bakar ile cümle
bakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.우리는 그 파동을 볼 수는 없지만, 그 진동수가 갖는 색깔을 통해서 이야기할 수 있는 것입니다.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Mais nous pouvons dire, en regardant sa couleur, quelle est sa fréquence.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Ma possiamo dire, guardando il suo colore, qual è la frequenza.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Mas podemos dizer, pela sua cor, qual é a sua frequência.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Men vi kan se, ved at se på dets farve, hvad dets frekvens er.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Nhưng có thể chỉ ra tần số của nó dựa vào màu sắc.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Pero podemos decir, según su color, qué frecuencia tiene.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Viszont a színéből meg tudjuk mondani, mekkora a frekvenciája.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.We zien licht niet als een golf, maar dankzij de kleur kennen we wel de frequentie.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Αλλά με το χρώμα του, ξέρουμε τη συχνότητά του.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Але ми можемо сказати, дивлячись на її колір, яка в неї частота.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Но можем да кажем, като гледаме цвета й, каква е честота й.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Но мы можем определить его частоту по цвету, который видим.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.שאנחנו לא יכולים לראות אותו כגל. אבל אנחנו יכולים להגיד, על ידי הסתכלות על הצבע, מה התדירות.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.بحيث لا يمكننا أبدا أن نراه كموجة. ولكن يمكننا معرفة تردده، من خلال النظر في لونه.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.人間の目に見えるのは 最低で赤から 最高で紫までの周波数の光です
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.Aber wenn Sie mit dem nackten Auge nach oben schauen, brauchen Sie wirklich keins.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.Ale když pohlédnete pouhým okem, zjistíte, že ani žádný nepotřebujete.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.Dar poți privi și cu ochiul liber, nu ai nevoie de unul.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.De szabad szemmel is láthatóak, nincs szükség távcsőre.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.그러나, 여러분들은 맨눈으로 보실 수 있습니다. 그 어떤 망원경도 필요하지 않죠.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.lecz wystarczy popatrzeć gołym okiem. lecz wystarczy popatrzeć gołym okiem.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.Ma basta guardare in alto ad occhio nudo, non vi serve il telescopio.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.Mais juste en levant la tête et à l'œil nu, vous n'en avez vraiment pas besoin.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.Mas ao olhar para cima com o olho nu, não precisam de um.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.Namun Anda tidak memerlukan teleskop itu, cukup dengan mata telanjang.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.Nhưng chỉ cần ngước lên bầu trời bằng mắt thường, bạn thực sự không cần.đến kính thiên văn.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.Pero con mirar al cielo a simple vista, en realidad no se necesita uno.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.'Όμως απλά κοιτάζοντας ψηλά με γυμνό μάτι, πραγματικά δεν τα χρειάζεσαι.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.Но возможность наблюдать за звёздами невооружённым глазом — ещё большее удовольствие.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.Но дори само гледайки с просто око, не ви трябва такова.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.אבל רק כדי להביט למעלה בעין בלתי-מזויינת, לא ממש צריכים טלסקופ.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.لكن مجرد النظر بالعين المجردة، يغنيك عنها.
Ancak sadece çıplak gözle bakarsanız, gerçekten bir teleskoba ihtiyacınız yok.望遠鏡は必要ありません (音楽)
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.그러나 자세히 들여다 보면, 이들이 글로벌 지하드를 수행하고 있는 것이 아닙니다. 훨씬 더 현실적인 문제를 가지고 싸우고 있는 것입니다.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Maar als je nader kijkt, zie je dat ze geen mondiale jihad strijden. Ze strijden voor veel kleinere zaken.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Но ако разгледате внимателно, те не се бият за глобален джихад. Те воюват за много по-малки цели.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Но если присмотреться, они не ведут глобальный джихад. Они сражаются из-за намного более узких конфликтов.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.אבל אם תסתכלו בקפידה, הן לא עוסקות בג'יהאד עולמי. אלא נלחמות על נושאים הרבה יותר מצומצמים.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.و لكن إذا نظرنا عن قرب، إنهم لا يحاربون في جهاد عالمي إنهم يحاربون في معارك لأجل قضايا أضيق.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.彼らは国際ジハードを 闘っていないことに気付きます 彼らは より狭義的な問題に挑んでいます 民族や人種あるいは 宗派についての問題や
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Donc peu importe où vous regardez, le message, il me semble, est le même.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Dus waar je ook kijkt, de boodschap, zo lijkt het voor mij, is dezelfde.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Entonces, adondequiera que miren, me parece que el mensaje es el mismo.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Es scheint also, egal, wo man hinblickt, dieselbe Botschaft vorzuherrschen.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Insomma, ovunque ti giri il messaggio, mi sembra, è lo stesso.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.여러분이 무엇을 보던지, 그 메세지는 동일해 보입니다.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Oriunde ne uitam, mesajul este acelasi, in opinia mea.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Takže jakkoli se na to díváte, zpráva je podle mě stejná.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Takže nech sa pozriete kamkoľvek, zdá sa, že odkaz je stále rovnaký.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Tehát bármerre nézünk, ugyanazt az üzenetet találjuk.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Επομένως οπουδήποτε κι αν κοιτάξεις, το μήνυμα, νομίζω, είναι το ίδιο.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Така че, където и да гледате, посланието е, струва ми се, едно и също.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.Так что, куда ни глянь - смысл тот же.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.אז לאן שלא תסתכלו, המסר, כך נראה לי, הוא זהה:
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.هكذا أينما نظرتم، العبرة ، يبدو لي، هو نفسها.
Anlayacağınız bana öyle geliyor ki nereye bakarsanız mesaj aynı.減らすということでより多くを学べ
Annem her zaman içtiği kokteylinden bir yudum aldı, gözleri dolmuştu, ve bana bakarak şöyle dedi,A minha mãe bebeu um gole da sua bebida preferida, com as lágrimas nos olhos, olhou-me nos olhos e disse:
Annem her zaman içtiği kokteylinden bir yudum aldı, gözleri dolmuştu, ve bana bakarak şöyle dedi,Ibu saya minum sea breeze buatannya, matanya basah oleh air mata, dan ibu menatap saya dan berkata,
Annem her zaman içtiği kokteylinden bir yudum aldı, gözleri dolmuştu, ve bana bakarak şöyle dedi,저의 엄마는 엄마 특유의 씨브리즈 한 잔을 하셨습니다. 눈에는 정말로 눈물이 고여있었죠.