bakıldı ile cümle

bakıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir açıdan bakıldığında ikisi de aynı büyüklükte ve şekilde görünüyor.Ze hebben in een griezelige mate allebei precies dezelfde grootte en vorm.
Bir açıdan bakıldığında ikisi de aynı büyüklükte ve şekilde görünüyor.Έχουν και τα δύο το ίδιο ακριβώς μέγεθος και σχήμα σε παράξενο βαθμό.
Bir açıdan bakıldığında ikisi de aynı büyüklükte ve şekilde görünüyor.И двата предмета са с еднакъв размер и форма, с минимални разлики.
Bir açıdan bakıldığında ikisi de aynı büyüklükte ve şekilde görünüyor.Оба предмета идентичной формы и размера, и поразительно схожи.
Bir açıdan bakıldığında ikisi de aynı büyüklükte ve şekilde görünüyor.הם שניהם בדיוק באותו הגודל והצורה באופן מפליא.
Bir açıdan bakıldığında ikisi de aynı büyüklükte ve şekilde görünüyor.كل منهم لهم نفس الحجم والشكل لحد ما يصعب الوصف .
Bir açıdan bakıldığında ikisi de aynı büyüklükte ve şekilde görünüyor.どちらが大きいかを測ってみましたが
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Examinée sous cet angle, leur histoire devient une histoire sur la lecture.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.In questa prospettiva la loro è una storia sulla lettura.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Kiedy tak na to patrzymy, staje się to historią o sposobie odczytania.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Aus diesem Blickwinkel gesehen, wird ihre Geschichte zu einer über das Lesen.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Če pogledamo z druge strani njihva zgodba postane zgodba o branju.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Ebből a szemszögből nézve az ő történetük az értelmezésről szól.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.이러한 관점에서 보면, 그들의 사연은 읽혀질만한 이야기가 됩니다.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Nhìn từ góc độ này, câu chuyện của họ trở thành truyện để đọc.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Pohledem z tohoto úhlu se z jejich příběhu stává příběh o čtení.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Privită din acest unghi, povestea lor devine una de interpretare.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Vanuit deze hoek bekeken, gaat hun verhaal over lezen.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Vista deste ângulo, a história deles torna-se uma história sobre a leitura.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Visto desde esta perspectiva, su historia se convierte en una de interpretación.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Αν το δείτε από αυτή την οπτική γωνία, οι ίδιοι να γίνονται ιστορία για ανάγνωση.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.З такого ракурсу важливим було, як вони зможуть прочитати історію.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.Погледнато от този ъгъл, тяхната история е история за разчитането на страховете.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.С этой перспективы они уже не писатели, а читатели своих страхов.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.כשמסתכלים מהזווית הזו, הסיפור שלהם הופך לסיפור על קריאה.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.ينظر إليها من هذه الزاوية، ويصبح لهم قصة عن القراءة.
Bu açıdan bakıldığında, onlarınki kavramak ile ilgili bir hikaye haline geliyor.これは解釈についての 物語だと わかってきます 小説家ナボコフは言っています 「最良の読者は-
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Ces lionnes, vues de loin, ont l'air de se battre.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Deze leeuwinnen, van een afstand gezien, leken ruzie te hebben.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Diese Löwinnen sehen von Weitem so aus, als würden sie kämpfen.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Disse løvinder, set på afstand, så ud til at være oppe og slås.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Estas leoas, vistas à distância, parecem estar a lutar.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Estas leonas, vistas de lejos, parecían estar peleando.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Ezek az oroszlánok messziről úgy tűnnek, mintha harcolnának.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.여기 암컷 사자들은 멀리서 봤을 때에는 싸우는 것처럼 보입니다.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Leoaicele astea, văzute de la distanţă, păreau că se luptă.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Những sư tử con này, nhìn từ xa, trông giống như chúng đang đánh nhau.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Queste leonesse, viste da una certa distanza, sembrava che stessero combattendo.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Te lwice, oglądane z daleka, wyglądają jakby walczyły.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Zdálky se zdá, že se lvice perou.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Αυτές οι λιονταρίνες, αν κάποιος τις έβλεπε από μακριά, θα νόμιζε πως μάλωναν.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Здалеку здається, що ці левиці б'ються.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Тези лъвици, снимани от разстояние, изглеждат все едно се бият.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.Эти львицы, при наблюдении издали, выглядели как дерущиеся.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.מרחוק, נראה שהלביאות האלה רבות.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.هذه اللبوات تبدوا من بعيد و كأنها تتعارك.
Bu dişi aslanlara uzaktan bakıldığında kavga ediyorlarmış gibi görünüyor.近寄って見ると 白クマとエスキモー犬と同じです
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.A widziana w tym świetle, zyskuje ona zupełnie inny wydźwięk.
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.Et sous cet éclairage, cela prend une toute autre résonance.
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.E vista sotto questa luce, assume una valenza completamente diversa.
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.In dat licht bezien heeft het een heel andere resonantie.
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.이러한 관점을 취했을 때, 이 예술 작품은 전혀 다른 울림을 가지게 됩니다.
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.Și văzută în această lumină capătă o cu totul altă rezonanță.
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.So betrachtet bekommt sie eine völlig andere Resonanz.
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.Y apreciado bajo esa luz, adopta una resonancia completamente distinta.
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.И в свете этого видения, оно приобретает совсем другое значение.
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.И погледнато в тази светлина то добива напълно различен резонанс.
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.ובאור הזה היא לובשת משמעות שונה לגמרי.
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.وأظهر -على ضوء ماسبق- أنها تأخذ صدى مختلف تماماً
Bu ışık altında bakıldığında tamamen başka bir yankı almaktadır.まったく違う奥深さが現れます 後期旧石器時代芸術の

İlgili Sayfalar