bakar ile cümle
bakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aşağılara bakarsak, A harfinin tekdüze tekrarını ve bir bilgisayar programını görüyorsunuz.Nederst i feltet ses en fastlåst sekvens.
Aşağılara bakarsak,Am unteren Ende der Skala die rigiden Folgen, sozusagen lauter A's.
Aşağılara bakarsak,Helemaal onder aan de schaal zie je een rigide reeks, een reeks met alleen A's.
Aşağılara bakarsak,한편, 전혀 변함없이
Aşağılara bakarsak,בקצה התחתון של הגרף,
Aşağılara bakarsak,في الطرف الأدنى من النطاق ،
Aşağılara bakarsak,単調なAばかりのシーケンスや
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.Bạn nhìn xuống thành phố Yokneam thấy mọi thứ thật bé nhỏ.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.Dan Anda melihat ke Yokneam semuanya tampak begitu kecil.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.En je kijkt neer op Yokneam, alles is zo klein.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.Et vous dirigez votre regard vers Yoqneam et tout paraît minuscule.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.Guardi giù verso Yokneam, dove tutto è così piccolo e minuscolo.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.요크남을 내려다 보면서 모든 것이 아주 작고 조그맣게 느껴질 겁니다.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.Patrzysz w dół na Yokneam, wszystko jest takie malutkie.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.Şi te uiţi în jos la Yokneam, totul e atat de mic şi mărunt.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.Und Sie schauen nach Yokneam hinunter, alles ist so klein und winzig.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.Y mira hacia abajo en Yokneam, todo es tan pequeño y diminuto.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.И поглеждате надолу към Йокнеам и всичко е толкова малко и тънко.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.И теперь мы смотрим на Йокнеам, и он кажется таким маленьким и незначительным.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.ואתם מסתכלים למטה על יקנעם, הכל כל כך קטן וזעיר.
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.وعندما تنظر الى الاسفل .. اسفل " يوكينام " ترى ان كل شيء صغير جداً
Aşağıya, Yokneam'a bakarsınız ve herşey öyle küçük görünür ki.すべてが とても小さく見えます 「アレックス あれがスタートした駐車場だ」 と言います
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.엘리베이터에서 여기까지 걸어 오면서, 무대를 지금 바라보면서, 아마도 20,500와트짜리 조명이 비치고 있는 것이 보입니다.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.Eu vinha do elevador para aqui, e olhei para o palco. Há, provavelmente 20 500 watt de luz neste momento.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.Míg elsétáltam ide a lifttől és körülnéztem a színpadon, itt legalább 20 500 wattnyi világítás van telepítve.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.Tôi đang đi từ thang máy trên này, và chỉ nhìn vào sân khấu ngay bây giờ có khoảng 20 bóng đèn 500W đang sáng
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.Veneam de la lift încoace, şi doar privind la scenă acum -- sunt probabil 20 500 watţi în lumini chiar acum.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.Я шел от лифта сюда и заметил здесь, на сцене, прямо сейчас -- что сейчас зажжено где-то 20 500 Ватт света.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.יצאתי כאן מהמעלית, ורק מלהסתכל על הבמה כרגע - יש כאן אולי 20 פנסי תאורה של 500 וואט.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.لقد مشيت من المصعد إلى هنا وبالنظر إلى المسرح الآن إذ يبدو أن هناك 20500 واط من الإضاءة الآن
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.今ステージを見ただけで 500ワットの灯りが20個使われているだろう と思います ステージの照明には約1万ワットが使われていて
Asıl sorumuza bakarsak, y burada bir dış açıydı, buradaki küçük şeklimizde de burası dış açı oluyor.빼기 b라는 것을 알 수 있습니다 그리고 이 각은 삼각형의 외각입니다
Asıl sorumuza bakarsak, y burada bir dış açıydı, buradaki küçük şeklimizde de burası dış açı oluyor.- b، اي هذه الزاوية، ثم ان هذه الزاوية، تعتبر زاوية خارجية
Asıl sorumuza bakarsak, y burada bir dış açıydı, buradaki küçük şeklimizde de burası dış açı oluyor.To je tento úhel. A tento vnější úhel...
Asıl sorumuza bakarsak, y burada bir dış açıydı, buradaki küçük şeklimizde de burası dış açı oluyor.Vinklen ved siden af er en udvendig vinkel, da den ligger uden for trekanten.
Asıl sorumuza bakarsak, y burada bir dış açıydı, buradaki küçük şeklimizde de burası dış açı oluyor.この例では,yが外角,こっちの例では,これが外角です。
Aslına bakarsak, bu Kennedy'den de önce başladı. ancak Kennedy, gönderilen danışmanların sayısını yükseltti.Das begann bereits vor Kennedy, allerdings weitete sich die Zahl der Berater unter Kennedy extrem aus.
Aslına bakarsak, bu Kennedy'den de önce başladı. ancak Kennedy, gönderilen danışmanların sayısını yükseltti.Isto realmente começou antes de Kennedy, mas Kennedy aumenta o número de conselheiros que são enviados.
Aslına bakarsak, bu Kennedy'den de önce başladı. ancak Kennedy, gönderilen danışmanların sayısını yükseltti.고문단들을 남베트남에게 보내는 정책은 케네디 정권 이전부터 시작되었다. 하지만 케네디 정권은 보내는 고문단들의 숫자를 엄청 올렸다.
Aslına bakarsak, bu Kennedy'den de önce başladı. ancak Kennedy, gönderilen danışmanların sayısını yükseltti.Toto začalo dokonce už před Kennedym a Kennedy počet těchto poradců ještě zvýšil.
Aslına bakarsak, bu Kennedy'den de önce başladı. ancak Kennedy, gönderilen danışmanların sayısını yükseltti.Właściwie zaczęło się to zanim Kennedy został prezydentem, jednak zwiększył on liczbę wysyłanych doradców.
Aslına bakarsak, bu Kennedy'den de önce başladı. ancak Kennedy, gönderilen danışmanların sayısını yükseltti.И все пак, това официално все още не било война.
Aslına bakarsak, bu Kennedy'den de önce başladı. ancak Kennedy, gönderilen danışmanların sayısını yükseltti.Хоча це почалось ще до Кеннеді, саме він збільшує кількість радників. Але формально це ще не війна.
Aslına bakarsak, bu Kennedy'den de önce başladı. ancak Kennedy, gönderilen danışmanların sayısını yükseltti.しかし、ケネディは送られて得るアドバイザーの数をエスカレートします。 それはまだ、この時点で、正式な戦争です。
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.A dir la verità, una delle donne se n'è andata e ci serve l'aiuto.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Da eine Frau gekündigt hat,brauchen wir Hilfe.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.De fapt, una dintre angajate a renuntat, asa ca avem nevoie de ajutor.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Egentligen, an av damerna har slutat så vi behöver hjälp.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Eigenlijk, een van de dames is gestopt dus we hebben hulp nodig.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Ena od delavk je dala odpoved, zato potrebujemo pomoč.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.En fait, l'employée a démissionné, donc j'ai besoin d'aide.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.사실은 아주마가 그먼뒀어 손이 좀 필요해
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Sebenarnya, salah satu pegawai keluar jadi kami butuh bantuan.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Thật ra, có một người nghỉ việc nên chúng tôi cần phụ giúp.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Właściwie jedna pracownica właśnie złożyła rezygnację więc potrzebujemy pomocy.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.Η αλήθεια είναι πως μια απ'τις σερβιτόρες παραιτήθηκε, και χρειαζόμαστε βοήθεια.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.На самом деле, одна из дам уволилась, поэтому нам нужна помощь.
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.فى الواقع لقد استقالت واحده من السيدات لذا نحن فى حاجه الى المساعده
Aslına bakarsan bayan elemanlarımızdan birisi işi bıraktı, bizim de acilen yardıma ihtiyacımız var.はいもちろんです
Aslına bakarsan, benim karım da çok kıllı.À vrai dire... ma femme, elle aussi, est poilue.