Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Así que dije: "Mire, hace mucho frío y he venido de muy lejos, ¿le molesta si entro un minuto?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Dus ik zei: "Luister, het is koud, ik ben al lange tijd onderweg, kan ik misschien even binnenkomen?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?"Ecoutez, il fait très froid, j'ai parcouru un très long chemin, ça vous dérange si j'entre une minute?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?그래서 제가 말했습니다. "잠시만요, 너무 냉담하시군요. 전 먼 길을 왔는데 잠시만 들어가도 되겠습니까? 얼어죽을것 같군요."
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Quindi dissi: "Ascolta, fa davvero freddo, ho fatto un lungo viaggio, ti dispiace se entro solo per un minuto?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?"Słuchaj, jest naprawdę zimno, przebyłem długą drogę, czy nie mógłbym wejść tylko na minutę?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Và tôi nói "Ở đây rất lạnh. Tôi đến từ rất xa. Hãy cho tôi vào nghỉ một lát.
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?Είπα: "Ακούστε, κάνει πολύ κρύο, έχω έρθει από μακριά, θα σας πείραζε αν ερχόμουν μέσα για λίγο; Κρυώνω".
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?"Послушайте, на улице очень холодно, я приехал издалека, не возражаете, если я зайду на минутку?
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?אז אמרתי, "תראה, נורא קר עכשיו, ובאתי מרחוק, האם אכפת לך שאני אכנס רק לרגע? אני קופא."
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?فقلت:"اسمع، الجو شديد البرودة، وقد جئت من مسافة بعيدة، هل تمانع في أن أدخل لدقيقة فقط؟ إنني أتجمد من البرد."
Neyse "Baksana, dışarısı çok soğuk ve çok yorgunum, biraz içeri gelsem ne olur?そこでいってみました 「ここは寒いし、私は遠くからはるばるやってきたんですよ ちょっと入れてもらえませんか」 するとその男はしぶしぶ私達を中に入れてくれ 私たちは床に腰掛けました
Ölecekmiş gibi hissediyorum,, ...ama baksana!Cítim se jako bych měl umřít.
Ölecekmiş gibi hissediyorum,, ...ama baksana!Czuję się jakbym miał zaraz umrzeć ale Nie!
Ölecekmiş gibi hissediyorum,, ...ama baksana! Ha Ni şuan bana bakıyor.Имам чуството, че ще умра но... ...но виж.Ха Ни ме гледа в момента.
Ölecekmiş gibi hissediyorum,, ...ama baksana!Ik voel alsof ik dood zal gaan maar kijk!
Ölecekmiş gibi hissediyorum,, ...ama baksana!J'ai l'impression d'être sur le point de mourir, mais regarde !
Ölecekmiş gibi hissediyorum,, ...ama baksana!하아.. 죽겠네.
Ölecekmiş gibi hissediyorum,, ...ama baksana!<I>,אני מרגיש שאני עומד למות
Ölecekmiş gibi hissediyorum,, ...ama baksana!<i>だけど 見てみろ! ハニが俺を見てる
Ölecekmiş gibi hissediyorum,, ...ama baksana!Mi sento morire, ma guarda!
Ölecekmiş gibi hissediyorum,, ...ama baksana!Νιώθω ότι θα πεθάνω. αλλά κοίτα!
Ölecekmiş gibi hissediyorum,, ...ama baksana!أشعر بأنني سأموت.
Ona baksana. Baksana. Çok içiyor.Δες την, δες την πίνει θαρρείς και είναι το τέλος του κόσμου.
Ona baksana. Baksana. Çok içiyor.انظر اليها تشرب وكانه اخر يوم في حياتها
Ona baksana.Nézzen rá.
Önemli bir şey var mıydı içinde? Zannetmem, bozukluklar yüzüyor baksana.Poæwiczmy jeszcze raz, zanim wróci szef.
O resimde otuz iki ve otuz sekiz arasında ben bu resme baksanaبين 32 و 38 في تلك الصورة أعني نظرة على هذه الصورة
O tarafa baksana. Ne yapıyorlar?Apa yang mereka lakukan disana?
O tarafa baksana. Ne yapıyorlar?Che cosa stanno facendo là?
O tarafa baksana. Ne yapıyorlar?Co oni tam robią?
O tarafa baksana. Ne yapıyorlar?Họ đang làm gì đó?
O tarafa baksana. Ne yapıyorlar?Hvad laver de der?
O tarafa baksana. Ne yapıyorlar?Mitä ne tekevät?
O tarafa baksana. Ne yapıyorlar?Mit csinálnak ott?
O tarafa baksana. Ne yapıyorlar?Qu'est-ce qui se passe ?
O tarafa baksana. Ne yapıyorlar?Что там происходит?
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın! Baksana!Não podes eliminar algo que está profundamente enraízado na tua alma!
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın! Baksana!Δεν σβήνεις έτσι κάτι που έχει χαραχτεί βαθιά στην ψυχή σου!
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın! Baksana!Нельзя смыть то, что глубоко врезалось в твою душу!
Saate baksana!Kijk hoe laat het is !
Saate baksana!Koukni na čas!
Saate baksana!Să rămânem împreună ?
Saate baksana!Wissen Sie, wie spät es ist?
Saate baksana!Ya está bien, ¿sabe qué hora es?
Saate baksana!Вижте часа.
Sence de güzel değil mi baksana?Bukankah ini bagus?
Sence de güzel değil mi baksana?Cái này không đẹp sao?
Sence de güzel değil mi baksana?Czy to nie jest śliczne?
Sence de güzel değil mi baksana?Is dit niet mooi?
Sence de güzel değil mi baksana?Ist das nich hübsch?
Sence de güzel değil mi baksana?Mar ni lepo?
Sence de güzel değil mi baksana?N'est-ce pas joli ?
Sence de güzel değil mi baksana?Non è bellissimo?
Sence de güzel değil mi baksana?Nu sunt frumoase?
Sence de güzel değil mi baksana?Ser den inte vacker ut?
Sence de güzel değil mi baksana?Δεν είναι όμορφο;
Sence de güzel değil mi baksana?Не правда ли, красиво?
Sence de güzel değil mi baksana?האין זה יפה
Sence de güzel değil mi baksana?لا يبدو جميلاً ؟