bakmamı ile cümle
bakmamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Elbette, Tanrı'ya farklı şekillerde bakmamızı önerenler düşünürler oldu.異なる見解を示してきた方もいます 神の女性的 育成的な面に注目して
Her noktaya tek tek bakmamıza gerek yok.No deberiamos preocuparnos de cada punto.
Her noktaya tek tek bakmamıza gerek yok.On ne doit pas s'occuper de chaque point.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Abychom dosáhli dalšího pokroku, musíme se podívat na oběžné dráhy hvězd, které se nacházejí mnohem dále.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Để tạo nên những tiến bộ xa hơn chúng ta thực sự cần nhìn vào các quỹ đạo của những ngôi sao xa hơn.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.För att fortsätta vidare måste vi titta noggrannare på omloppsbanorna hos stjärnor som är mycket längre bort.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.더욱 나아가기 위해서는 더 먼 항성의 궤도를 조사할 필요가 있습니다.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Om vooruitgang te boeken moeten we echt kijken naar de banen van sterren die veel verder weg liggen.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Para podermos progredir, temos de olhar para as órbitas das estrelas que estão mais distantes.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Para progresar necesitamos mirar las órbitas de estrellas que están mucho más lejos.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Pentru a realiza progres avem nevoie să privim la orbitele unor stele care sunt mult mai departe.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Per fare dei progressi, dobbiamo veramente osservare le orbite delle stelle che sono ancora più lontane.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Pour aller plus loin, nous avons réellement besoin d'analyser les orbites d'étoiles qui sont plus loin.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Teraz musimy przyjrzeć się orbitom gwiazd, które znajdują się o wiele dalej.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Untuk melangkah lebih jauh kita mesti melihat orbit dari bintang-bintang yang lebih jauh lagi.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Чтобы продвинуться далее, мы действительно должны взглянуть на орбиты звёзд, которые гораздо дальше от нас.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.Щоб просунутися далі, ми мусимо поглянути на орбіти зірок, які набагато далі від нас.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.כדי להתקדם הלאה עלינו להתבונן במסלוליהם של כוכבים הרבה יותר רחוקים.
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.لتحقيق تقدم أكبر نحتاج حقاً للنظر الى مدارات النجوم الأبعد
İlerleme kaydetmek için gerçekten de daha uzaktaki yıldızların yörüngelerine bakmamız gerek.調べる必要があります そのためには、おそらく現在よりもっともっと
İzin parametrik denklemlerine bakmamıza gerek bile kalmadı. -Incluso podíamos ignorar la parametrización de la ruta de acceso real.
İzin parametrik denklemlerine bakmamıza gerek bile kalmadı. -Nós até poderíamos ignorar a parametrização real do caminho. ---
Monte edilmeleri pahalı, ama edilmemeleri daha pahalı. Bunlara bakmamız lazım.Bundaran ini cukup mahal untuk dipasang namun ongkosnya lebih mahal lagi jika tidak dipasang.
Monte edilmeleri pahalı, ama edilmemeleri daha pahalı. Bunlara bakmamız lazım.Drága megépíteni őket, de sokkal drágább nem megépíteni őket.
Monte edilmeleri pahalı, ama edilmemeleri daha pahalı. Bunlara bakmamız lazım.Ich zavedenie je drahé, no ich absencia vychádza ešte drahšie.
Monte edilmeleri pahalı, ama edilmemeleri daha pahalı. Bunlara bakmamız lazım.Ils coûtent cher à installer, mais encore plus cher si on ne le fait pas.
Monte edilmeleri pahalı, ama edilmemeleri daha pahalı. Bunlara bakmamız lazım.Jsou nákladné na vybudování, ale je dražší je nestavět, takže bychom o nich měli uvažovat.
Monte edilmeleri pahalı, ama edilmemeleri daha pahalı. Bunlara bakmamız lazım.São caras de instalar, mas sai mais caro não as instalar.
Monte edilmeleri pahalı, ama edilmemeleri daha pahalı. Bunlara bakmamız lazım.Sono costosi da installare, ma sono ancora più costosi se non si installano.
Normal kuvvetine bakmamıza gerek yok hepsi bu.Ми не будемо дуже заглиблюватися в усі сили та все інше.
Normal kuvvetine bakmamıza gerek yok hepsi bu.לא נתעסק בכוח הנורמלי ובכל היתר.
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.A on vyvinul techniku, která nám v podstatě umožňuje pohled na kus DNA a podél ní milion skvrn.
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.Dia mengembangkan sebuah teknik yang memungkinkan kita melihat contoh DNA dan jutaan noktah sepanjang DNA itu.
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.관찰할 수 있게 해주는 기술을 고안해냈습니다.
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.שאפשרה לנו לראות דוגמא של דנ"א ולבסוף מיליוני דוגמאות.
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.والتي ستجعلنا نشاهد عينة DNA وفي النهاية، مليون بقعة في موازاتها.
O geliştirdiği teknikle model DNA'ya bakmamıza olanak sağladı ve hem de üzerinde bir milyon noktacıkla.技法を開発しました 左は従来のチップで、右はニンブルジェン社が
Onlar da bizim ilk hazine sekreterine pek sıcak bakmamışlarDe tog ikke godt imod ideen om en privat bank.
Onlar da bizim ilk hazine sekreterine pek sıcak bakmamışlarMan war kein besonders großer Fan von unserem ersten Finanzminister.
Onlar da bizim ilk hazine sekreterine pek sıcak bakmamışlarNie podeszli zbyt łaskawie do naszego pierwszego Sekretarza Skarbu.
Onlar da bizim ilk hazine sekreterine pek sıcak bakmamışlarΔεν ήταν και πολύ ευγενικοί απέναντι στον πρώτο μας γραμματέα των οικονομικών.
Onlar da bizim ilk hazine sekreterine pek sıcak bakmamışlarНе са се отнасяли много мило с нашия първи секретар.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Așa că, în loc să privim în exterior, trebuie să privim în interior.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Assim, precisamos de olhar para o interior em vez de olharmos para o exterior.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Ce que nous devons regarder maintenant, c'est donc non plus vers l'extérieur, mais vers l'intérieur.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Dus wat we moeten doen is in plaats van buiten onszelf kijken naar binnen kijken.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Je potřeba, abychom se místo rozhlížení kolem sebe podívali dovnitř.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.자 이제 우리가 주목해야 할 것은 외부가 아닌 내부입니다.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Na čo teraz máme sústrediť našu pozornosť, je vnútrajšok - a to namiesto vonkajška.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Ora, quello che dobbiamo fare, invece di guardare fuori di noi, è di guardare dentro di noi.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Por eso ahora lo que necesitamos es, en lugar de ver fuera, ver hacia dentro.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Så dit vi behöver titta nu är, istället för att titta utåt, behöver vi blicka innåt.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Tehát amire most szükségünk van, a kifele nézegetés helyett, az a befele figyelés.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Ulospäin katsomisen sijasta, meidän on katsottava sisällemme.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Was wir also jetzt tun müssen, ist, anstatt nach außen, nach innen zu sehen.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Yang perlu kita lihat sekarang, daripada melihat keluar, lebih baik melihat ke dalam.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Zamiast patrzeć na zewnątrz, patrzymy do wnętrza.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.Οπότε αυτό που πρέπει τώρα να κάνουμε είναι, αντί να κοιτάμε προς τα έξω, να κοιτάξουμε προς τα μέσα.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.За това, вместо да гледаме навън, е нужно да погледнем навътре.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.І саме тепер, замість уваги назовні, ми повинні подивитися всередину.
İlgili Sayfalar