Ölen annemi düşünmeden bu resme bakamam.I cannot look at this picture without thinking of my dead mother.
Sabah güneşi o kadar parlak ki ben ona bakamam.The morning sunshine is so bright that I can't look at it.
Bu kelimeyi sözlükte bakamam. Arap alfabesini bilmiyorum.I cannot search this word in the dictionary. I don't know the Arabic alphabet.
Artık senin işine bakamam.I can't cover for you anymore.
Artık buna bakamam.I can't look at this anymore.
Onlara bakamam.I can't look at them.
Ona bakamam.I can't look at him.
Artık kendime bakamam.I can no longer take care of myself.
Ben ona bakamam.I can't look at it.
Çok iyi bakamamıştım.I didn't get to take a good look.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.He turned beet red, he wouldn't even look at me.
Bu kelimeyi sözlükte bakamam. Arap alfabesini bilmiyorum.No puedo buscar esta palabra en el diccionario. No conozco el alfabeto árabe.
Çok iyi bakamamıştım.Ik heb niet echt goed naar gekeken.
Çok iyi bakamamıştım.Jag kunde inte ta en bra titt.
Çok iyi bakamamıştım..<i>לא הצלחתי להסתכל כמו שצריך
Çok iyi bakamamıştım.<i> لم ألقي نظرة جيدة
Çok iyi bakamamıştım.<i>どんな顔してたかな?
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Divenne rosso barbabietola e non riusciva nemmeno a guardarmi.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile."Ele ficou vermelho como um pimento e nem olhava para mim.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Er wurde dunkelrot und schaute mich nicht mal an.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Han blev helt röd, och ville inte titta på mig.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Hij werd knalrood en durfde me niet eens aankijken.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Il a rougi comme une tomate sans même me regarder.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.그 사람 얼굴이 홍당무처럼 빨개지더니 날 쳐다보지도 않았다고.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Mặt anh ấy đỏ ửng lên, và thậm chí còn không nhìn em.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Nawet na mnie nie spojrzał.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Očervenel ako paprika a nechcel sa na mňa ani pozrieť.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Répavörös lett, és rám sem mert nézni.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.S-a înroșit ca o pătlăgea, nu a îndrăznit să mă privească.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Se puso rojo como un tomate y ni siquiera se atrevió a mirarme.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Wajahnya menjadi merah, dia bahkan tidak melihat saya.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Zrudl a ani se na mě nepodíval.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Κατακοκκίνισε, δεν μπορούσε να με κοιτάξει στα μάτια.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile."Він почервонів як рак і навіть не глянув на мене.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Он покраснел как свёкла и не мог даже взглянуть на меня.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.Той стана червен като цвекло, и даже не ме погледна.
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.הוא הסמיק לגמרי, ולא הצליח להביט בי,
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.وأحمر وجهه جدا حتى أنه لم يكن ينظر الى
Pancar kırmızısına dönmüş ve bana bakamamıştı bile.彼はこんな風に アメをくれました(笑)
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Aby sme tomu dali zmysel - môžem sa pozrieť na svoje pľúca - vlastne nemôžem, ale nevyzerajú byť príliš veľké.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Jenom pro představu, zvnějšku se plíce nezdají zrovna velké.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Je vais dessiner ça plus grand.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Kiedy patrzę na moje płuca -- chociaż dosłownie nie mogę tego zrobić -- nie wydają się bardzo duże.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.그럼 이해를 돕기 위해 - 저는 제 폐를 직접 볼 수는 없지만 그리 크지는 않다는 걸 압니다.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Y sólo para obtener un sentido de--puedo mirar mis pulmones--no puedo Mira, pero no parecen demasiado grandes.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Зараз подивимося на легені. Вони досить великі.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.И само за да разберете - да разгледаме моите бели дробове - не мога Да ги видя, но те не са много големи.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.אפילו אם לא רואים אותן, הן לא מאוד גדולות. אז איך יש לנו בהן מספיק חמצן -- והתשובה היא שבגלל
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.ولكي أشعر..... بإمكاني النظر لرئتي..... لاأستطيع ذلك انظر إليها ...... ولكنها ليستا كبيرتين جدا