Ana içeriğe geç
Sözlük

balı ile cümle

balı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sık sık gölde balık tutmaya giderdim.I would often go fishing in the lake.
Bugün Pazar olsa, balık tutmaya gideriz.If it were Sunday today, we would go fishing.
Bugün Pazar olsa, balık tutmaya giderim.If today was Sunday, I would go fishing.
Yarın balık tutmaya gidersen, ben de giderim.If you go fishing tomorrow, I will, too.
Ana yemeğimiz için balık yiyoruz.We are having fish for our main course.
Sperm balinası 1000 metre derinliğe dalabilir.The sperm whale can dive to a depth of 1,000 meters.
O neredeyse her gün nehire gidip balık avlıyor.Almost every day he goes to the river and fishes.
Bu balığı Fransa’da nasıl pişiriyorsunuz?How do you cook this fish in France?
Kirpi balığı Japonya'da nefis bir yiyecektir.Blowfish is a delicacy in Japan.
Aralık ayında Bali'de hava son derece sıcak ve nemlidir.It is extremely hot and humid in Bali in December.
Tom çoğunlukla nehirde balık tutmaya gider.Tom often goes fishing in the river.
Akşam yemeği için balık yemeğe ne dersin?What about having fish for dinner?
Akşam yemeği için sık sık balık yer misin?Do you often have fish for dinner?
Birçok balık öldü.A lot of fish perished.
Bir sürü balık öldü.A lot of fish perished.
Çoğu balinalar planktonla beslenir.Most whales feed on plankton.
Yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.The old man caught a big fish.
Buraya dondurulmuş balık getir.Bring the frozen fish here.
Adanın ekonomisi balıkçılık sektörüne bağlıdır.The economy of the island is dependent on the fishing industry.
O mağaza et ve balık satar.That store sells meat and fish.
O dükkanda onlar balık ve et satarlar.At that store, they deal in fish and meat.
Gölet çeşitli küçük balıklarla doluydu.The pond was alive with various tiny fishes.
Bu nehirde çok balık var.There are plenty of fish in this river.
Bataklıkta birçok balıkçıl yaşar.Lots of herons live in the marsh.
Balina, Wakayama kıyılarının açıklarında bulundu.The whale has been found off the coast of Wakayama.
Ben balığı canlı tutacağım.I will keep the fish alive.
O balık tatlı suda yaşar.That fish lives in fresh water.
O balık grup olarak gezer.That fish travels in a group, don't they?
Balık somon gibiydi.The fish tasted like salmon.
Balığın tadı somonunkine benziyordu.The fish tasted like salmon.
Lütfen, balık ve eti dondurunuz.Please freeze the fish and meat.
Lütfen balığı ve eti dondurun.Please freeze the fish and meat.
Balıkçılar ağlarını denize fırlattılar.The fishermen cast their nets into the sea.
Balıkçı kendini yüzen bir tahta vasıtasıyla kurtardı.The fisherman saved himself by means of a floating board.
Bali'ye gitmeye değer, çünkü harika gün batımını görebilirsin.It's worth going to Bali because you can see the amazing sunset.
Jim iskeleden balık tutmaya gitti.Jim went fishing from the pier.
Bir köpek balığının derisi bir ton balığınınkinden daha kabadır.The skin of a shark is much rougher than that of a tuna fish.
Bir balina adamın bacağını kopardı.A shark snapped the man's leg off.
Bu onun yakaladığı balıktır.This is the fish he caught.
Bu balığı yakaladı.This is the fish he caught.
Bu garip bir balık türüdür.This is a strange kind of fish.
İşte annemin pişirdiği balık.Here is the fish my mother baked.
Bu şimdiye kadar yakaladığım en büyük balık.This is the biggest fish that I have ever caught.
Bu balığın bir tatlısu balığı olduğuna inanıyorum.I believe this fish is a freshwater fish.
Bu, nehre gelen bir somon balığı.This is a salmon that came up the river.
Gölet sazan balığıyla doludur.The pond abounds with carp.
Bu nehir öylesine kirli ki, balıklar artık onun içinde yaşayamıyorlar.This river is so polluted that fish can no longer live in it.
Bu nehir küçük balık doludur.This river abounds in small fish.
Bu nehirde yakalanan bütün balıklar güzel.The fish caught in this river are all nice.
Bu nehirde yakalanan balık sayısı çok küçüktü.The number of fish caught in this river was very small.
Bu gölde çeşitli balıklar var.This lake abounds in various kinds of fish.
Bu eski balığın garip bir tadı var.This old fish has a strange taste.
İngilizcede bu balığa ne dersiniz?What do you call this fish in English?
Bu balık kötü kokuyor.This fish smells bad.
Bu balık büyüktür.This fish is big.
Bu balık yemek için uygun değildir.This fish is not fit to eat.
Bu balık yemek için uygun değil.This fish is unfit to eat.
Bu balık iyi pişmiş.This fish is done.
Bu balık ucuz ama besleyici değil.This fish is inexpensive but nourishing.
Bu balık hâlâ canlı mı?Is this fish still alive?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod