bakıyorum ile cümle

bakıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Neye bakıyorum?Načo sa chcem pozrieť?
Neye bakıyorum? Ne kadar ilgili olduğunuza.Я хочу дізнатися, наскільки вони зацікавлені.
Neye bakıyorum?O que é que eu vou observar?
Neye bakıyorum?Vad ska jag titta på?
Neye bakıyorum?Was schaue ich mir an?
Neye bakıyorum?Wat hou ik in de gaten?
Neye bakıyorum?Y ¿qué voy a mirar?
Neye bakıyorum?Και σε τι θα εστιάσω την προσοχή μου;
Neye bakıyorum?Какво ще гледам?
Neye bakıyorum?Что же нас интересует?
Neye bakıyorum?על מה אני אסתכל?
Neye bakıyorum?مالذي سوف اراقبه؟
Neye bakıyorum?顧客がどのくらい積極的かです
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Caminó lentamente por el lugar y se quedó mirando los rostros que también parecía mirarla.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Camminava lentamente lungo questo luogo e fissava i volti che sembrano anche fissarla.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Cô đi từ từ xuống nơi này và nhìn chằm chằm vào khuôn mặt mà dường như cũng nhìn chằm chằm vào cô ấy.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Dia berjalan perlahan-lahan menuruni tempat ini dan menatap wajah-wajah yang juga tampak menatapnya.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Ea a mers încet acest loc şi se uită la fetele care, de asemenea, părea să se holbeze la ea.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Ela caminhou lentamente este lugar e olhou para o rosto que também parecia olhar para ela.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Hän käveli hitaasti alas tässä paikassa ja tuijotti kasvoja joka myös näytti tuijottavat häntä.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Hon gick långsamt ner denna plats och stirrade på de ansikten som också verkade stirra på henne.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Hun gik langsomt ned dette sted og stirrede på de ansigter, der også syntes at stirre på hende.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Išla pomaly tomto mieste a pozeral na tváre, ktoré sa tiež zdá pozerať sa na ňu.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Ő lassan le ezt a helyet, és bámultam az arcok is tűnt bámult rá.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Sie ging langsam diesen Platz und starrte auf die Gesichter, die schien auch anstarren.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Šla pomalu tomto místě a zíral na tváře, které se rovněž zdá dívat se na ni.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Stopila počasi ta kraj in strmel v obraze, ki prav tako zdelo, da strmijo vanjo.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Szła powoli to miejsce i patrzył na twarze, które również wydaje się gapią się na nią.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Ze liep langzaam deze plaats en staarde naar de gezichten die ook leek te staren naar haar.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Вона повільно пішла вниз, це місце і подивився на осіб, які також, здавалося, погляд на неї.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Она медленно пошла вниз, это место и посмотрел на лица, которые также, казалось, взгляд на нее.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.Тя вървеше бавно по това място и се загледа към лицата, които също изглеждаше се взират в нея.
Ona bakıyorum.그녀를 응시.
Ona bakıyorum.la regardent.
Ona bakıyorum ve tam olarak bunu biliyorum.Ich schaue darauf und ich weiß es genau.
Ona bakıyorum ve tam olarak bunu biliyorum.Je le regarde, je le sais exactement.
Ona bakıyorum ve tam olarak bunu biliyorum.Lo vedo, lo so esattamente.
Ona bakıyorum ve tam olarak bunu biliyorum.Ma uit, si stiu exact.
Ona bakıyorum ve tam olarak bunu biliyorum.Podívám se na to a přesně vím.
Ona bakıyorum ve tam olarak bunu biliyorum.Tôi nhìn vào nó, và tôi biết chính xác câu trả lời.
Ona bakıyorum ve tam olarak bunu biliyorum.Поглеждам и знам точно.
Ona bakıyorum.לבהות בה.
Ona bakıyorum.حدق في وجهها.
Ona bakıyorum.彼らはインドから小さな女の子が自分でやっていたかと思っていたかのように彼女は感じた
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Čtu si o řečníkovi a jeho publikacích, abych pochopil úplný kontext.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Czytam o prelegencie, jego książkach, żeby zrozumieć cały kontekst.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Ich informiere mich zuerst über den Redner und seine Bücher, damit ich den gesamten Kontext kenne.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Ik lees over de spreker en zijn boeken, om de context te begrijpen.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Io mi informo sul background dello speaker, sulle sue pubblicazioni per avere un'idea del contesto.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Jag går och läser på om talaren, och hens böcker, Så jag får in hela sammanhanget.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.저는 연사에 관한 각종 소개와, 그의 저서도 읽습니다. 그래서 그가 말하고자 하는 전체 문맥을 이해하고자 하죠.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Olvasok az előadóról és a könyveiről, így az egészet összefüggéseiben látom.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Pozanimam se o govorcu in njegovih knjigah, da razumem ves kontekst.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Saya membaca mengenai si pembicara, dan buku-bukunya, agar saya dapat mengerti konteksnya.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Tôi đọc về diễn giả, và các cuốn sách của ông, để hiểu được toàn bộ bối cảnh.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Yo leo sobre el ponente, sobre sus libros, para entender todo el contexto.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Διαβάζω για τον ομιλητή και τα βιβλία του, ώστε να έχω μια πλήρη εικόνα.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.Я читаю о докладчике, о его книгах, чтобы понять контекст целиком.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.أذهب وأبحث عن المتحدث، وكتبه، بحيث أفهم سياق الموضوع كاملاَ.
Önce konuşmacı ile ilgili okumalar yapıyorum, kitaplarına bakıyorum, böylece bütün bağlamı anlıyorum.文脈の全体を掴もうとします この翻訳者のコミュニティによって
İlgili Sayfalar