Çocuklar birbirlerine baktı.The boys looked at each other.
Bir bilet almaya gideceğim.Bu yüzden lütfen bir dakikalığına çantalarıma bak.I'm going to go buy a ticket, so please watch my bags for a minute.
Bu, dil bilgisi bakımından doğru ama anadilli biri bunu asla böyle söylemez.It's grammatically correct, but a native would never say it like that.
34. sayfada alttan yedinci satıra bak.Look at the seventh line from the bottom on page 34.
Oh, bak, bak! Orada büyük bir gökkuşağı var!Oh, look, look! There's a big rainbow over there!
Oh, bak! Orada büyük bir yılan var!Oh, look! There's a big snake over there!
Ona bak. O güzel.Look at her. She's beautiful.
Ona bakan genç bir doktor vardı.There was a young doctor that looked after him.
Tom bir kullanılmış araba satıcısı bulmak için sarı sayfalara baktı.Tom looked in the yellow pages to find a used car dealer.
Hem Tom hem de Mary bir şey söylemeden John'a baktılar.Tom and Mary both stared at John without saying anything.
Tom pencereden gizlice bakıyordu ve Mary ve John'un öpüştüğünü gördü.Tom peeked in the window and saw Mary and John kissing.
Gitmek için güvenli olup olmadığını görmek için Tom pencereden dışarı baktı.Tom peeked out the window to see if it was safe to leave.
Tom Mary'ye ters ters baktıktı ve sonra odadan ayrıldı.Tom gave Mary a dirty look and then left the room.
Tom kapıdaki küçük pencereden baktı.Tom looked through the small window in the door.
Tom ve Mary aynada kendilerine baktılar.Tom and Mary looked at themselves in the mirror.
Tom her iki yöne bakmadan yolu geçti.Tom crossed the road without looking both ways.
Tom ve Mary birbirine şüpheyle baktı.Tom and Mary looked at each other suspiciously.
Tom buzdolabını açtı ve içine baktı.Tom opened his refrigerator and looked inside.
Tom bilgisayar ekranında ne olduğuna baktı.Tom looked at what was on the computer screen.
Tom'un çocuklarına bakmam için senin yardımın ihtiyacım var.I need you to help me take care of Tom's kids.
Tom'un çocuklarına bakmam için yardım etmeni istiyorum.I need you to help me take care of Tom's kids.
Tom ve Mary sıra ile bebeğe baktı.Tom and Mary took turns caring for the baby.
Tom pencerelerden birinden dışarı bakarak durdu.Tom stood looking out one of the windows.
Tom duvardaki delikten baktı.Tom looked through the hole in the wall.
Tom arazinin bir haritasına bakıyordu.Tom was looking at a map of the area.
Sana bakacak birine ihtiyacın olacak.You'll need someone to care for you.
Tom, Mary ona bakarken gülümsedi.Tom smiled when Mary looked at him.
Çocuklarıma bakar mısın?Would you mind watching my kids?
Tom Mary'nin kendisine baktığını fark etti.Tom noticed Mary looking at him.
Tom oturma odasına baktı.Tom looked into the living room.
Tom Mary'yi ona bakarken yakaladı.Tom caught Mary looking at him.
Tom telaş içinde etrafa bakındı.Tom looked around frantically.
Tom omzunun üzerinden baktı.Tom looked over his shoulder.
Tom etrafına bakmaya devam etti.Tom continued looking around.
Neye bakıyorsun, Tom?What're you looking at, Tom?
Tom gergin şekilde etrafına bakındı.Tom nervously looked around.
Tom sinirli olarak etrafına baktı.Tom looked around nervously.
Tom endişeyle etrafına baktı.Tom looked around anxiously.
Değişiklik olsun diye keyfine bak.Enjoy yourself for a change.
Tom Mary'ye boş boş baktı.Tom stared blankly at Mary.
Tom Mary'nin gözlerine baktı.Tom gazed into Mary's eyes.
Tom'un ne giydiğine bak.Look at what Tom's wearing.
Tom bana bakmayacak bile.Tom won't even look at me.
Tom bakmıyor gibi davrandı.Tom pretended not to look.
Tom çabucak etrafına baktı.Tom looked around quickly.
Bak, Tom, hareket etmek zorundayız.Look, Tom, we have to move.
Yeni bir çocuk bakıcısına ihtiyacımız var.We need a new babysitter.
Bize yeni bir çocuk bakıcısı lâzım.We need a new babysitter.
Tom gökyüzüne baktı.Tom looked up at the sky.
Tom etrafa bakmaya başladı.Tom began looking around.
Neye aval aval bakıyorsun?What are you gawking at?
Tom, Mary'ye bakıyordu.Tom was looking at Mary.
Tom, Mary'ye dönüp baktı.Tom stared back at Mary.
Çocuklarıma bakabilir misin?Can you babysit my boys?
Neye bakıyorsunuz?What're you looking at?
Tom sana bakıyordu.Tom was looking at you.
Tom size bakıyordu.Tom was looking at you.
Tom Mary'ye doğru baktı.Tom looked toward Mary.
Bu resimlere bak.Look at these pictures.
Bu fiyatlara bak.Look at these prices.