Ana içeriğe geç
Sözlük

bakir ile cümle

bakir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bakır ve demir madenleri şehrin güneyindeki Tierra Amarilla'da bulunurlar.Die Kupfer- und Eisen-Minen liegen südlich der Stadt bei Tierra Amarilla.
Bakire olduğundan değil, bastırdığı cinsel enerji yüzünden.Nicht, weil sie Jungfrau ist, sondern weil all diese unterdrückte sexuelle Energie aus ihr herausbricht.
6. yüzyılda Partenon Bakire Meryem`e adanan bir kiliseye çevrilmiştir.Im 6. Jahrhundert wurde der Tempel in eine Kirche umgewandelt, die der Jungfrau Maria geweiht war.
Madonna, albümü sonradan "dünyanın tüm bakirelerine" armağan etmiştir.Sie selbst widmete das Album „allen Jungfrauen dieser Welt“.
Berke Acar: Ersin Bakır (1-75) İsmail'in kardeşidir.Ihr aber, Brüder, seid Kinder der Verheißung wie Isaak.
Çarşı, adını orada satılan bakır eşyalardan almıştır.Benannt wurde es nach den Salzvorkommen hier.
Bakır üçüncül olmayı ifade eder.Der Gastgeber wird nur Dritter.
Şehrin yakınlarında bakır-, gümüş,- ve altın madenleri bulunur.In der Nähe der Stadt befinden sich Gold-, Silber- und Kupferminen.
Kutsalnamış Bakire Meryem(?)Kreuz der Jungfrau).
Sibirya'da bakır ve altın madenlerinde çalışmıştı.Er investierte in sibirische Goldminen und die Erzförderung in Schweden.
Bakır: Bitkilerin renkleri ağarır.Die Farbstoffe der Pflanzen.
Bakır baskı usûlü ile çoğaltıp neşrettiği haritalarla meşhûr olmuştur.Mit Erfolg vermehrte er den ererbten und erworbenen Besitz.
(Alaşım yaparlar) Bakır yumuşak bir metal olmasının yanı sıra iyi de bir iletkendir.Tragweite ist der Abstand, in dem ein Leuchtfeuer bei guter Sichtigkeit noch wahrnehmbar ist.
Bakır madeninin inşasından altı yıl sonra Säter kenti bu maden çevresine kuruldu.Etwa einen Jahrhundert nach Wüstfallen der Ortschaft wurde in der Nähe der Altfelder Krug errichtet.
Önceleri mahallede bakır işletmeciliği yapılmıştır.Die seelsorgerliche Betreuung fand zunächst von außerhalb statt.
Çanın alaşımı % 78 oranında bakır, % 22 de kalaydan bileşir.Die Glocken bestehen alle aus 78 % Kupfer und 22 % Zinn.
Bu tür sikkeler sıklıkla erken dönemde Billon alaşımından ya da bakırdan yapılırdı.Diese waren früher häufig aus einer Billon-Legierung oder nur aus Kupfer.
Tuba: En kalın sesli bakır üflemelidir.Der Trichter ist für den Klang der tiefsten Töne ausschlaggebend.
Dokuz ateş ırmağının kavşağında dokuz köşeli bakır bir evde yaşar.Als er eines Tages auf einem Grabhügel sitzt, reiten neun Walküren durch die Luft.
"Bakırköy Belediye Tiyatroları" ve "Devlet Tiyatroları"nda görev aldı.Zwischenzeitlich erhielt sie die Bezeichnungen Volkstheater und Nationaltheater.
Ancak bütün bu maden buluntular bakır ve tunçtur, altın ve gümüş buluntu ele geçmemiştir.So wurden die Räume beinahe mit Prunk überladen: „Alles ist mit Gold und Schmuck ausstaffiert.
Bunun üzerine prenses, Koç'as için de bir bakır mezar yaptırır ve adına ölü yemeği (хьадэӀус) dağıtır.Die Schrift hat verkündet das, wie ein Tod den andern fraß, ein Spott aus dem Tod ist worden.
Yine o dönemde Bakırköyspor'a gitme durumu oldu ancak bu defa da bir sakatlık yaşadı.Sie gewannen zwar wieder, doch auch diesmal kam es zum Skandal.
Potasyum ve bakır sanayi bunların başlıcalarıdır.Shoppen und Liebesabenteuer sind dabei die Hauptbeschäftigungen.
(Özgürlük Heykeli'nin yapımında buradaki bakırlar kullanılmıştır.)(Man kann das durchaus mit der in Frankreich entworfenen und gefertigten Freiheitsstatue vergleichen.)
2008 sezonunun başında Marco van Basten Bakırcıoğlu'nu tercih etmeyeceğini söyledi.Ende 2008 gab Mario Lang bekannt, nicht mehr als Solokünstler auftreten zu wollen.
Dünya bakır üretiminin %17'si bu yataklardan sağlanır.Über 70 % der Haushalte nutzen diese Fleischlieferanten.
1931, Bakırköy - ö.Jerusalem : Freund, 1941 Die Kreatur.
Kendilerinden daha ağır olan Soylu Bakırlar bile Sarı Orakçılardan daha hızlı uçar (ama daha kısa mesafe).Ihre Flügel sind deutlich schmäler als die Schenkel (Femora) der Hinterbeine.
Bakire olanı alırsan, her şeyi ile senindir, hazinedir.Wer sie erlöst, dem gehört der ganze Schatz.
Bakır elektriği iyi iletir.Le cuivre conduit bien l'électricité.
Tam onu bir ateş haline getirince, "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim." dedi.Puis, lorsqu’il l’eut rendu fournaise, il dit : "Apportez-moi du cuivre fondu, que je le déverse dessus".
Bakır follis de 11 gramdan 8 ile 9 gram arasında bir ağırlığa düştü.Le follis de cuivre vit également son poids passer de 11 à environ 8 ou 9 grammes.
Japonya bu dönemde, bakır ve gümüşün büyük bir ihracatçısı olmuştu.Le Japon devient un exportateur majeur de cuivre et d'argent durant cette période.
Bunun yanında dünyadaki en büyük bakır rezervleri, Filipinler'dedir.Une des plus fortes concentrations de requins-baleines dans le monde se trouve aux Philippines.
Gerçek ölüm nedeni bakır zehirlenmesidir.La cause de la mort est un empoisonnement.
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.Il n'y eut plus dès lors que des monnaies d'argent.
Bakır ve halı işlemeciliği ise, geleneksel el sanatlarıdır.Le métier à tisser et le traitement du coir sont les industries traditionnelles.
Kubbe 1783'te tamamlanmıştır ve 20. yüzyılda bakır levhalarla kaplanmıştır.Vendue en 1784, elle est transformée en chai à vin le siècle suivant.
Bakire Meryem Ve Bebek İsa Evliyalarla Birlikte , Narbonne, Güzel Sanatlar Ve Tarih Müzesi.Vierge à l’Enfant avec des saints, musée d'art et d'histoire de Narbonne.
Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi de Er'i 50 bin lira tazminat cezasına çarptırdı.8° liaison où demeure Leur procureur 50 s. de rente.
Örneğin, bakır veya platinyum.Par exemple billard et pillard.
Afganistan çok zengin bakır rezervine sahiptir.L'Afrique est réputée avoir un sous-sol extrêmement riche.
6. yüzyılda Partenon Bakire Meryem`e adanan bir kiliseye çevrilmiştir.Ce n'est qu'au Xe siècle que le Parthénon est de façon attestée devenu une église dédiée à la Vierge Marie.
İniş iletkenleri 50 mm2 som bakır ve döşeneceği zeminden 5 cm açıkta olacak şekilde olmalıdır.Il sera nécessaire de les semer dans des boîtes à semis à mi- ombre avec 15 cm de terre au moins en dessous.
İstanbul'un Bakırköy ilçesinde doğmuştur.Le méchant de Bollywood est né.
Bu sırada mangır denilen bakır paralar geçmez oldu ve piyasadan kaldırıldı.Le siège proprement dit a été vendu aux enchères et a depuis lors disparu.
Fakat Daphne, bakire kalmaya yemin etmiştir.Elle s'est juré de protéger Nanoha.
Temel İletken: Çıplak bakır.Article détaillé : Pelote à main nue.
Bakire Meryem bir göğsü açık olarak vurgulanmaktadır.La Vierge Marie a les mains sur sa poitrine.
Bakır Çağı'nın bir diğer adı Maden Taş Çağı'dır.La « Génération Terrible » est une nouvelle période de l'Âge d'Or de la Piraterie.
Bakır tırnaklıdır.Crotte de nez.
Bakır şeride paralel bir manyetik ibre yerleştirildi.On est ramené à un problème de pendule paramétrique.
Murgul Bakır İşletmelerinde görev yapmıştır.Henri : âne travaillant à Réserves en Stock.
Santa Cruz eyaletinde bakır çıkar.Il est issu du cargo Santa Cruz.
Maltlanmış arpanın birası bakır imbiklerde ağır ağır damıtılıyordu.La culture de la bière reste néanmoins fortement ancrée dans les mœurs lilloises.
Sağ tarafta kırmızı bakır görüntülenmektedir.Virage à droite au feu rouge.
5 Kasım 2010'da Çağrı Mert Bakırcı liderliğinde kurulmuştur.A son retour le 5 décembre, elle est couronnée par le cardinal Gracias.
Bakır, eski Mısır'da alet yapımında kullanılan en önemli madendi.Cependant, le cuivre est le métal le plus courant dans la fabrication d'outils dans l'Égypte antique.
Ne var ki Angela bakire çıkmaz.Dominique ne sait pas patiner.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod