baktık ile cümle

baktık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.E così abbiato dato un occhiata a qualche altro conflitto.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Então olhámos para outros conflitos.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Ezért megnéztünk más konfliktusokat is.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Jadi kita melihat pada beberapa konflik lainnya.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.그래서 다른 전쟁들도 살펴보았습니다.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Så vi kiggede på nogle flere konflikter.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Vì vậy chúng tôi đã xem xét thêm vài cuộc xung đột nữa.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Więc zbadaliśmy też inne wojny.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Zkoumali jsme tedy pár dalších konfliktů.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Έτσι κοιτάξαμε σε μερικές άλλες συγκρούσεις.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Затова разгледахме още няколко конфликта.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.И мы изучили ещё несколько конфликтов.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.אז בחנו עוד מספר קונפליקטים.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.فنظرنا إلى صراعات و حروب أخرى
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.コロンビアや、アフガニスタン
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Było to trochę dziwne uczucie, kiedy widziałem te oczy i twarze patrzące na mnie przez telewizję.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Bylo to trochu divné vidět ty obrázky a ty oči, které se na mě dívaly skrz televizi.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Donc c'était plutôt bizarre de voir ces images et ces yeux me regarder à travers une télé.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Era strano vedere quelle immagini, quegli occhi che mi fissavano dalla TV.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Ezért furcsa volt látni ezeket a képeket és ezeket a szemeket visszanézni a tévéből.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Fue un poco raro ver esas imágenes y esos ojos que me devolvían la mirada por la televisión.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Het was dus nogal vreemd om die beelden en die ogen te zien die me via de tv aankeken.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Îmi părea straniu să văd acele imagini şi acei ochi holbându-se la mine prin televizor.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Jadi agak aneh rasanya, melihat gambar-gambar dan mata-mata itu menatap balik melalui televisi.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Takže to bolo trochu divné, vidieť tie zábery a tie oči, ktoré na mňa zízali z televízie.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Thế nhưng nó vẫn kỳ quặc khi nhìn thấy những bức tranh và ánh mắt đầy nhìn chằm chằm vào tôi qua TV
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.TV를 통해서 그들이 나를 응시하고 있는 사진을 보는 것이 왠지 이상했습니다.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.И странно было видеть эти кадры и эти глаза, уставившиеся на меня с экрана телевизора.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Така че беше странно да видиш тези картини и очите, гледащи ме от телевизора.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.ולכן היה זה משונה לראות את הצילומים ואת העיניים הללו, לוטשים מבט לעברי מבעד הטלוויזיה.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.لذلك كان من الصعب رؤية تلك الصور وتلك العيون تحملق في وجهي من خلال التلفاز.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.テレビから見つめ返しているのは 何とも奇妙でした 私は 28mmレンズを持って
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.響電視度睇見啲眼望住自己 感覺有些少怪
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.그래서 우리는 나가서 다른 사람들이 수집한 것을 보았습니다. 대략 15개의 이빨을 가진 것을 발견했습니다.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.Also sind wir los und haben andere Sammlungen durchgesehen und wir fanden einen mit etwa 15 Zähnen.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.Elindultunk, és megnéztük mások gyűjteményeit is, és találtunk egyet, amelyiknek nagyjából 15 foga van.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.E saímos para vermos as coleções dos outros e descobrimos um que tinha uns 15 dentes.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.E siamo andati a cercare altre collezioni e ne abbiamo scoperto uno che ha 15 denti.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.In andere collecties vonden we er een met 15 tanden.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.Ne-am dus şi ne-am uitat la colecţiile altor oameni şi am găsit unul care are cam 15 dinţi.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.Och vi drog bara iväg och såg på andra människors samlingar och vi fann en som har typ 15 tänder.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.Tak jsme vyrazili a prohlédli si sbírky jiných lidí a našli jsme jednoho, který měl 15 zubů.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.Tak sme vyrazili a pozreli si zbierky iných ľudí a našli sme jedného, ktorý mal 15 zubov.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.Y buscamos en otras colecciones diferentes y encontramos uno con 15 dientes.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.Мы приложили усилия и изучили коллекции других людей, в результате обнаружили экземпляр с 15-ю зубами.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.Просто отидохме навън и разгледахме други колекции, и открихме динозавър, който има 15 зъба.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.וכשיצאנו להסתכל על אוספים של אנשים אחרים ומצאנו אחד שיש לו 15 שיניים.
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.وذهبنا وتفحصنا مجموعات الاخرين ووجدنا واحداً لديه 15 سناً
Çıkıp diğer insanların koleksiyonuna baktık ve 15 dişe sahip bir çene daha bulduk.その顎には15本の歯がありました これも同じく こう言えます
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:A maioria dos intelectuais ocidentais olha para esta situação e diz:
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:De meeste westerse intellectuelen kijken naar deze situatie en ze zeggen:
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:Die meisten westlichen Intellektuellen schauen sich diese Situation an und sagen:
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:대부분의 서구 지성인들은 이러한 상황을 바라보며
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:La mayoría de los intelectuales occidentales ven esta situación y dicen:
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:La plupart des intellectuels occidentaux regardent cette situation et disent :
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:Majoritatea intelectualilor occidentali văd o asemenea situaţie şi spun:
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:Useimmat länsimaiset älyköt tarkastelevat tätä tilannetta ja sanovat:
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:Väčšina západných intelektuálov sa pozerá na túto situáciu so slovami:
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:Většina západních intelektuálů se na tuto situaci podívá a řekne:
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:Większość zachodnich intelektualistów spojrzy na tą sytuację i powie:
İlgili Sayfalar