balıklar ile cümle

balıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom balıklardan birini aldı.Tom took one of the fish.
Bunlar size bahsettiğim balıklar.These are the fish I was telling you about.
Bu küçük gölde elektrikli yılan balıkları vardır.There are electric eels in this small lake.
Balıkların ses telleri var mıdır?Do fish have vocal chords?
Mor köpek balıkları tehlikeli hayvanlardır.Purple sharks are dangerous animals.
Ton balıkları hidrodinamik bir vücuda sahiptirler.Tuna have a hydrodynamic body.
Balıklar nasıl yüzeceğini bilir.Fishes know how to swim.
Turna balıkları yenilebilir mi?Are pike edible?
Balıkların solungaçları ve yüzgeçleri vardır.Fish have gills and fins.
Bazı mürekkep balıklarının kabukları vardır.Some cuttlefish have shells.
Sahildeki ölü balıklar kokmaya başladı.The dead fish on the beach have started to smell.
Sahildeki ölü balıklar kokmaya başlıyor.The dead fish on the beach are starting to smell.
İnsanlar da, küçük akvaryumlardaki japon balıkları gibi midirler?Are humans like goldfish in a fishbowl?
Bütün o balıkları nerede yakaladın?Where did you catch all those fish?
Köpek balıkları korkunç.Sharks are scary.
Bütün insanlar balıkların önünde eşittir.All men are equal before fish.
Çiftlik balıkları vahşi olanlardan daha ucuzdur ve tadı idare eder.Farmed fish are cheaper than wild ones and the taste is only "so-so".
Yayın balıklarının hiç pulu yoktur.Catfish have no scales.
Ben kemikli balıkları sevmem.I don't like bony fish.
Çok kılçıklı balıkları sevmiyorum.I don't like fish with lots of bones.
Balıklar ve hatta balinalar ve foklar krille beslenirler.Fish and even whales and seals feed on the krill.
Uçan balıklar var.There are fish that fly.
Balıklar kürek olarak yüzgeçlerini kullanırlar.Fish use their fins as oars.
Kızartmak için daha büyük balıklarımız var.We've got bigger fish to fry.
Kızartılacak başka balıklarımız var.We have other fish to fry.
Balıkları temizledim.I cleaned the fish.
Kutup ayıları fok balıklarını avlarlar.Polar bears hunt seals.
Fok balıkları karada sakar ve gariptir, ancak suda çok zariftir.Seals are clumsy and awkward on land, but very graceful in the water.
Balıkları gözlemlemenin en iyi yolu bir balık olmaktır.The best way to observe fish is to become a fish.
Çiğ balıkları sevmiyorum.I don't like raw fish.
Tom balıkları çok seviyor.Tom likes fish a lot.
O balıkları kendin mi yakaladın?Did you catch that fish yourself?
Balıklar ve ziyaretçiler üç gün sonra kokuyor.Fish and visitors stink after three days.
Tüm balıklar soğukkanlı mıdır?Are all fish cold-blooded?
Bütün balıklar soğukkanlı mıdır?Are all fish cold-blooded?
Bütün balıklar soğukkanlı değildir.Not all fish are cold-blooded.
Birçok insan gibi, balıklar da soğukta daha az aktif olma eğilimindedir.Like many people, fish tend to be less active in the cold.
Neden balıkların acıyı hissetmeyeceğini düşünüyorsun?Why do you think fish can't feel pain?
Gerçekten balıkların acı hissetmediğini mi düşünüyorsun?Do you really think that fish don't feel pain?
Balıkları bir balık havuzunda saklarsanız, suyu en az haftada bir kez değiştirmelisiniz.If you keep fish in a fish bowl, you should change the water at least once a week.
Akşam yemeği için o gün yakaladığımız balıkları yedik.For dinner, we ate the fish we caught that day.
Tom'un öğleden sonra yakaladığı balıklar alabalıktı.The fish Tom caught this afternoon were trout.
O balıklar yemeye uygun değil.Those fish aren't fit to eat.
Sarımsaklar altın sarısıyken, balıkları ekleyin.When the garlic is golden, add the fish.
Balina köpek balıkları planktonla beslenir.The whale shark feeds on plankton.
Tutulan balıkları eşit olarak bölüştük.We divided the catch equally.
Balıklar yüzebilir.Fish can swim.
Deniz balıkları da benzer şekilde yüzyıllar boyunca değerlendirilmiştir.Marine fish have been similarly valued for centuries.
Ani sıcaklık değişimleri balıklar için zararlıdır.Sudden temperature variations are harmful to fish.
Ahti (veya Ahto), balıkları veren derinlerin tanrısı.Ahti (or Ahto), god of the depths, giver of fish.
Yumurtlayan balıklar ve yavrular, yüksek TDS seviyelerine karşı daha duyarlı görünmektedir.Spawning fishes and juveniles appear to be more sensitive to high TDS levels.
Balıklar binlerce yıldır havuzlar ve göletlerde gıda olarak kullanılmak üzere beslenmişlerdir.Fish have been raised as food in pools and ponds for thousands of years.
Ve bu ölçüleri ile uskumrugiller familyasının en küçük balıklarından biridir.Relative to their size they have one of the widest gapes of any fish.
Biyobirikim, örneğin balıklar için modelleme yoluyla öngörülebilir.Bioaccumulation, for example in fish, can be predicted by models.
Çoğunlukla, yüzeyin yakınında gruplarda toplanan küçük balıkları yerler.They mainly eat small fish or squid which gather in groups near the surface.
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.They sometimes drop food on the water's surface to attract fish.
Bazılarında ufak bölümlerde balıklarla temasa geçilebilir.Small fish population can be found in the broad sections.
Büyük ve saldırgan balıklarla beslenmemesi gereken bir balıktır.It should also not be kept with larger, aggressive fish that will eat them.
Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.There were also fresh and salt water fish ponds.
Bettalar güneydoğu asya kökenli balıklardır.By contrast the Southeast Asian population is heavily fished.
İlgili Sayfalar