bakmasına ile cümle

bakmasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
39
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Biz onun köpeğe bakmasına izin verdik.We let him keep the dog.
Köpeğe bakmasına izin veriyoruz.We let him keep the dog.
Köpeğe bakmasına izin veririz.We let him keep the dog.
Tom Mary'nin resimlerine bakmasına izin vermedi.Tom wouldn't let Mary look at his pictures.
Tom çocuklarına bakmasına yardım etmek için Mary'ye para gönderdi.Tom sent money to help Mary care for her children.
Bu da büyük olasılıkla, gözlerinin biraz farklı yönlere bakmasına sebep olmuştur.This probably resulted in his eyes looking into slightly different directions.
Basiliski kör eder ve Harry'nin kör olmadan veya taşlaşmadan basiliske bakmasına olanak tanır.Fawkes blinds the Basilisk, allowing Harry to look at it directly without being killed or petrified.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.He makes enough money just by running ads, to support his family up in Oregon.
Bu da büyük olasılıkla, gözlerinin biraz farklı yönlere bakmasına sebep olmuştur.Dadurch betrachtete er seinen Lebensweg mit anderen Augen.
Bu da büyük olasılıkla, gözlerinin biraz farklı yönlere bakmasına sebep olmuştur.כמו כן, הוא הבחין בתנועות של גלגלי עיניהם בכיוונים שונים.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.Aber viele Leute sehen dasselbe und denken darüber anders, einer von ihnen ist Ratan Tata.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.Ale wiele ludzi widzi tą samą rzecz i myśli o tym inaczej, i jeden z nich jest tutaj, Ratan Tata.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.Dar mulți oameni văd același lucru și gândesc lucrurile diferit, și unul dintre ei este aici, Ratan Tata.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.하지만 많은 사람들이 같은 것을 보지만 다르게 생각하기도 합니다. 그 중 한 명이 바로 라탄 타타입니다.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.Maar velen zien dit, en willen het veranderen. Eén van hen is hier: Ratan Tata.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.Ma molta gente vede la stessa cosa e pensa cose diverse, e uno di loro è qui, Ratan Tata.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.Mnozí lidé však vidí tutéž věc a o věcech přemýšlejí jinak, a jeden z nich je zde, Ratan Tata.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.Nhưng nhiều người nhìn thấy cùng một thứ và suy nghĩ khác nhau, và đây là một trong số đó, Ratan Tata.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.Pero mucha gente ve la misma cosa y piensa cosas diferentes. Uno de ellos está aquí, es Ratan Tata.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.Многие люди наблюдают те же самые вещи, но видят их совсем по-разному, и один из таких людей — Ратан Тата.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.Но много хора виждат същото и мислят за него различно. Ето един от тях: Ратан Тата.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.אבל, הרבה אנשים רואים את אותו הדבר וחושבים אחרת, ואחד מהם נמצא פה, ראטן טאטא.
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.لكن الكثير من الناس ترى نفس المنظر و تفكر في الامور بشكل مختلف واحدهم هنا الان وهو، راتان تاتا
Fakat birçok insan aynı şeye bakmasına rağmen farklı düşünüyor, ve bu kişilerden biri burada, Ratan Tata.別のことを考えている人も大勢います この人物 ラタン・タタもその一人です リーダーたちが偉大なのは
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.Anh ấy kiếm đủ tiền, chỉ bằng việc chấp nhận đặt các mẩu quảng cáo, để hỗ trợ gia đình ở Oregon.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.Er verdient genug Geld nur mit Werbung und unterstützt seine Familie in Oregon.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.Face destui bani, doar prin folosirea reclamelor, pentru a-si sustine familia in Oregon.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.Hij verdient genoeg geld met advertenties om zijn familie in Oregon te onderhouden.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.Il gagne assez d'argent, rien qu'en diffusant des pubs, pour faire vivre sa famille dans l'Oregon.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.Jen na reklamě vydělává dost peněz, aby uživil svou rodinu v Oregonu.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.블로그의 광고를 통해서 돈을 벌고 있고, 가족들의 생활비에 보태고 있죠.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.Na samych reklamach zarabia tyle, że może wspomagać finansowo swoją rodzinę w Oregonie.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.Solo con la pubblicità fa abbastanza soldi da mantenere la sua famiglia in Oregon.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.Sólo con los anuncios gana suficiente dinero para mantener a su familia en Oregon.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.И печели достатъчно пари, само от публикуването на реклами, за да издържа семейството си в Орегън.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.Он неплохо зарабатывает, публикуя одну лишь рекламу, и таким образом помогает своей семье в Орегоне.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.הוא עושה מספיק כסף, רק מהפרסומות, כדי לתמוך במשפחתו באורגון,
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.هو يحصل على نقود كافية، فقط من دخل الإعلانات في مدونته، لإعالة أسرته في ولاية أوريغون.
Sadece reklam yayınlayarak Oregon'daki ailesine bakmasına yetecek kadar para kazanabiliyor.家族を養って行くだけの収入を得ています 今では彼はそれだけをして、それは

İlgili Sayfalar