bakarsın ile cümle

bakarsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.Og man finder ud af at de ikke forstod det.
Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.Y descubres que no.
Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.И ето проблема с проверките.
Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.І от виникає проблема з тестуванням.
Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.אבל הנה הבעיה עם בחינות.
Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.但係你發現學生唔明白
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Bierzesz patogen, modyfikujesz go, wstrzykujesz człowiekowi lub zwierzęciu i patrzysz co się dzieje.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.병원체를 가져다가 변형시키고 사람 혹은 동물에게 주입시킵니다. 그리고는 어떤 일이 발생하는지 관찰했죠.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Se alegea un agent patogen, se modifica, se injecta într-o persoană sau un animal, și vedeai ce se întâmplă.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Uno tomaba un patógeno, lo modificaba, se lo inyectaba a una persona o animal y se veía lo que pasaba.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Παίρνεις ένα παθογόνο, το τροποποιείς, το εγχέεις σε κάποιο άτομο ή ζώο και βλέπεις τι συμβαίνει.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Беремо патогенний мікроорганізм, змінюємо його, ін'єкуємо людині чи тварині і дивимося, що вийде.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Берём патогенный микроорганизм, изменяем его, инъецируем человеку или животному и смотрим, что получится.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.Вземаш един патоген, модифицираш го, инжектираш го в човек или животно и виждаш какво се случва.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.לקחנו את הגורם למחלה, שינינו אותו, הזרקנו אותו לאדם או בהמה, ובדקנו מה קורה.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.تأخذ الميكروب, تقوم بتحويره, و حقنه في إنسان أو حيوان, و تتابع ما سيحدث.
Bir patojeni alıp, modifiye edersiniz, bir hayvan veya insana enjekte eder, onlara ne olduğuna bakarsınız.人や動物に投与したら どうなるか観察するのです この方法は多くの病原体に対して有効で
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.É possível acender uma aldeia com os olhos deste rapaz.
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.어떻게 아느냐고요? 사람들의 눈에 그 답이 있어요.
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.Και ξέρετε πως το ανακαλύπτεις; Κοιτάς στα μάτια τους.
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.Всё становится понятно по глазам.
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.ואיך יודעים זאת? מביטים בעיניים.
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.وهل تعلمون كيف يمكنكم أن تعلموا هذا ؟ عليكم بالنظر إلى أعينهم .
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.もし彼らの眼が輝いていれば、うまくやっているということ
Bütil gruba bakarsın ve dersin ki, ee, bu karbonlardan hangisi diğer iki karbona bağlanmış? .Říkáte si, který uhlík váže další dva?
Bütil gruba bakarsın ve dersin ki, ee, bu karbonlardan hangisi diğer iki karbona bağlanmış? .Итак, вы смотрите на бутильную группу и думаете о том, какой из этих углеродов присоединен к двум другим?
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.Acesta e jocul meu preferat în avioane: când ești într-un avion și te uiți pe fereastră, vezi orizontul.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.이건 제가 비행기를 탈 때 좋아하는 것인데요. 비행기를 탁 창문 밖을 볼때 지평선을 보게 되지요.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.Moja obľúbená hra v lietadlách je takáto: Keď ste v lietadle a pozeráte sa cez okno, vidíte horizont.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.W samolocie lubię taką zabawę: patrzę przez okno na horyzont patrzę przez okno na horyzont i przechylam głowę.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.Това е любимата ми игра на самолети: когато пътуваш със самолет и гледаш през прозореца, виждаш хоризонта.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.Это моя любимая игра в самолёте: когда вы в самолёте и смотрите в окно, вы видите горизонт.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.זה המשחק החביב עלי בזמן טיסה: כשאתה במטוס, ואתה מסתכל מבעד לחלון אתה רואה את האופק
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.وهذه لعبتي المفضلة في الطائرات: عندما تكونون في طائرة وتنظرون إلى الخارج عبر النافذة ، ترون الأفق.
Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz.機内から窓の外を眺めると 地平線が見えますね そして頭を横に倒すと
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.잘하고 있다고 생각하겠죠, 좋아요. 아닌가요? 그리고선 학생들이
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.Δουλεύετε λέτε, πιστεύετε πως το έχετε, έτσι; Και μαθαίνετε πως δεν το καταλαβαίνουν.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.Но потом выясняется, что они не усвоили.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.تعتقدون أنّكم فهمتم الأمر، رائع صح؟ لكن تكتشف أنّهم لم يفهموه.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.でも試験にも問題があって
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.Ei au crezut că dacă am un telescop, sunt astronom, deci ceea ce fac este să mă uit printr-un telescop.
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.왜나하면 그들이 생각하기를, 제가 망원경을 가지고 있으니 제가 천문학자일테고, 망원경을 통해 실제로 그것을 봤을것이다 라고 생각한다는거죠.
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.Myśleli, że skoro pracuję z teleskopem, jestem astronomem i patrzę sobie w teleskop.
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.Защото мислеха, че ако имаш телескоп, си астроном и това, което правиш, всъщност е да гледаш през телескопа.
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.מפני שהם חשבו שאם יש לך טלסקופ, אז אתה אסטרונום ומה שאתה עושה זה ממש להסתכל דרך הטלסקופ,
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.لأنهم ظنوا بما ان لدي منظار( تلسكوب) فأنني عالم فلك وإن ماأقوم به حقيقةَ هو النظر إلى التلسكوب
Çünkü ilk akıllarına gelen şu oldu:Astronomsanız ve bir teleskopunuz varsa... ...onunla gökyüzüne bakarsınız.つまり天文学者ならば 望遠鏡を眺めているだろう、ということです そして惑星が恒星に飲み込まれるのを見たかもしれない、と
Değil mi? Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Estão sentados, a olhar para o vosso iPhone ou para o vosso Android, tentando não excluir ninguém.
Değil mi? Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Gledate v svoj pametni telefon da ne bi koga izpustili.
Değil mi? Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Je kijkt naar je iPhone - of je Android, om niemand te vergeten.
Demiştim! Simyada ejderin nabzına bakarsın!Minähän sanoin, että alkahestryssa tulkitaan lohikäärmeen pulssia.
Eğer böyle bakarsanız, geçmişe bakarsınız ya da çok esnekseniz kendi içinize bakarsınız.Dacă veţi privi aşa, veţi privi în trecut, sau dacă sunteţi foarte flexibili, înspre interiorul vostru.
Eğer böyle bakarsanız, geçmişe bakarsınız ya da çok esnekseniz kendi içinize bakarsınız.여러분이 과거를 본다면, 혹은 여러분이 아주 유연하다면, 안을 들여다봐요. 자신의 내면을요.
Eğer böyle bakarsanız, geçmişe bakarsınız ya da çok esnekseniz kendi içinize bakarsınız.Wenn man so guckt, schaut man in die Vergangenheit oder in sich selbst hinein, wenn man sehr beweglich ist.
Eğer böyle bakarsanız, geçmişe bakarsınız ya da çok esnekseniz kendi içinize bakarsınız.Εάν κοιτάτε έτσι, κοιτάτε στο παρελθόν, ή κοιτάτε μέσα σας εάν είστε ευλύγιστοι, κοιτάτε μέσα σας.
Eğer böyle bakarsanız, geçmişe bakarsınız ya da çok esnekseniz kendi içinize bakarsınız.Ако гледаш ето така, гледаш към миналото или гледаш навътре, ако си много гъвкав, вътре в самия себе си.
Eğer böyle bakarsanız, geçmişe bakarsınız ya da çok esnekseniz kendi içinize bakarsınız.אם מביטים כך, מסתכלים אל העבר, או שמסתכלים פנימה אם מאד גמישים, לתוכנו.
Eğer böyle bakarsanız, geçmişe bakarsınız ya da çok esnekseniz kendi içinize bakarsınız.إذا كنت تبدو مثل ذلك، فأنت تنظر إلى الماضي، أو تبحث في داخل نفسك إذا كنت مرن، داخل نفسك.
Eğer böyle bakarsanız, geçmişe bakarsınız ya da çok esnekseniz kendi içinize bakarsınız.体が柔軟だと 自分の内側が見えてしまいます そしたら 総合失調症になって これまた死んでしまいます
Eğer ilgilenen varsa materyalleri youtube'a yükledim, bakarsınız.Als je dat graag ziet, heb ik op Youtube filmpjes.
İlgili Sayfalar