Sonraki 200 yılda çocuk İsa'nın bir bakirenin kucağında oturur pozisyondan ayağa kalktığını gördük.במהלך 200 השנים לאחר מכן אנחנו רואים את ישו כתינוק עובר ממצב ישיבה למצב עמידה,
Sonraki 200 yılda çocuk İsa'nın bir bakirenin kucağında oturur pozisyondan ayağa kalktığını gördük.وعلى مدى ال 200 عام التي تلت ذلك رأينا المسيح الرضيع يغير وضعيته من الجلوس الى الوقوف
Sonraki 200 yılda çocuk İsa'nın bir bakirenin kucağında oturur pozisyondan ayağa kalktığını gördük.幼いキリストが 聖母マリアの膝の上で座る姿、立ち上がる姿が 描かれてきた
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.A következő dolog, amit megpróbáltam beszerezni, a réz volt.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Ce que j'ai ensuite essayé d'obtenir, c'était du cuivre.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Ďalšia vec, ktorú som sa pokúsil získať, bola meď.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Další věcí, kterou jsem se snažil získat, byla měď.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Das nächste Teil was ich zu bekommen versuchte war Kupfer.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.El siguiente paso fue obtener cobre.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Hal selanjutnya yang saya coba dapatkan adalah tembaga.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Het volgende punt was koper.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.다음의 차례를 제가 구리를 구하려고 한 것이었죠.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Kolejną rzeczą na liście była miedź.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Seuraavaksi yritin saada kuparia.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Următorul lucru pe care am încercat să-l obţin a fost cuprul.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Vật liệu kế tiếp mà tôi cần làm là đồng.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Дальше я пытался достать медь.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Наступне, що я намагався добути - мідь.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.Следващото нещо, което се опитвах да направя беше мед.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.הדבר הבא שניסיתי להפיק זה נחושת.
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.ان المادة التالية التي حاولت ان احصل عليها .. هي النحاس
Sonraki elde etmeye çalıştığım şeyse bakırdı.同じように ここも
Teğmen Solanas bana... ...senin Bakire Pillar'a ait semboller taşıdığını söyledi.Je to res?
Teğmen Solanas bana... ...senin Bakire Pillar'a ait semboller taşıdığını söyledi.Poručík Solanas mi řekl, že máš nějaký přívěšek svaté Pany Pillar.
Teğmen Solanas bana... ...senin Bakire Pillar'a ait semboller taşıdığını söyledi.Powiedział też... ...że oznajmiłaś iż jesteś siostrą zakonną. czy to prawda?
Teğmen Solanas bana... ...senin Bakire Pillar'a ait semboller taşıdığını söyledi.Ο υπολοχαγός Σολάνας μου είπε... ...ότι έχετε κάποια λείψανα της Παναγίας του Πυλώνα.
Teğmen Solanas bana... ...senin Bakire Pillar'a ait semboller taşıdığını söyledi.Лейтенант Соланас ми каза,... ...че знаеш къде са реликвите от Девата на Пилар.
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,A jeśli przyjrzymy się czystej zachodniej Australii...
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,Et si on regarde un environnement très pur comme l'ouest de l'Australie,
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,Ha pedig egy olyan ősi környezetről van szó, mint Nyugat-Ausztrália,
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,Keď sa pozrieme na panenské prostredie ako západná Austrália,
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,순수 자연이 살아있는 호주 서부의 환경을 봅시다.
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,Se observarmos este cenário lindíssimo no oeste da Austrália,
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,Se osserviamo un ambiente incontaminato come l'Australia occidentale,
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,Și dacă ne uităm la medii neprihănite ca Australia de vest,
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,Và nếu chúng ta nhìn trong môi trường nguyên sơ nhất như Tây Úc,
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,Y si miramos en ambientes muy prístinos como el occidente de Australia
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,А ако разгледаме много първична среда като западна Австралия,
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,А если мы обратимся к совершенно нетронутой природе, как в западной Австралии,
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,ואם אנחנו מסתכלים על קדמונית מאוד כמו מערב אוסטרליה,
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,واذا نظرنا الى بيئة نقية غير مضطربة مثل شرق استراليا
Ve Batı Avustralya gibi bakir bir çevreye bakarsak,ラーズ・バイダー氏が研究しています
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.A to boli oceľ, sľuda, plast, meď a nikel.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.Baja, mika, plastik, tembaga, dan nikel.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.Et c'était l'acier, le mica, le plastique, le cuivre et le nickel.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.Ezek: acél, csillám, műanyag, réz és nikkel.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.Iar acestea erau oţelul, mica, plasticul, cuprul şi nichelul.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.Ja ne olivat teräs, kiille, muovi, kupari ja nikkeli.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.그것들은 강철과 운모, 플라스틱, 구리와 니켈입니다.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.l'acciaio, la micca, la plastica, il rame e il nickel.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.Und das waren Stahl, Glimmer, Plastik, Kupfer und Nickel.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.Và chúng là thép, mi-ca, nhựa, đồng và mạ kền.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.И това бяха стомана, слюда, пластмаса, мед и никел.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.И это были сталь, слюда, пластик, медь и никель.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.Це були: сталь, слюда, пластик, мідь та нікель.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.ואלה היו פלדה, הסיליקט מיקה, פלסטיק, נחושת וניקל.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.سوف ابدأ بالفولاذ .. البلاستيك .. النحاس النيكل و معدن الميكا
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.プラスチック 銅 そしてニッケルです 鋼から始めましょう どうすれば鋼を作れるでしょうか?
Ve tamamen bakir bir pazar.C'est un marché absolument vierge.
Ve tamamen bakir bir pazar.Dan ini pasar yang sama sekali belum terjamah.