bakmayı ile cümle
bakmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Size buyurduğumuz gibi, sakin bir yaşam sürmeyi, kendi işinize bakmayı, ellerinizle çalışmayı amaç edinin.又 要 立志 作 安靜人 、 辦自己 的 事 、 親手 作工 、 正如 我 們從 前所 吩咐 你 們的
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Entschuldige mich wenn ich euch umbehaglich gemacht habe. Ich werde früh gehen.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Förlåt om jag har gjort dig obekväm. JAg ska gå tidigt.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Het spijt me als ik het U ongemakkelijk heb gemaakt. Ik zal eerder vertrekken.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Imi pare rau daca v-am facut sa va simtiti inconfortabili. Voi pleca devreme.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Je suis désolé si je t'ai rendu mal à l'aise. Je vais partir tôt.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Maafkan aku jika membuat kau merasa tidak nyaman. Aku akan pergi lebih dulu.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Mi dispiace se l' ho fatta sentire a disagio. Me ne vado prima.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Ông xin lỗi vì khiến hai cháu thấy bất tiện. Ông sẽ về sớm thôi.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Oprosti, če sem vaju spravil v zadrego. Zgodaj bom odšel.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Przepraszam jeśli sprawiłem, że poczułeś się niezręcznie. Wyjdę wcześniej.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Συγγνώμη αν σε έκανα να νιώσεις άβολα. Θα φύγω νωρίς.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Извините, если причинил вам неудобства. Мне нужно рано уйти.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.אני מתנצל אם גרמתי לכם להרגיש לא בנוח, אני אעזוב מוקדם.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.أنا آسف إذا قمت بإزعاجك, سأغادر مبكرا
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.どうしたの? 他に何か用事でも?
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi.Bocsánat a spoiler miatt, de semmi világbéke.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi.Désolé pour cette fausse prédiction, mais pas de paix mondiale.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi. En azından şimdilik...스포일러가 있음을 미리 말씀드려야 하지만, 세계 평화요? 아직은 아니죠.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi. En azından şimdilik...Omlouvám se, jestli někomu zkazím radost, ale světový mír z toho nebude.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi. En azından şimdilik...Przepraszam, ale pokoju na świecie nie ma.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi. En azından şimdilik...Λυπάμαι που φανερώνω το τέλος της ιστορίας αλλά καμία παγκόσμια ειρήνη.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi. En azından şimdilik...Прошу прощения за спойлеры, но мира не вышло.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi. En azından şimdilik...מצטער על הספוילר, אבל אין שלום בעולם. עדיין לא.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi. En azından şimdilik...آسف أنني أفشيت السر لكن لا سلام عالمي، ليس بعد.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi. En azından şimdilik...活版印刷でさえ
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi.Scuze pentru avertizare, dar nu există pace mondială.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi.Siento decirlo, pero no trajo la paz mundial.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi.Sorry voor de verklapwaarschuwing, maar geen wereldvrede.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi.Spiacente per gli spoiler, ma niente pace nel mondo.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi.Tut mir leid für den Warnhinweis, aber kein Weltfrieden.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi.Xin lỗi vì thông báo quá nhiều, nhưng không có hòa bình thế giới.
Tamam, çok kötüydü ama niye reddediyorsunuz parlak tarafından bakmayı?Bine, a fost oribil, dar de ce nu priviţi partea bună a lucrurilor?
Tamam, çok kötüydü ama niye reddediyorsunuz parlak tarafından bakmayı?Dobøe, bylo, ale proè se na to nechcete podívat z té lepší stránky?
Tamam, çok kötüydü ama niye reddediyorsunuz parlak tarafından bakmayı?Được rồi, nó rất xấu, nhưng tại sao bạn từ chối nhìn vào mặt tươi sáng?
Tamam, çok kötüydü ama niye reddediyorsunuz parlak tarafından bakmayı?Está bien, estuvo mal, pero ?por qué se niegan a ver el lado bueno? ?
Tamam, çok kötüydü ama niye reddediyorsunuz parlak tarafından bakmayı?Ok, het was slecht, maar waarom weigert u optimistisch te zijn?
Tamam, çok kötüydü ama niye reddediyorsunuz parlak tarafından bakmayı?Prav, je bilo, ampak poglejte z lepše strani.
Tamam, çok kötüydü ama niye reddediyorsunuz parlak tarafından bakmayı?Εντάξει, ήταν άσχημο αλλά γιατί δεν βλέπετε την καλή πλευρά;
Telefonunuzu bakmayı kes.Berhenti melihat ponsel Anda.
Telefonunuzu bakmayı kes. Carolyn bana diyebilirsiniz düşünüyordum.いいえ、彼女はあなたを呼ぶことはないだろう。 さて、あなたはそれを知りません!
Telefonunuzu bakmayı kes.Cessez de regarder votre téléphone.
Telefonunuzu bakmayı kes.Deja de mirar el móvil.
Telefonunuzu bakmayı kes.Hör auf Ihrem Handy.
Telefonunuzu bakmayı kes.Smettila di guardare al vostro telefono.
Telefonunuzu bakmayı kes.Перестань смотреть на ваш телефон.
Telefonunuzu bakmayı kes.التوقف عن النظر في هاتفك.
Ürünlere bakmayın, sadece takılın." dedim.옷 쪽을 향하지 마시고 그냥 서 계세요."
Ürünlere bakmayın, sadece takılın." dedim.Len tak postávajte dokola, nevšímajte si tovar."
Ürünlere bakmayın, sadece takılın." dedim.Wandel rond en kijk niet naar de producten."
Ürünlere bakmayın, sadece takılın." dedim.רק עמדו שם ואל תעמדו עם הפנים למוצרים."
Ve bir numaralı sunum tüyosu: asla, asla ekrana bakmayın.De belangrijkste presentatietip: kijk nooit naar het scherm.
Ve bir numaralı sunum tüyosu: asla, asla ekrana bakmayın.Ed ecco il consiglio numero uno: mai guardare lo schermo.
Ve bir numaralı sunum tüyosu: asla, asla ekrana bakmayın.Enfin le numéro Un des trucs pour une bonne présentation: Ne regardez jamais, jamais l'écran.
Ve bir numaralı sunum tüyosu: asla, asla ekrana bakmayın.I wskazówka numer jeden: nigdy, przenigdy nie patrz na ekran.
Ve bir numaralı sunum tüyosu: asla, asla ekrana bakmayın.최후의 프레젠테이션 팁: 스크린을 절대 보지마세요.
Ve bir numaralı sunum tüyosu: asla, asla ekrana bakmayın.Și sugestia numărul unu: niciodată nu priviți la ecran.
Ve bir numaralı sunum tüyosu: asla, asla ekrana bakmayın.Und die Nr. 1 der Präsentationstipps ist: Blicke niemals zum Bildschirm!
Ve bir numaralı sunum tüyosu: asla, asla ekrana bakmayın.Và lời khuyên quan trọng nhất là: đừng bao giờ nhìn vào màn hình.
Ve bir numaralı sunum tüyosu: asla, asla ekrana bakmayın.Y el consejo número uno para presentar: Nunca, jamás, miren a la pantalla.
İlgili Sayfalar