bakıyorsun ile cümle
bakıyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Evet, Haziran'da bakıyorsunuz buradalar.Ось їхній рівень в червні, вони - ось тут.
Evet, Haziran'da bakıyorsunuz buradalar.Поглеждаш ги през септември, и те са се върнали назад.
Evet, Haziran'da bakıyorsunuz buradalar.אתה יכול לראות שביוני הם בנקודה מסוימת.
Evet, Haziran'da bakıyorsunuz buradalar.تراهم في شهر يونيو فتجدهم على مايرام،
Evet, Haziran'da bakıyorsunuz buradalar.でも9月になったら 落ちこぼれていた
Evet, Haziran'da bakıyorsunuz buradalar.你六月見到佢哋 或者會覺得佢哋成績仲可以
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.그 아이들을 9월에 보면, 아이들이 나빠졌습니다.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Betrachtet man sie im September, sind sie schlechter geworden.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Îi testezi în Septembrie - au scăzut.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Keď ich vidíte v septembri, zhoršili sa.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Kijk je in september weer, dan is dat gedaald.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Látod hol vannak júniusban, itt vannak.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.li guardate a settembre e sono peggiorati.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Man ser på dem i september, det er gået nedad for dem.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Miras dónde están en septiembre, y se han ido abajo.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.När man träffar dem igen i september har de tappat kunskaper.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Rồi bạn đến ngó chúng vào tháng 9 nhưng chúng đã đi mất rồi.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Spojrzeć na nie we wrześniu i popatrzeć jak się stoczyły.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Tu les retrouves en septembre, ils ont régressé. "
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Vemos como estão em junho e dizemos: Ok, estão aqui. Vêmo-las em setembro, e elas desceram.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.Τους βλέπεις το Σεπτέμβρη και έχουν πέσει.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.А в сентябре вы понимаете, что этот уровень упал.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.И ти казваш, ооо!
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.І подивіться на них у вересні, їхній рівень впав.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.אבל כשבודקים בספטמבר, הם ירדו ברמתם.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.و عندما تقابلهم في سبتمبر تجد مستواهم قد نزل.
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.あれま! これは1975年にハーバードで
Eylül'de bakıyorsunuz ki gerilemişler.但係你九月份再睇 佢哋嘅成績就會一落千丈
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Donc imaginez que vous regardez quelque chose comme un cable portant un feu de circulation.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Dus stel je voor dat je ergens naar kijkt bijvoorbeeld een verkeerslicht aan een kabel.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Hãy tưởng tượng bạn đang nhìn một vật như cáp điện của đèn giao thông chẳng hạn.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Imaginaţi-vă că vă uitaţi la ceva ca un cablu care susţine o lampă de trafic.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Imaginem que estão a olhar para uma coisa como um cabo que suporta um semáforo.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Imaginen que están observando algo como el cable que soporta un semáforo.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Immaginate di guardare qualcosa, come un cavo che sostiene un semaforo.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Képzeljék el hogy megfigyelnek valamit, olyasmit mint egy kábelt mely egy közlekedési lámpát tart.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.맨하탄의 교통 신호등을 지탱하고 있는 줄이 보이지요?
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Predstavte si, že sa dívate na niečo ako kábel držiaci semafor.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Představte si, že se díváte na něco jako lano na semaforu.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Så, forestil jer, I ser på noget, som et kabel, der holder et trafiklys.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Stellen Sie sich vor, sie schauen auf so etwas, wie z.B. ein Kabel, an dem eine Ampel hängt.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Widzimy drut telefoniczny. Widzimy drut telefoniczny.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Φανταστείτε ότι κοιτάζεται κάτι, όπως ένα καλώδιο που στηρίζει ένα φανάρι κυκλοφορίας.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Итак, представьте, что вы смотрите на стальной трос, к которому подвешен светофор.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.Представете си, че гледате към стоманено въже, поддържащо уличен светофар.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.אז דמיינו שאתם מסתכלים על משהו כמו כבל שתומך ברמזור.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.تخيلوا أنكم تنظرون إلى جسم ما كالسلك الذي يدعم إشارة المرور الضوئية.
Farz edelim ki, trafik ışığı kablosu gibi bir şeye bakıyorsunuz.見ていると想像してください マンハッタンの、セントラル パークにいます-あまり関係ありませんが-
Firmalar tarafından yapılan harcamalara bakıyorsunuz.Et la raison ou au moins autant que je le comprends,
Firmalar tarafından yapılan harcamalara bakıyorsunuz.ولشرح الأمر أكثر، بالنسبة للشركات اي عملية إنفاق
"Gurur" sözcüğünün anlamına bakıyorsun değil mi?Cauti cuvantul "mandrie", nu? Da.
"Gurur" sözcüğünün anlamına bakıyorsun değil mi? Evet.Cậu đang dò từ "lòng kiêu hãnh" sao?
"Gurur" sözcüğünün anlamına bakıyorsun değil mi? Evet.Du suchst nach dem Wort "Stolz", stimmt's?
"Gurur" sözcüğünün anlamına bakıyorsun değil mi? Evet.자존심이라는 단어를 찾는거지? 응
"Gurur" sözcüğünün anlamına bakıyorsun değil mi? Evet.Szukasz słowa ' duma ', zgadza się?
"Gurur" sözcüğünün anlamına bakıyorsun değil mi? Evet.Ψάχνεις τη λέξη "περηφάνια" έτσι; Ναι
"Gurur" sözcüğünün anlamına bakıyorsun değil mi? Evet.מחפשת את המילה גאווה, נכון? ...נכון.
"Gurur" sözcüğünün anlamına bakıyorsun değil mi? Evet.أنتِ تبحثين عن كلمة "الفخر" أليس كذلك؟ نعم
"Gurur" sözcüğünün anlamına bakıyorsun değil mi? Evet.見てみて
"Gurur" sözcüğünün anlamına bakıyorsun değil mi?-Hľadáš slovo hrdosť, však?