balıklar ile cümle

balıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Balıkları etiketleyip hareketlerini izleyen su ürünleri biyologlarımız vardı.Erano presenti biologi, che contrassegnavano il pesce per rintracciarne il percorso.
Balıkları etiketleyip hareketlerini izleyen su ürünleri biyologlarımız vardı.Tuvimos biólogos pesqueros allí, que marcaban a los peces y monitoreaban sus movimientos.
Balıkları etiketleyip hareketlerini izleyen su ürünleri biyologlarımız vardı.Wir waren mit Fischereibiologen dort, die die Fische markierten und ihre Bewegungen verfolgten.
Balıkları etiketleyip hareketlerini izleyen su ürünleri biyologlarımız vardı.Биологи, занимающиеся нерестом, метили рыб, отслеживая их движение.
Balıkları etiketleyip hareketlerini izleyen su ürünleri biyologlarımız vardı.הבאנו לשם ביולוגים שחוקרים אזורי דיג, תייגנו את הדגים ועקבנו אחר תנועתם.
Balıkları ilk kez o zaman레몬 조각이나 버터에 놓인 생선이 아닌
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Atunci am ajuns să văd peşti înotând în altceva decât felii de lămâie şi unt.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Bilo je prvič, da sem zagledala ribe plavati v nečem, kar niso rezinice limone in masla.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Det var då jag för första gången såg fiskar simma bland något annat än citronskivor och smör.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Đó là lần đầu tiên tôi thấy cá bơi trong một thứ khác với những lát chanh và bơ.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ekkor tudatosult bennem, hogy a halak nem csak citromkarikák és vaj között úszkálhatnak.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ensimmäisen kerran huomasin kalojen uiskentelevan muualla kuin sitruunanpalojen ja voin joukossa.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Foi quando vi, pela primeira vez, peixes a nadar de forma diferente do que sobre fatias de limão e manteiga.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Fue cuando conocí a los peces, por primera vez, nadando en algo diferente a tajadas de limón y mantequilla.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Fu la prima volta che vidi dei pesci nuotare in qualcosa che non erano riccioli di burro e fettine di limone.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ik zag toen voor het eerst vissen rondzwemmen in iets anders dan citroenschijfjes en boter.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Prvýkrát videla ryby plávať inde ako na roztopenom masle s plátkami citróna.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Saat itu saya baru tahu bahwa ikan itu berenang di sesuatu yang bukan berupa potongan lemon atau mentega.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Wtedy po raz pierwszy zobaczyłam ryby pływające w czymś innym, niż masło i cytryna.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ήταν όταν πρώτη φορά είδα τα ψάρια να κολυμπούν σε κάτι άλλο εκτός από λαδολέμονο.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.За първи път видях риби да плуват в нещо различно от лимонови резенчета и масло.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Именно тогда я узнала, что рыбы плавают не только с дольками лимона и в масле.
Balıkları ilk kez o zamanזה היה כאשר התוודעתי לדגים ששוחים
Balıkları ilk kez o zamanعندما عرفت لأول مرة أن السمك يسبح
Balıkları ilk kez o zamanレモンとバターで調理された魚とは別物です
Balıkları, kurbağaları, kuşları, arıları,85種類の魚がマンハッタンに生息していました
Balıkları, kurbağaları, kuşları, arıları,Abbiamo studiato i pesci, le rane, gli uccelli e le api,
Balıkları, kurbağaları, kuşları, arıları,Estudiamos los peces, las ranas, las aves y las abejas,
Balıkları, kurbağaları, kuşları, arıları,우리는 물고기, 개구리, 새와 벌을 조사했습니다.
Balıkları, kurbağaları, kuşları, arıları,Nous avons étudié les poissons, les grenouilles, les oiseaux et les abeilles,
Balıkları, kurbağaları, kuşları, arıları,וכך, למדנו את הדגים והצפרדעים והציפורים והדבורים,
Balıkları, kurbağaları, kuşları, arıları,أيضا، درسنا الأسماك والضفادع والطيور والنحل،
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."20 %-át veszítjük el a halnak és ikrának, a madarak miatt.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."우린 물고기와 물고기 알의 20퍼센트를 새들한테 뺏기죠.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik.「20%を鳥に食べられるんだ」 「昨年ここには」
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Chúng tôi mất khoảng 20 phần trăm số cá và trứng cá cho chim.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Kami kehilangan 20 persen ikan kami dan telur ikan karena burung-burung.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik." On perd 20 % de nos poissons et des œufs des poissons à cause des oiseaux.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Perdemos 20 % de peixe e das ovas para as aves".
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Perdemos 20 porciento de nuestro pescado y huevos de pescado a los pájaros.♫
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Perdiamo circa il 20% del pesce e delle uova di pesce per via degli uccelli.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Pierdem 20 de procente din peştele nostru şi din icrele de peşte datorită păsărilor.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Přijdeme o 20% ryb a jiker kvůli těm ptákům.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Tak, tracimy z tego powodu jakieś 20 procent naszych ryb i ikry.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Vi förlorar 20 procent av vår fisk och fiskägg till fåglar.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."We raken 20 procent van onze vis en viseieren kwijt aan vogels.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Wir verlieren 20 Prozent von unserem Fisch und Fischeiern an die Vögel.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Χάνουμε το 20 τοις εκατό των ψαριών μας και των αυγών τους, εξ αιτίας των πουλιών.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Губим 20 процента от рибата и хайвера заради птиците.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Мы теряем из-за птиц 20% нашей рыбы и рыбьей икры.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik.אנחנו מאבדים 20 אחוז מהדגים שלנו וביצי דגים לציפורים.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik." نحن نخسر 20% من أسماكنا ... وبيوض الأسماك للطيور "
Balıklarını beslemeyen bir çiftlik.Een kwekerij die zijn vissen niet voert.
Balıklarını beslemeyen bir çiftlik.Egy farm, mely nem eteti a halait.
Balıklarını beslemeyen bir çiftlik.Eine Farm, die ihre Fische nicht füttert.
Balıklarını beslemeyen bir çiftlik.En gård som inte matar sina fiskar.
Balıklarını beslemeyen bir çiftlik.Farma, kde ryby nekrmí.
Balıklarını beslemeyen bir çiftlik.Một trang trại mà không cho cá ăn.
Balıklarını beslemeyen bir çiftlik.O fermă care nu îşi hrăneşte peştii.
Balıklarını beslemeyen bir çiftlik.Peternakan yang tidak memberi makan hewannya.
İlgili Sayfalar