Anti bakteriyel etkisi vardır.Sillä on antibioottinen vaikutus.
Tedaviyle birlikte çoğu bakteriyel pnömoni türü 3–6 gün içerisinde stabil hale gelir.Με θεραπεία, τα περισσότερα είδη της βακτηριακής πνευμονίας θα σταθεροποιηθούν σε 3-6 ημέρες.
Brezilya'da bakteriyel menenjitin oranı her yıl 100.000 kişide her 45.8 kişi ile daha yüksektir.Στη Βραζιλία το ποσοστό μικροβιακής μηνιγγίτιδας είναι υψηλότερο, στο 45,8 ανα 100.000 ετησίως.
Bakteriler kan yoluyla da yayılabilir.Τα βακτήρια μπορούν επίσης να εξαπλωθούν μέσω του αίματος.
Bütün bu lezyonlar bakteri barındırır ve bulaşıcıdır.Όλες αυτές οι αλλοιώσεις καλλιεργούν βακτήρια και είναι μολυσματικές.
75 yaşın üzerindeki erkekler arasında ürede asemptomatik bakteri oranı %7 ila 10 arasındadır.Στους άνδρες ηλικίας άνω των 75 ετών, τα ποσοστά ασυμπτωματικών βακτηρίων είναι μεταξύ 7-10%.
Bu bakteriler yiyeceklerde yaşayabilirler ama bu duruma oldukça nadir rastlanır.Αυτά τα βακτήρια επιζούν στις τροφές, ωστόσο αυτό είναι μάλλον ασυνήθιστο.
Edwin Klebs, 1875'te pnömoniden ölen kişilerin hava yollarında bakterileri gözlemleyen ilk kişidir.Ο Edwin Klebs ήταν ο πρώτος που εντόπισε βακτήρια στους αεραγωγούς ατόμων που πέθαναν από πνευμονία το 1875.
Antimikrobiyal direncin artması, bu bakterinin önlenme stratejilerine ihtiyacı arttırmaktadır.Η αυξανόμενη αντίσταση στα αντιβιοτικά αυξάνει την ανάγκη για μια στρατηγική πρόληψης για το βακτήριο.
Böylece Synthia bakterisi dünyanın ilk sentetik yaşam formu oldu..Το βακτήριο, που ονομάστηκε Synthia, ήταν η πρώτη στον κόσμο συνθετική μορφή ζωής.
Antibiyotikler bakterileri öldüren ilaçlardır.Τα αντιβιοτικά αποτελούν φάρμακα που σκοτώνουν τα βακτήρια.
Bu tahliller, teşhis koymak için canlı bakterilere ihtiyaç duymadıklarından zaman duyarlı değildir.Αυτά τα τεστ δεν τόσο ευαίσθητα στο χρόνο, καθώς δεν απαιτούν ζωντανά βακτήρια για να γίνει η διάγνωση.
İdrar yolu enfeksiyonları, kadınlarda en sık görülen bakteriyel enfeksiyonlardır.Οι λοιμώξεις του ουροποιητικού συστήματος είναι οι πιο συχνές βακτηριακές λοιμώξεις στις γυναίκες.
Abseler normalde aspirasyon pnömonisinde oluşur ve çoğunlukla değişik türde bakterileri içerir.Τα αποστήματα συνήθως εμφανίζονται στην πνευμονία εξ' εισροφήσεως και συχνά περιέχουν διάφορα είδη βακτηρίων.
Bazı bakteriyel enfeksiyonlar, şiddetli karın ağrısıyla ilişkili olabilir ve birkaç hafta sürebilir.Ορισμένες βακτηριακές λοιμώξεις μπορεί να προκαλέσουν οξύ κοιλιακό άλγος και να διαρκέσουν αρκετές βδομάδες.
Bu, bakteriler arasında en yaygın olanıdır.Είναι το πιο διαδεδομένο από τα υποείδη.
Mukusun rengine bakılarak enfeksiyonun bakteriyel mi yoksa virüs kaynaklı mı olduğu belirlenemez.Το χρώμα των βλεννωδών εκκρίσεων δεν υποδεικνύει εάν η λοίμωξη οφείλεται σε βακτήριο ή ιό.
Actinobacteria bir Gram-pozitif bakteri şubesi.Δρουν βακτηριοστατικά σε Gram-θετικά βακτήρια.
Hastalık etkeni Salmonella typhi adlı bir bakteridir.Η αιτία του τυφοειδούς πυρετού είναι η σαλμονέλα του τύφου.
Litotrofik bakteriler enerji kaynağı olarak inorganik bileşikler kullanırlar.Οι χημειολιθότροφοι μπορούν να χρησιμοποιήσουν ανόργανες αναγμένες ενώσεις ως πηγές ενέργειας.
Bakteriyoklorofil a, bakteriyoklorofil b, bakteriyoviridin fotosentetik bakterilerde bulunur.Οι δε βακτηριοφύλλες α και β εντοπίζονται στα φωτοσυνθετικά βακτήρια (*).
Bakteriyel menenjite sebep olan bakteriler hastalık bulaşmış kişinin yaş grubuna göre değişiklik gösterir.Τα είδη των βακτηρίων που προκαλούν μικροβιακή μηνιγγίτιδα ποικίλουν ανάλογα με την ηλικιακή ομάδα.
Isı ve zaman faktörleri gıda üzerlerindeki bakteri oluşumlarında doğrudan rol oynar.Αντί αυτού χημειοσυνθετικά αρχαία και βακτήρια σχηματίζουν τη βάση της τροφικής αλυσίδας.
Bağırsak bakterileri insanlar için yararlı olan çeşitli işlevleri vardır.Τα άμορφα κράματα έχουν ποικίλες χρήσιμες ιδιότητες.
Ama günüzmüde birçok bakteri No'ya karşı direnç mekanizmaları geliştirmiştir.Σε απάντηση, πολλά παθογόνα βακτήρια έχουν εξελίξει μηχανισμούς για αντίσταση στο μονοξείδιο του αζώτου.
Tedaviyle birlikte çoğu bakteriyel pnömoni türü 3–6 gün içerisinde stabil hale gelir.Med behandling vil de fleste typer bakteriel lungebetændelse stabilisere sig i løbet af tre til seks dage.
Bazı bakteriler daha da küçük olabilirler ama bu ultramikrobakteriler henüz iyi tanımlanmamıştır.Nogle bakterier kan være endnu mindre, men disse ultramikrobakterier er ikke godt undersøgt.
Bakteriler kan yoluyla da yayılabilir.Bakterier kan også spredes med blodet.
1944'te Edward Schantz cClostridium botulinum bakterisini terbite etti ve toksinini ayrıştırdı.I 1944 opdyrkede Edward Schantz Clostridium botulinum og isolerede toksinet.
Teşhis genellikle kan testleri yoluyla konulur; ancak bakteriler mikroskop altında da görülebilir.Diagnose sker sædvanligvis ved blodprøver, men bakterien kan også visualiseres under mikroskop.
Bütün bu lezyonlar bakteri barındırır ve bulaşıcıdır.Alle disse læsioner rummer bakterier og er smitsomme.
Bu tahliller, teşhis koymak için canlı bakterilere ihtiyaç duymadıklarından zaman duyarlı değildir.Disse test er ikke tidssensitive, da der ikke kræves levende bakterier for at stille en diagnose.
(Genelde fermantasyon kavramıyla ilişkilendirilen maya ve küfler, bakteri değil, mantardır.)(Gær og mug, der ofte forbindes med gæring, er dog ikke bakterier, men snarere svampe.)
Dünya Sağlık Örgütü, Kamboçya nüfusunun 64%'ünün verem mikro bakterisini taşıdığını açıklamıştır.WHO anslår at 64% af alle cambodjanere er bærere af bakterien tuberculosis mycobacterium.
Diğer bakteriyel sebepler arasında şunlar sayılabilir: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas ve Enterobacter.Andre bakterielle årsager kan være:Klebsiella, Proteus, Pseudomonas og Enterobacter.
Bakteriler, morfoloji olarak adlandırılan, şekil ve boyutları bakımından büyük bir çeşitlilik gösterir.Bakterier udviser en stor variation af former og størrelser, kaldet morfologier.
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu.1882 – Videnskabsmanden Robert Koch meddeler at have fundet den bakterie, som forårsager tuberkulose.
Çubuksular doğada daha yaygındırlar ve bu şekil, çoğu bakteri plazmitinde görülen yapıdır.Plectonemer er de typisk forekomne i naturen, og er faconen på de fleste bakterielle plasmider.
Bakteriyel vajinit.Bakterier..
1895'te Emile van Ermengem ilk defa Clostridium botulinum bakterisini ayrıştırmayı başardı.I 1895 isolerede Emilie Van Ermengem som den første bakterien Clostridium botulinum, som danner toksinet.
Treponema pallidum alttürü pallidum spiral şekilli, Gram-negatif, son derece hareketli bir bakteridir.Treponema pallidum-underarten pallidum er en spiralformet, Gram-negativ, meget mobil bakterie.
Bakterilerin araştırıldığı bilim bakteriyolojidir, bu, mikrobiyolojinin bir dalıdır.Studiet af bakterier kaldes for bakteriologi og er en gren inden for mikrobiologien.
Aşı yapılması hem yetişkin hem de çocuklarda belirli bakteriyel ve viral pnömonilere karşı korur.Vaccination forebygger visse bakterielle og virale lungebetændelser både hos børn og voksne.
Karakterisitik bir balık kokusu bakteriyel vajinoz olduğunudu düşündürür.En karakteristisk fiskeagtig lugt anses for en positiv amintest og tyder på bakteriel vaginose.
İntaniye ve Bakteriyoloji Uzmanıdır.M.) var en tysk histolog og bakteriolog.
1630) 1822 - Louis Pasteur, Fransız kimyacı ve bakteriyolog (ö.1822 - Louis Pasteur, fransk kemiker og bakteriolog (død 1895).
Bitki ise bakteriye fotesentezden elde ettiği organik bileşikleri sağlar.Til gengæld forsyner planten bakterierne med organiske forbindelser dannet ved fotosyntesen.
Bakteriyel olduğu farz edilen pnömoni, antibiyotikler ile tedavi edilir.Lungebetændelser, man mener skyldes bakterier, behandles med antibiotika.
İdrar yolu enfeksiyonları, kadınlarda en sık görülen bakteriyel enfeksiyonlardır.Hos kvinder er urinvejsinfektioner den mest almindelig form for bakterieinfektion.
Kullanım bakteriyel vajinoz ve idrar yolu enfeksiyonuları riskini artırabilir.Både virus- og bakterieinfektioner i de øvre luftvej kan forværre sygdommen.
Siyanobakteriler (Cyanobacteria) enerjilerini fotosentez yolu ile elde eden bir bakteri dalıdır.Cyanobakterier er autotrofe, og får deres energi gennem fotosyntese.
Çeşitli gıda maddelerinde bakteriler, daha rahat üreyebilmektedirler.I modsat fald kan der udvikles større bakteriekulturer i fødevaren.
Nukal sertlik bakteriyel menenjit görülen yetişkinlerin %70’inde ortaya çıkmaktadır.Opium cultivation down by 40%, narcotics chief says.
Rizobiyum (Rhizobium), nitrojeni bağlayan gram negatif toprak bakterisi türü.'Rhizobium' er en slægt af Gram-negative jordbakterier, som fikserer kvælstof.
Cerrahi ve dişçilik araçları da kontaminasyon ve bakteriyel enfeksiyonu önlemek için sterilize edilir.Kirurgisk- og tannlegeutstyr blir også sterilisert for å unngå forurensing og infeksjon av bakterier.
1977 sekanslanacak ilk tam DNA Genom bakteriyofaj φX174'dür.1975: Det første fullstendige DNA-genomet blir sekvensert, fra bakteriofag phi X 174.
Bir bakteri cinsi olan Bordetella kendisinden sonra adlandırılmıştır.Den bakterielle genusen Bordetella er blitt oppkalt etter ham.
Bir diğer tip bakteriyel DNA, kromozoma entegre olmuş virüslere (bakteriyofajlara) aittir.Andre typer av bakteriell DNA er integrerte viruser (bakteriefager).
Bundan evvel dizilenebilen numeneler sadece bakteriyofaj veya virüs DNA'larıydı.Før dette kunne man bare sekvensere bakteriofag eller virus DNA.
Bu bakterilerin benzeri yoktur.Dette finnes ikke i bakteriecellene.