baktım ile cümle

baktım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yine gözlerimi kaldırıp baktım, iki tunç dağın arasından çıkıp gelen dört savaş arabası gördüm.In zopet povzdignem oči in vidim, glej, štirje vozovi pridejo izmed dveh gorá; in gori sta bili bronasti gori.
Yine gözlerimi kaldırıp baktım, iki tunç dağın arasından çıkıp gelen dört savaş arabası gördüm.내가 또 눈을 들어본즉 네 병거가 두산 사이에서 나왔는데 그 산은 놋산이더라
Yine gözlerimi kaldırıp baktım, iki tunç dağın arasından çıkıp gelen dört savaş arabası gördüm.Ta lại ngước mắt lên, và nhìn xem; nầy, có bốn cỗ xe ra từ giữa hai hòn núi; và những núi ấy là núi bằng đồng.
Yine gözlerimi kaldırıp baktım, iki tunç dağın arasından çıkıp gelen dört savaş arabası gördüm.ואשב ואשא עיני ואראה והנה ארבע מרכבות יצאות מבין שני ההרים וההרים הרי נחשת׃
Yine gözlerimi kaldırıp baktım, iki tunç dağın arasından çıkıp gelen dört savaş arabası gördüm.فعدت ورفعت عينيّ ونظرت واذا باربع مركبات خارجات من بين جبلين والجبلان جبلا نحاس.
Yine gözlerimi kaldırıp baktım, iki tunç dağın arasından çıkıp gelen dört savaş arabası gördüm.我 又 舉 目 觀 看 、 見 有 四 輛 車 從 兩 山 中 間 出 來 . 那 山 是 銅 山
Yine gözlerimi kaldırıp baktım, iki tunç dağın arasından çıkıp gelen dört savaş arabası gördüm.我 又 舉目觀看 、 見有 四 輛車從兩 山中間 出來 . 那 山 是 銅山
Yıllarca dinozorların evrimini inceleyip, kazdıktan sonra, sonunda memelilerin evrimleşmesine baktım.공룡의 진화를 조사하고 연구하고, 발굴작업을 하고, 몇년에 걸쳐 포유류의 방사물을 조사하는것이 끝이 났습니다.
Yıllarca dinozorların evrimini inceleyip, kazdıktan sonra, sonunda memelilerin evrimleşmesine baktım.סביבה אקולוגית פנויה כתוצאה מכל אסון טבע. מזה שנים רבות אני חוקר אבולוציה
Yıllarca dinozorların evrimini inceleyip, kazdıktan sonra, sonunda memelilerin evrimleşmesine baktım.بعد النظر إلى تطور الديناصورات، ودراسته، والبحث المتعمق فيه لسنين عدة انتهى الأمر بي بدراسة ظهور الثدييات،
Yıllarca dinozorların evrimini inceleyip, kazdıktan sonra, sonunda memelilerin evrimleşmesine baktım.その発掘を何年も行っていると 最後は哺乳類の多様性を調べる番になります 新生代は全ての動きが速いです
Yukarı doğru baktım,Am privit în sus și mi-a zis
Yukarı doğru baktım,Et j'ai levé la tête, et il a dit,
Yukarı doğru baktım,Ik keek op en hij zei:
Yukarı doğru baktım,Io guardai su, e lui fece:
Yukarı doğru baktım,제가 올려다 보니까 이렇게 말하는 듯 했죠.
Yukarı doğru baktım,Lo miré y me dijo,
Yukarı doğru baktım,Pozrel som sa naňho a on mi hovorí:
Yukarı doğru baktım,Spojrzałem, a on powiedział,
Yukarı doğru baktım,Tôi ngước lên nhìn và cậu ấy nói
Yukarı doğru baktım,Und ich sehe auf und er sagt:
Yukarı doğru baktım,Τον κοίταξα και μου λέει
Yukarı doğru baktım,Я взглянул на него, и он мне:
Yukarı doğru baktım,Я глянув на нього, і він промовив:
Yukarı doğru baktım,והסתכלתי למעלה, והוא כאילו,
Yukarı doğru baktım,ونظرت إلى أعلى، وكأنه يقول
Yukarı doğru baktım,「やあ」という感じでした
Yukarı doğru baktım,我望佢 佢個樣好似同我講「見到你真好」
Yukarıya baktım.31人の死にゆく人を看病しているのは、
Yukarıya baktım.Am privit în jur.
Yukarıya baktım.Comecei a observar.
Yukarıya baktım.Felnéztem.
Yukarıya baktım.Guardai in alto.
Yukarıya baktım.Ich blickte auf.
Yukarıya baktım.Ik keek op.
Yukarıya baktım.J'ai regardé en haut.
Yukarıya baktım.전 고개를 들었습니다
Yukarıya baktım.Miré hacia arriba.
Yukarıya baktım. Ölüm döşeğindeki 31 kişiyle Bangalore'un civar köylerinden genç kadınlar ilgileniyordu.Вдигнах поглед, за тези 31 умиращи се грижеха млади жени от села около Бангалор.
Yukarıya baktım. Ölüm döşeğindeki 31 kişiyle Bangalore'un civar köylerinden genç kadınlar ilgileniyordu.Я посмотрела вокруг: за этим 31-им умирающим ухаживали молодые женщины из окрестных деревень Бангалора.
Yukarıya baktım.Rozejrzałam się.
Yukarıya baktım.Saya menengadah.
Yukarıya baktım.Tôi ngước lên.
Yukarıya baktım.Vzhlédla jsem.
Yukarıya baktım.Κοίταξα πάνω.
Yukarıya baktım.Я підняла очі.
Yukarıya baktım.הרמתי את מבטי.
Yukarıya baktım.لقد نظرت
Yüzüne baktım.Ich sah ihr ins Gesicht.
Yüzüne baktım.Je l'ai regardé en face.
Yüzüne baktım.전 그녀의 얼굴과
Yüzüne baktım.L'ho guardata in volto.
Yüzüne baktım.M-am uitat la ea.
Yüzüne baktım.Observé su rostro.
Yüzüne baktım.Olhei para a cara dela.
"Yüzüne baktım, öyle derin baktım ki kendimi gözlerinin arkasında hissettim."Ho guardato il suo viso, e ho guardato così in profondità che mi sono sentito come dietro i suoi occhi.
"Yüzüne baktım, öyle derin baktım ki kendimi gözlerinin arkasında hissettim."Ich sah ihr Gesicht an und ich blickte so tief, dass ich das Gefühl hatte, hinter ihren Augen zu sein.
"Yüzüne baktım, öyle derin baktım ki kendimi gözlerinin arkasında hissettim."Ik keek naar haar gezicht, en ik keek zo diep dat ik het gevoel had achter haar ogen te zijn.
"Yüzüne baktım, öyle derin baktım ki kendimi gözlerinin arkasında hissettim."그녀의 얼굴을 보았죠, 유심히 보았더니 그녀의 눈 뒤에 제가 있다는 것을 느꼈습니다.
"Yüzüne baktım, öyle derin baktım ki kendimi gözlerinin arkasında hissettim."M-am uitat la faţa ei, şi am privit atât de adânc încât am simţit că eram în spatele ochilor ei.
İlgili Sayfalar