bakarsın ile cümle
bakarsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Metroda sıkılırsınız ve bir şeylere bakarsınız.지하철에서 정말 지루해서 뭔가 응시하다가
Metroda sıkılırsınız ve bir şeylere bakarsınız.אתם באמת משועממים בתחתית, ואתם מעיין בוהים במשהו.
Metroda sıkılırsınız ve bir şeylere bakarsınız.تجلس في القطار ويغمرك الملل، وتحدق في أي شيء
Metroda sıkılırsınız ve bir şeylere bakarsınız.しばらく時間はかかりますが
Nasıl birinin özel fotoğraf albümüne bakarsın?- Mi, mi, mi? - Valaki más szobájában!
Nasıl birinin özel fotoğraf albümüne bakarsın?Vous n'avez pas le droit ! - Quoi, quoi, quoi ? - Dans la chambre de quelqu'un d'autre !
Nasıl birinin özel fotoğraf albümüne bakarsın?Πως μπορείς να δεις το προσωπικό άλμπουμ κάποιου;
Nasıl birinin özel fotoğraf albümüne bakarsın?عندما تذهب لمنزل خطيبتك
Neler oluyor dersiniz ve kuşa bakarsınız.당신은 어리둥절해하며 새를 쳐다봅니다
Neler oluyor dersiniz ve kuşa bakarsınız.Nu siger vi: Hvad foregår der? Vi kigger på fuglen.
Neler oluyor dersiniz ve kuşa bakarsınız.أنت تقول ما الي يحدث و تنظر للطائر
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Also siehst du dich um, wo du landest. und du versuchst dich vorzubereiten.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Así que miras alrededor, donde vas a aterrizar, tratas de prepararte.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.A tak se rozhlížíte, kam byste tak přistáli, zkoušíte se na to připravit.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Donc, vous regardez autour de vous, où vous allez atterrir, vous essayez de vous préparer.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Dus je kijkt om je heen, waar je gaat landen, en je probeert je voor te bereiden.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Jadi Anda melihat sekeliling, di mana Anda akan mendarat, Anda mempersiapkan diri Anda.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.그래서 착륙하게 될 장소 주위를 살피며 마음의 준비를 합니다.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Körbenézel, hova fogsz landolni, próbálsz felkészülni.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Olhamos em volta, para onde vamos aterrar, tentamos preparar-nos.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Poobzeráte sa, kde by ste pristáli, snažíte sa pripraviť.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Så man ser sig omkring, mens man skal til at lande, prøver man at klargøre sig selv.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Te uiți în jur, unde vei ateriza, încerci să te pregătești.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Thế là bạn nhìn quanh: hạ cánh ở đâu bây giờ. bạn cố gắng sẵn sàng.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Ti guardi attorno, dov'è che stai per atterrare, cerchi di prepararti.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Więc patrzysz gdzie wylądujesz, próbujesz się przygotować.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Κοιτάς, λοιπόν, γύρω σου, πού θα προσγειωθείς, προσπαθείς να προετοιμάσεις τον εαυτό σου.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.Итак Вы осматриваетесь, куда будете приземляться, пытаетесь подготовить себя.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.אז אתה מסתכל מסביב, היכן אתה הולך לנחות, אתה מנסה להיות מוכן.
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.حسناً .. تنظر من حولك .. والى اين ستهبط وتحاول ان تهيء نفسك
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.準備をします そして地上に近づいたら リュックサックを体の下に移動します
Olasılık dağılımına bakarsınız ,kesintili olasılık dağılımı. -Bem, você pode olhar na distribuição de probabilidades, a distribuição discreta de probabilidades.
Olasılık dağılımına bakarsınız ,kesintili olasılık dağılımı. -Eh bien, vous pouvez regarder la distribution de probabilité, la distribution de probabilité discrète.
Olasılık dağılımına bakarsınız ,kesintili olasılık dağılımı. -Podíváme se na rozdělení pravděpodobnosti, na diskrétní rozdělení pravděpodobnosti.
Olasılık dağılımına bakarsınız ,kesintili olasılık dağılımı. -Ами можем да погледнем вероятностното разпределение, дискретното вероятностно разпределение.
Orion'a bakarsınız, sanki baş aşağı gibi duruyor.Bunun nedeniSe se encuentra en la intersección de esta línea de declinación y el primer celestial meridiano.
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Díváte se do svého iPhonu nebo Androida, abych na nikoho nezapomněla.
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Estás sentado, mirando al iPhone, o al Android, sin tratar de excluir a nadie.
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Näpräät kännykkääsi kerrot kaikille missä mennään.
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Nézegetjük az iPhone-unkat -- vagy az Androidunkat, nehogy bárkit is kihagyjunk.
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Ви сідаєте, дивитесь у свій iPhone або Android, намагаючись нікого не випустити з виду.
Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Вы садитесь, смотрите в Айфон или Андроид, стараясь никого не забыть.
R&D'ye bakarsınız ve orada iki ilgi alanının birleştiği insan görürsünüz.저쪽에 있는 사람들과의 연계성을 찾는 것입니다. 그럼, 연구 개발 부서 쪽을 보죠. 그리고는 두 개의 관심 영역을 가진 한 사람을 찾아냅니다.
R&D'ye bakarsınız ve orada iki ilgi alanının birleştiği insan görürsünüz.Заглянем в отдел разработок, и вот есть один связной пункт между двумя сферами интересов.
R&D'ye bakarsınız ve orada iki ilgi alanının birleştiği insan görürsünüz.קשרים מעבר לאזורים, וכך אתם יכולים להסתכל על מו"פ, וכאן אם רואים מישהו שחוצה את 2 תחומי
R&D'ye bakarsınız ve orada iki ilgi alanının birleştiği insan görürsünüz.اتصالات عبر المناطق، وهكذا قد تبدو في البحث والتطوير وهنا ترى شخص واحد يعبر المنطقتين
R&D'ye bakarsınız ve orada iki ilgi alanının birleştiği insan görürsünüz.この2つの関心領域に 共通する人がいます このような人材を取り込むことが 重要でしょう
Sen de tepkinin ne kadar çok veya az olduğuna bakarsın. Ama ne olduğunu bilemezsin.Così puoi dire:la sua è la quantità di una risposta,quanta poca risposta, ma non puoi dire cosa sia.
Sen de tepkinin ne kadar çok veya az olduğuna bakarsın.Man kann die Stärke der Reaktion messen.
Simyada ejderin nabzına bakarsın!En alkahestry, ¡tienes que leer el pulso del dragón!
Simyada ejderin nabzına bakarsın!I alkahestri læser man dragens puls.
Simyada ejderin nabzına bakarsın!I alkahestri läser man drakens puls.
Simyada ejderin nabzına bakarsın!Na alkahestry, lê-se o pulso do dragão!
Simyada ejderin nabzına bakarsın!Nell'alkahestry bisogna leggere il polso del drago!
Simyada ejderin nabzına bakarsın!W alkahestrii szukasz pulsu smoka.
Simyada ejderin nabzına bakarsın!Στην αλκαεστρία πιάνεις το σφυγμό του δράκου!
Simyada ejderin nabzına bakarsın!В алкагестрии надо считать пульс дракона!
Siz kuşa bakarsınız, kuş size bakar ve kuş kralın kulağına fısıldar. -그러자 당신은 새를 쳐다봅니다 새도 당신을 쳐다보고, 왕의 귀에 속삭입니다
Siz kuşa bakarsınız, kuş size bakar ve kuş kralın kulağına fısıldar. -S ptákem se na sebe podíváte, pták zašeptá králi do ucha a král řekne:
Siz kuşa bakarsınız, kuş size bakar ve kuş kralın kulağına fısıldar. -Vi kigger på fuglen. Fuglen kigger på os, og den hvisker noget ind i kongens øre.
İlgili Sayfalar