bakar ile cümle

bakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim.Wróćmy do budowy komórki.
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim.Αλλά ας πάμε λίγο πίσω για να δούμε την ανατομία του κυττάρου.
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim.ここに、DNA がある。
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız,그러나 이 문제의 진실은, 여러분이 BMW를 볼 때,
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Aber die Wahrheit ist, wenn man den Wagen anschaut, er sieht nicht wie ein Volvo aus.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Ale prawdę mówiąc, jeśli spojrzycie na samochód, nie wygląda on jak Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Dar adevărul este că, uitaţi-vă la maşină, nu arată ca un Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,De az igazság az, hogy ránéznek az autóra, nem úgy néz ki, mint egy Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor, Hummer'a da benzemiyor.Men sanningen är, se på den där bilen, det är knappast någon Volvo, och den ser inte ut som en Hummer.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Maar de waarheid is dat als je naar die auto kijkt, hij niet op een Volvo lijkt.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Mais la vérité est que, vous regardez cette voiture, elle ne ressemble pas à une Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Ma la verità è che se guardate quell'auto, non assomiglia a una Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Pero la verdad del asunto es que, tú miras al coche, y no tiene el aspecto de un Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Но истината по въпроса е, че поглеждаш тази кола и тя не прилича на "Волво".
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Но суть дела в том, что вы смотрите на эту машину, и она не выглядит как Вольво.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız,אבל האמת היא, שכשאתה מסתכל על הרכב הזה,
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız,ولكن حقيقة الأمر هو ، أنك تنظر إلى تلك السيارة ،
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız,それがVolvoのように見えないことです
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıAber ich stand unschlüssig; wenn man eine Uhr in die Ecke, rief er:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıAle stałem niezdecydowany, patrząc na zegar w rogu, wykrzyknął:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıAmpak sem stal Omahljiv, če gledamo na uro v kotu, je vzkliknil:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıDar am stat indecis; atunci cand cauta la un ceas in coltul, el a exclamat: "Eu vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıDe én álltam tétovázó, ha ránézünk egy órát a sarokban, s felkiáltott:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdı하지만 irresolute 서, 구석에있는 시계를 볼 때, 그는 내가 vum "외쳤다
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMaar ik stond besluiteloos; bij het kijken naar een klok in de hoek, riep hij uit:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMais je me suis irrésolu; quand on regarde une horloge dans le coin, il s'écria:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMa mi resta titubante, quando si guarda un orologio in un angolo, esclamò:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMas eu estava indeciso, quando se olha para um relógio, no canto, ele exclamou:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMen jag stod kvar, när man tittar på en klocka i hörnet, utropade han:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMen jeg stod ubeslutsom, når man ser på et ur i hjørnet, udbrød han:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıMutta minä seisoin neuvoton, kun tarkastellaan kello nurkassa, hän huudahti "Minä vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıNhưng tôi đứng irresolute, khi nhìn vào một chiếc đồng hồ trong góc, ông kêu lên "I vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıPero me quedé indeciso, al mirar un reloj en la esquina, exclamó:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıTapi aku berdiri ragu-ragu; ketika melihat jam di sudut, ia berseru "Aku vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıΑλλά στάθηκα αναποφάσιστος?
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıАле я стояв нерішучий, при погляді на годинник у кутку, він вигукнув: "Я ВУМ
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıНо аз стоях нерешителен, когато търсят по часовник в ъгъла, той възкликва: "I vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıНо я стоял нерешительный, при взгляде на часы в углу, он воскликнул:
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıאבל אני עמדתי הססני; כאשר מסתכלים שעון בפינה, הוא קרא "אני vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıولكن وقفت متردد ، وعندما تبحث في الساعة في الزاوية ، وقال انه مصيح "أنا vum
Ama kararsız durdu; köşede bir saat bakarken, o da benim VUM "diye bağırdıそれは日曜日だ - あなたはそのharpooneerまで夜を見ることは、彼がどこかにアンカーに来ている -
Ama kimyanın gözünden bakarsak önceden konuştuğumuz gibi metaller elektronlarını vermek ister.E quando pensamos de natureza metálica em um sentido de química -
Ama kimyanın gözünden bakarsak önceden konuştuğumuz gibi metaller elektronlarını vermek ister.Und wenn wir denken, der metallische Charakter in einem Chemie-Sinn--
Ama sadece bakar ve başka bir dilde konuşursanız-- evet, harika.Als je alleen kijkt en praat in een andere taal ... Tja.
Ama sadece bakar ve başka bir dilde konuşursanız-- evet, harika.Jednak jeśli tylko patrzysz, mówąc przy tym w obcym języku... Świetnie.
Ama sadece bakar ve başka bir dilde konuşursanız-- evet, harika.왼쪽두뇌로갑니다. 그래서 이렇게 그냥보고 말하고 못 알아들을 말로 이야기 합니다. 네 좋습니다.
Ama sadece bakar ve başka bir dilde konuşursanız-- evet, harika.Mais si vous regardez et parlez dans une autre langue -- oui, parfait.
Ama sadece bakar ve başka bir dilde konuşursanız-- evet, harika.Men om ni bara observerar och pratar på ett annat språk...
Ama sadece bakar ve başka bir dilde konuşursanız-- evet, harika.אז זה צד שמאל של המוח. אבל אם אתה רק מסתכל ומדבר בשפה אחרת - כן, מצוין.
Ama sadece bakar ve başka bir dilde konuşursanız-- evet, harika.ان تعتمد غلى النصف الايسر من المخ. لكن اذا اكتفيت بالنظر والتحدث بلغة اخرى-- نعم عظيم.
Ama sadece bakar ve başka bir dilde konuşursanız-- evet, harika.外国語なんかで話していると もう 掴めました
Ama yukarıya bakarsanız çelişen veri ile karşılaşacaksınız.Aber hier oben erhalten Sie widersprüchliche Daten.
Ama yukarıya bakarsanız çelişen veri ile karşılaşacaksınız.Ak sa pozriete sem hore, dostávate konfliktujúce dáta.
Ama yukarıya bakarsanız çelişen veri ile karşılaşacaksınız.Dacă priviți sus, primiți date contradictorii.
Ama yukarıya bakarsanız çelişen veri ile karşılaşacaksınız.Ha a felsőt, akkor ellentmondó adatokat kapnak.
Ama yukarıya bakarsanız çelişen veri ile karşılaşacaksınız.Hvis man ser deroppe, så får man modstridende data.
Ama yukarıya bakarsanız çelişen veri ile karşılaşacaksınız.Jeśli na górną część, wtedy otrzymujesz sprzeczne informacje.
Ama yukarıya bakarsanız çelişen veri ile karşılaşacaksınız.Jos katsotte ylös, syntyy ristiriita.
Ama yukarıya bakarsanız çelişen veri ile karşılaşacaksınız.Když se podíváte nahoru, dostanete protichůdná data.
Ama yukarıya bakarsanız çelişen veri ile karşılaşacaksınız.Nếu bạn nhìn lên đây, bạn nhận các dữ liệu mâu thuẫn.

İlgili Sayfalar