bakışlar ile cümle
bakışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.네 마음에 그 아름다운 색을 탐하지 말며 그 눈꺼풀에 홀리지 말라
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Laat haar schoonheid niet doordringen tot je hart en pas op dat ze je niet vangt met haar verleidelijke ogen.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Laß dich ihre Schöne nicht gelüsten in deinem Herzen und verfange dich nicht an ihren Augenlidern.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Lòng con chớ tham muốn sắc nó , Ðừng để mình mắc phải mí mắt nó .
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Lòng con chớ tham muốn sắc nó, Ðừng để mình mắc phải mí mắt nó.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Não cobices no teu coração a sua formosura, nem te deixes prender pelos seus olhares.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Ne kivánd az õ szépségét szivedben, és meg ne fogjon téged szemöldökeivel;
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Ne la convoite pas dans ton coeur pour sa beauté, Et ne te laisse pas séduire par ses paupières.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Ne poželi si lepote njene v srcu in s trepalnicami svojimi naj te ne ujame.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Nežádejž krásy její v srdci svém, a nechať tě nejímá víčky svými.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Nežiadaj jej krásy vo svojom srdci, a nech ťa nezajme svojimi víčkami.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Nie pożądaj piękności jej w sercu twojem, a niech cię nie łowi powiekami swemi.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Non desiderare in cuor tuo la sua bellezza; non lasciarti adescare dai suoi sguardi
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.N'o pofti în inima ta pentru frumuseţa ei, şi nu te lăsa ademenit de pleoapele ei.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Μη ορεχθης το καλλος αυτης εν τη καρδια σου και ας μη σε θηρευση δια των βλεφαρων αυτης.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Да не пожелаеш хубостта й в сърцето си; Да не те улови с клепачите си;
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Не пожелай красоты ее в сердце твоем, и да не увлечет она тебя ресницами своими;
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.אל תחמד יפיה בלבבך ואל תקחך בעפעפיה׃
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.لا تشتهين جمالها بقلبك ولا تأخذك بهدبها.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.你 心 中 不 要 戀 慕 他 的 美 色 、 也 不 要 被 他 眼 皮 勾 引
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.你 心中 不 要 戀慕 他 的 美色 、 也不 要 被 他 眼皮 勾引
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü? - Haydi...Pridi, pridi tiho ~
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü? - Haydi...С тоя външен вид съм доста заета.
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü? - Haydi...نظراتي تبقيني مشغولة جدا - هيا
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü?Mám plné ruce práce... - s péčí o svůj vzhled...
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü?Mijn uiterlijk... - Houd me te druk...
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü?Mis apariencias... - me tiene ocupado...
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü?Mis looks... - Me mantienen muy ocupado...
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü?Mitt utseende... - Hålla mig upptagen...
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü?Mon apparence... - m'occupe énormément...
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü?Vì cái vẻ ngoài của chị... - khiến cho chị luôn bận rộn...
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü?Моя внешность... - Не даёт мне покоя...
Bu insanların hayata bakışları, tavırları,지금, 그들은 다른 보기 또는 다른 공기 했다
Bunlar cennete ait varlıklar, daha ciddi bakmalarını beklerdik ancak oldukça samimi bir bakışları var.Врешті-решт, це ж небесний суд. Це зображення справді чудове і відчутно складне.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.A po tom, čo to urobí tak štyri alebo päť krát, prepláva okolo mňa s takým deprimovaným výrazom na tvári.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.Après avoir fait cela quatre ou cinq fois, elle a nagé à côté de moi avec ce regard abattu sur son visage.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.Dopo averlo fatto quattro o cinque volte ha nuotato verso di me e aveva l'aria abbattuta.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.E depois de ela ter feito isto quatro ou cinco vezes, ela nadou até mim com um olhar desapontado no focinho.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.Efter att hon gjort det fyra eller fem gånger simmade hon förbi mig med en nedstämd uppsyn.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.És miután megpróbálta ezt négyszer-ötször, odaúszott mellém, kedvetlen arckifejezéssel.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.(Gelach) Na dit 4 of 5 keer gedaan te hebben, zwom ze voorbij met een ontmoedigde blik op haar gezicht.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.Když to udělala už asi počtvrté nebo po páté, proplavala kolem mě s tímhle zkroušeným pohledem.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.그리고 그녀는 이것을 네다섯번 정도 했습니다. 그리고는 제 주위를 낙담한 표정으로 돌았습니다.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.Kun se oli tehnyt tätä neljä tai viisi kertaa, se ui ohitseni tämä pettynyt ilme kasvoillaan.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.Og efter hun gjorde dette fire eller fem gange, svømmede hun forbi mig med dette nedslåede ansigtsudtryk.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.Po 4-5 próbach, przepłynęła obok mnie ze zniechęconym wyrazem twarzy.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.Setelah empat atau lima kali melakukannya, dia berenang mendekati saya dengan tatapan kecewa di wajahnya.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.Şi după ce a făcut asta de vreo patru sau cinci ori, a înotat pe lângă mine cu o privire dezamagită pe faţă.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.Và sau khi cô nàng làm như vậy 4 hay 5 lần, cô nàng bơi cạnh tôi với vẻ thất vọng trên mặt.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.Y después de hacer esto 4 ó 5 veces nadó a mi lado con esta mirada abatida en su rostro.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.И след като направи това четири или пет пъти, тя заплува към мен с този озадачен израз на лицето си.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.І після четвертого або п'ятого разу вона пропливла повз мене з дуже пригніченим виразом обличчя.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.После того, как она проделала это 4-5 раз, она подплыла ко мне с жалостливым видом.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.ואחרי שהיא עשתה את זה כארבע או חמש פעמים, היא שחתה לידיי עם מבט מדוכא על פניה.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.وبعد 4 او 5 محاولات سبحت نحوي بهذه النظرة الغريبة على وجهها
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.がっかりした顔を私に近づけました あまり擬人化したくはありませんが 彼女は本当に
Bütün akşam adama kaçamak bakışlar atıp durdun.Egész este dobálod a szőke fürtjeidet.
Bütün akşam adama kaçamak bakışlar atıp durdun.I-ai aruncat priviri fugare toată noaptea.
Bütün akşam adama kaçamak bakışlar atıp durdun.- Sí lo provocas... ...has estado haciendo pequeñas miradas hacia él toda la noche.
Bütün akşam adama kaçamak bakışlar atıp durdun.- Sim, claro que sim... ...bem, deves ter feito alguma coisa, porque ele vem aí.