balıklar ile cümle
balıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Og de hadde nogen få småfisker, og han velsignet dem og bød at også de skulde deles ut.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Og de havde nogle få Småfisk; og han velsignede dem og sagde, af også disse skulde lægges for.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.También tenían unos pocos pescaditos. Y después de bendecirlos, él mandó que también los sirviesen
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Tinham também alguns peixinhos, os quais ele abençoou, e mandou que estes também fossem distribuídos.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Und hatten ein wenig Fischlein; und er dankte und hieß die auch vortragen.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Volt egy kevés haluk is. És hálákat adván mondá, hogy tegyék eléjök azokat is.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Ειχον και ολιγα οψαρακια και ευλογησας ειπε να βαλωσι και αυτα.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.Было у них и немного рыбок: благословив, Он велел раздать и их.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.І мали рибок кілька; й поблагословивши, казав покласти й те.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.ויהי להם מעט דגים קטנים ויברך ויאמר לשום לפניהם גם את אלה׃
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.وكان معهم قليل من صغار السمك. فبارك وقال ان يقدموا هذه ايضا.
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.又 有 幾 條 小 魚 . 耶 穌 祝 了 福 、 就 吩 咐 也 擺 在 眾 人 面 前
Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.又 有 幾條 小魚.耶穌祝 了 福 、 就 吩咐 也 擺在 眾人 面前
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Đã có lần, gã tính đem nô lệ cho cá chình ăn thịt chỉ vì anh ta vô tình làm rơi dĩa thức ăn.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Er wollte mal einen Sklaven an seine Fische verfüttern, weil dieser einen Teller fallen gelassen hatte.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Hij probeerde eens een slaaf te voeren aan de palingen in de visvijver, enkel omdat hij een bord liet vallen.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Kiedyś próbował nakarmić niewolnikiem węgorze w sadzawce za upuszczenie naczynia.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.그는 한번은 접시를 떨어뜨렸다는 이유로 그의 노예를 그의 물고기연못에 있는 뱀장어에게 먹이려 했습니다.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Uma vez tentou lançar um escravo às enguias do seu lago de peixes, simplesmente por ter deixado cair um prato.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.הוא ניסה פעם לתת עבד למאכל לצלופחים בבריכת הדגים שלו פשוט כי הפיל צלחת.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.奴隷を池の ウナギのえさにしようと したこともあるような人です 幸い 皇帝が食事の席におり
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.10억 정도의 사람들이 물고기에 의지하여 동물 단백질을 주로 공급받습니다.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.10億人依賴魚類 作為動物蛋白質的主要來源
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.1 miliar orang menggantungkan hidup pada ikan sebagai sumber utama protein hewani.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Dla tej miliardowej rzeszy są one głównym źródłem białka zwierzęcego.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Egymilliárd személy függ a halaktól, mert ez a fő állati fehérjeforrásuk.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Eine Milliarde Menschen sind von Fisch abhängig, als Hauptquelle für tierisches Eiweiß.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Mil millones de personas dependen del pescado como fuente principal de proteína animal.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Một triệu người xem cá như nguồn cung cấp protein chính của họ.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Um bilião de pessoas depende do peixe para a sua principal fonte de proteína animal.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Un miliard de oameni depind de peşte ca sursa principală de proteină animală.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Un miliardo di persone dipende dal pesce come fonte primaria di proteine.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Un milliard de personnes dépendent de la pêche comme source principale de protéines animales.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Ένα δισεκατομμύριο ανθρώπων στηρίζεται στα ψάρια ως την κύρια πηγή ζωικών πρωτεϊνών.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Един милиярд хора разчитат на риба като на основен източник на животински протеин.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Миллиард людей зависит от рыбы как основного источника животного белка.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.ביליון אנשים תלויים בדגים כמקור המרכזי שלהם לחלבון מן החי.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.بليون انسان يعتمدون على الاسماك كمصدر رئيسي للبروتين الحيواني.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.水産物から得ています 水産物の減少スピードは多くの側面で
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaAligator stuff'd i innych skór ryb chorych kształcie oraz o jego półki
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaAligator stuff'd, in druge kože slabega v obliki ribe, in o njegovem police
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaAlligaattori stuff'd, ja muut nahat huonon muotoinen kaloja, ja hänen hyllyt
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaAlligator stuff'd a ďalšie skiny zlého tvaru ryby a na jeho policiach
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaAlligator stuff'd a další skiny špatného tvaru ryby a na jeho policích
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaBuaya stuff'd, dan kulit lainnya Of sakit berbentuk ikan, dan tentang rak nya
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaEen alligator stuff'd, en andere skins van een slechte vorm van vissen, en over zijn planken
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaEgy aligátor stuff'd, és egyéb bőr a rossz formájú halak, és az ő polcok
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaEin Alligator stuff'd und andere Felle von schlecht geformten Fische, und über seine Regale
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaEn alligator stuff'd och andra skinn av dåligt formade fiskar, och om hans hyllor
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaEn alligator stuff'd, og andre skind fra syge-formede fisk, og om hans hylder
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaMột stuff'd cá sấu, da khác của loài cá vô hình; và kệ của mình
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkında엘리 게이터 stuff'd, 그리고 병이 모양의 물고기의 다른 스킨, 그리고 그의 선반에 대해서
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaStuff'd алигатор, и други кожи от зле с форма на риби и за неговия рафтове
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındastuff'd على التمساح ، وجلود أخرى من سوء المعاملة على شكل أسماك ، وحول الرفوف له
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaUm jacaré stuff'd, e outras peles de maus-shaped peixes, e sobre suas prateleiras
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaUn aligator stuff'd, piei şi alte rele în formă de peşte, precum şi cu privire la rafturi lui
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaUn alligatore stuff'd, e pelli di altri malati a forma di pesci, e sulle sue mensole
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaUn alligator stuff'd, et d'autres peaux en forme de mauvais poissons, et sur ses étagères
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaUn cocodrilo stuff'd, y otras pieles de los malos en forma de peces, y sobre sus estantes
Bir timsah stuff'd ve kötü şeklinde balıklar ki başka derileri; ve raflar hakkındaΜια αλιγάτορα stuff'd, και άλλα δέρματα κακής σχήμα ψάρια? Και για τα ράφια του
İlgili Sayfalar