bakmasını ile cümle
bakmasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.58
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.A my bychom chtěli, aby se kdokoli jiný díval ven stejným oknem a viděl přesně ty samé věci.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.Chceme, aby sa každý pozeral z tohto rovnakého okna a videl túto rovnakú vec.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.Chcemy, żeby wszyscy patrzyli przez to samo okno i widzieli dokładnie to samo.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.Dan kita ingin semua orang melihat melalui jendela yang sama. dan melihat hal yang sama persis.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.En we willen dat iedereen uit hetzelfde venster kijkt en precies hetzelfde ziet.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.És azt szeretnénk, ha mindenki ugyanazon az ablakon keresztül nézné a világot, és pontosan ugyanazt látná.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.Et nous voulons que tout le monde regarde par la même fenêtre et voit exactement la même chose.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.E vogliamo che tutti guardino fuori da questa stessa finestra e vedano esattamente la stessa cosa.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.Haluamme kaikkien katsovan samasta ikkunasta ja näkevän täsmälleen saman näyn.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.그리고 우리는 다른 사람들 모두가 같은 창으로 내다보고 같은 것을 보기 바랍니다.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.Og vi vil have alle andre til at kigge ud af det samme vindue og de præcis den samme ting.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.Queremos que todos vejam as coisas pelo mesmo prisma e vejam exatamente a mesma coisa.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.Şi vrem ca toată lumea să se uite prin aceeaşi ferestră şi să vadă exact acelaşi lucru.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.Und wir wollen, dass alle anderen auch durch dieses gleiche Fenster schauen und exakt die gleiche Sache sehen.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.Y queremos que todo el mundo mire por la misma ventana y vea exactamente lo mismo.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.Και θέλουμε όλοι οι άλλοι να κοιτάξουν μέσα από το ίδιο παράθυρο και να δουν ακριβώς το ίδιο πράγμα.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.И мы бы хотели, чтобы все остальные глядели из того же окна и видели бы точь-в-точь то же самое.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.И че искаме всички да гледат през същия прозорец и да видят абсолютно същите неща.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.І ми хочемо, щоб всі інші дивились з того ж вікна і бачили точно ту саму річ.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.ואנו רוצים שכל האחרים יביטו דרך אותו חלון ויראו את אותו הדבר בדיוק.
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.ونرغب بكل تعنت ان يقوم الآخرون بهذا على نحو سواء وان يروا الامور من نفس الزاوية التي نراها منها
Diğer herkesten de aynı pencereden dışarı bakmasını ve aynı şeyi görmesin bekliyoruz.全く同じである事なんて 望みませんよね
Diyelim ki, fabrika hayata geçti ve kasabada yaşayan herkesin kapkeklerimin tadına bakmasını istiyorum.Až začnu, chci, aby všichni ve městě ochutnali moje cupcaky.
Diyelim ki, fabrika hayata geçti ve kasabada yaşayan herkesin kapkeklerimin tadına bakmasını istiyorum.Скажімо, коли я виходжу за ворота, я хочу, щоб всі в місті спробували мої кекси.
Diyelim ki, fabrika hayata geçti ve kasabada yaşayan herkesin kapkeklerimin tadına bakmasını istiyorum.なぜなら、一度味わってもらえれば、美味しさに気付くからです。
Güzel bir şekilde süslenmiş bahçeyim Eğer bakmasını bilirsen, beni görebilirsin""Jardín soy que la belleza adorna sabrás mi ser si la hermosura miras"
Kanun zaten ruhsatlı silah bayilerinin, sabıka kayıtlarına bakmasını gerektiriyor.지금의 법이 이미 총기 무역 자격증을 가진자에 의해 범죄 기록을 조회하도록 되어있지만
Kanun zaten ruhsatlı silah bayilerinin, sabıka kayıtlarına bakmasını gerektiriyor.過去14年間で150万人の不適格者に 銃器の所有を禁じました
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Also wollen wir Gott bitten, sich unserer Freunde anzunehmen.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Chiediamo a Dio di prendersi cura dei nostri amici.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Domnul să-i aibă în grijă pe prietenii noştri.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.- Gud... - Bed Gud tage sig af vore venner.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.- Gud... - Be Gud ta hand om våra vänner.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Naj bog poskrbi za naše prijatelje.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Pidámosle a Dios que cuide de nuestros amigos.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Poprośmy Boga aby ich przyjął do siebie.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Požádáme Boha, aby se o naše přátele postaral.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Rukoillaan Jumalaa pitämään kavereista huolta.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.-Ta hãy cầu xin Chúa lo cho bạn ta
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.We vragen God voor onze vrienden te zorgen.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Ευχόμαστε στον Θεό να φροντίσει τους φίλους μας.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Да се помолим на Бог да се погрижи за приятелите ни.
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim..כאן למטה. בעמק
Tanrım. Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Demandons à Dieu de prendre soin de nos amis.
Tanrım. Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Mari kita minta kepada Tuhan untuk menjaga teman-teman kita.
Tanrım. Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Most már Isten vigyáz rájuk.
Tanrım. Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Vamos pedir a Deus que tome conta dos nossos amigos.
Tanrım. Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.Да се помолим на Бог да се погрижи за приятелите ни.
Tanrım. Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.يا إلهى دعونا فقط نطلب من الله أن يعتنى بأصدقائنا
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.그리고 제겐 정리되지 않은 빨간 사각형 때문에 이 남자의 기분이 정말 안 좋아 보였어요.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.Parecia-me que ele se sentia bastante mal a olhar para estes quadrados vermelhos desorganizados, dia após dia.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.Și mi s-a părut că și el se simțea foarte prost uitându-se la aceste pătrate roșii neorganizate zi de zi.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.Zdálo se mi, že je mu fakt mizerně tváří v tvář těm neuspořádaným čtvercům den co den.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.Και μου φαινόταν ότι κι ο ίδιος ένιωθε άσχημα αντικρίζοντας τα ακατάστατα κόκκινα τετράγωνα κάθε μέρα.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.И мне казалось, что он и сам чувствует себя очень плохо, день за днем созерцая эти беспорядочные квадраты.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.ונראה לי שאפילו הוא מרגיש רע מאד מלהביט יום-יום בריבועים האדומים המבולגנים האלה.
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.وبدا لي أن شعر بالأسى لأنه يواجه هذه المربعات الحمراء غير المنظمة كل يوم
Ve de onun her gün bu dağınık kırmızı karelere bakmasının onun için acı verici olduğunu düşündüm.ブロックを見続ける事に 嫌気がさしているように思えたのです そこでそんな彼を助けるべく