neresi sürdürülebilir?" dedim.Eu perguntei: "Don, o que há de sustentável em alimentar peixes com frango?"
"Don, balıkları tavukla beslemenin neresi sürdürülebilir?" dedim. (Gülüşmeler)"Don, qu'y a-t-il de durable à nourrir des poissons avec du poulet ? " (Rires)
"Don, balıkları tavukla beslemenin neresi sürdürülebilir?" dedim. (Gülüşmeler)Είπα "Don, τι το βιώσιμο έχει το να ταΐζεις κοτόπουλο στα ψάρια;" (Γέλια)
"Don, balıkları tavukla beslemenin neresi sürdürülebilir?" dedim.Ich sagte: "Don, was ist nachhaltig daran, Hühnchen an Fische zu verfüttern?"
İlgili Sayfalar