bakımı ile cümle
bakımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
TV aklınızı pasif durumda tutması bakımından zararlıdır.TV is harmful in that it keeps your mind in a passive state.
Ağaç meyve bakımından verimlidir.The tree is abundant in fruit.
Küçük kız büyükannesinin bakımına bırakıldı.The little girl was left in her grandmother's care.
Şirket tüm çalışanları için sağlık bakımı ve hayat sigortası avantajları sağlar.The company provides health care and life insurance benefits for all of its employees.
Sudi Arabistan petrol bakımından çok zengindir.Saudi Arabia is very rich in oil.
Bu ülke kömür bakımından zengindir.This country is rich in coal.
Avustralya doğal kaynaklar bakımından zengindir.Australia is rich in natural resources.
Emekli olduktan sonra, Teresa kendini yetimlerin bakımı için adamış.After retirement, Teresa devoted herself to caring for orphans.
Ben şimdi bir doktorun bakımı altındayım.I am now under a doctor's care.
İnsan oğlu konuşabilmeleri ve gülebilmeleri bakımından hayvanlardan farklıdır.Human beings differ from other animals in that they can speak and laugh.
İnsan oğlu konuşma kabiliyeti bakımından hayvanlardan farklıdır.Man is different from animals in that he has the faculty of speech.
Hiçbir iki sözcük anlam bakımından aynı değildir.No two words are identical in meaning.
Çin doğal kaynaklar bakımından zengindir.China is rich in natural resources.
Japonya doğal kaynakları bakımından zengin değildir.Japan is not rich in natural resources.
Japonya doğal kaynaklar bakımından yoksuldur.Japan is poor in natural resources.
Komşusu, o uzakta iken çocukların bakımını üslenecek.His neighbor will care for the children while she is away.
O, konuşma bakımından babasına benziyor.He resembles his father in his way of talking.
O, çocuklarının bakımı ile meşgul.She is busy with the care of her children.
O, çocuklarını teyzesinin bakımında bıraktı.She left her children in her aunt's care.
Bebek bakımında annesine yardım etti.She assisted her mother in caring for the baby.
Kör hemşire kendini yaşlıların bakımı için adadı.The blind nurse devoted herself to caring for the elderly.
Bu toprak humus bakımından zengindir.That soil is rich in humus.
İnsanlar doğarlar ve haklar bakımından özgür ve eşit kalırlar.Men are born and remain free and equal in rights.
Yangın alarmının bakımı hiç yapılmadı.The smoke alarm has never been maintained.
Bebeğin bakımı benim görevim.Taking care of the baby is my job.
"Bu cümle dil bilgisi bakımından doğrudur" cümlesi dil bilgisi bakımından doğrudur.The sentence "This sentence is grammatically correct." is grammatically correct.
Bu cümle dil bilgisi bakımından doğru görünüyor.This sentence seems to be grammatically correct.
Hapisteki bir suçlunun bakımı çok pahalıdır.Maintaining a criminal in the jail is very expensive.
Dünyada bir bakımın yok.You haven't a care in the world.
Ben bir süre için onun bakımını üstlendim.I looked after him for a period of time.
O, onun yarasının bakımını üstlendi.She cared for his wound.
Ben her zaman senin bakımını üstleneceğim.I'll always take care of you.
Bu, dil bilgisi bakımından doğru ama anadilli biri bunu asla böyle söylemez.It's grammatically correct, but a native would never say it like that.
Diş bakımı pahalıdır.Dental care is expensive.
Onu bana bırak. Ben her şeyin bakımını üstleneceğim.Leave it up to me. I'll take care of everything.
Tom bir doktorun bakımı altında.Tom is under a doctor's care.
O, çocuğunun bakımını halasına emanet etti.She entrusted the care of her child to her aunt.
Hafta sonlarında o, ikinci bir iş olarak otel temizlik ve bakımı yapar.During the weekends, she does housekeeping as a second job.
Newton'un annesi yeniden evlendi ve o, büyük annesinin bakımına bırakıldı.Newton's mother remarried and he was left in the care of his grandmother.
Peki neden onun bakımıyla ilgilenmiyorsun?So why can't you take care of it?
Onun bakımıyla ilgilenmemi istiyor musun?Would you like me to take care of it?
Çocuk teyzesinin bakımında.The child is in the care of his aunt.
İsveç'in cömert ebeveyn izni ve çocuk bakımı politikaları vardır.Sweden has generous parental leave and child care policies.
Tom büyükbabasının bakımıyla meşgul oldu.Tom took care of his grandfather.
Tom annesinin bakımını üstleniyor.Tom looks after his mother.
Çocuklarımızın bakımı yapılıyor.Our children are being cared for.
Sami akrabalarının bakımında birkaç ay geçirdi.Sami spent a few months in the care of relatives.
Salı günlerim ders bakımından çok yoğun.My Tuesdays are stuffed with classes.
Tatoeba'daki cümleler konu dağılımı bakımından dengeli mi?Is the Tatoeba Corpus genre-balanced?
Arabistan petrol bakımından zengindir.Arabia is rich in oil.
Tom anne-babasının bakımına muhtaç.Tom is dependent on his parents.
ABD petrol bakımından zengindir.The US is rich in oil.
29 Mayıs'tan sonra Heydrich, tamamen SS doktorlarının bakımına devam ediyordu.After 29 May, Heydrich was entirely in the care of SS physicians.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.The rice riots were unparalleled in modern Japanese history in terms of scope, size and violence.
Coca-Cola Sisteminde satış hacmi bakımından 5. en büyük şişeleyicidir.It is the 5th largest bottler in the Coca-Cola System in terms of sales volume.
Membranlar düzenli temizlik veya değiştirme bakımı gerektiren bir tür su filtresidir.Membranes are a type of water filter requiring regular cleaning or replacement maintenance.
Sonuc olarak, Lumia hattının bakımı Microsoft Mobile'a devredildi.As a result, the Lumia line's maintenance was transferred to Microsoft Mobile.
Thompson'ın çalışması onun "sınıf" kavramını tanımlaması bakımından da ayrıca önemliydi.Thompson's work was also significant because of the way he defined "class."
Vietnam pasaportu, işlem ücretleri bakımından dünyanın en ucuz pasaportlarından biridir.The Vietnamese passport is one of the cheapest in the world in terms of processing fees.
Virginia'nın bakımını 25 yaşındaki Marie Louise Shew üstlendi.Virginia was tended to by 25-year-old Marie Louise Shew.