bakışlar ile cümle

bakışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinOd smrtniki, ki pade nazaj v pogled na njem, ko je bestrides leni-pacing oblaki
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinŚmiertelników, że wróci do spojrzenia na niego Kiedy bestrides lazy-stymulacji chmury
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinSmrteľníkov, že sa prepne do pohľadu na neho, keď sa bestrides lenivý, stimulácia mrakov
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinSmrtelníků, že se přepne do pohledu na něj, když se bestrides líný, stimulace mraků
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinTrong số những con người rơi trở lại cái nhìn về anh ta Khi ông bestrides những đám mây lười biếng-nhịp
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinVan de stervelingen die terug te vallen, om te zien op hem toen hij bestijgt de lazy-pacing wolken
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinΑπό θνητοί που πέφτουν πίσω στη βλέμμα πάνω του Όταν bestrides το τεμπέλης-βηματοδότησης σύννεφα
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinИз смертных, что откат к взгляд на него, когда он bestrides ленивый опережают облака
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinНа смъртните, които попадат обратно към поглед върху него, когато той bestrides мързелив на темпото облаци
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinשל בני תמותה כי ליפול לאחור כדי להביט בו כשהוא bestrides העצלה-צעדה עננים
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinمن البشر أن يرتد إلى نظرة عليه عندما bestrides السحب سرعة البطيئة ،
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinと空気の懐に応じて帆。
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››(38:14) Отступи от меня, чтобы я мог подкрепиться, прежде нежели отойду и не будет меня.
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››(39:14) Détourne de moi le regard, et laisse-moi respirer, Avant que je m`en aille et que ne sois plus!
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Abate-Ţi privirea dela mine, şi lasă-mă să răsuflu, pînă nu mă duc şi să nu mai fiu!
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Aparta de mí tu mirada, de modo que me alegre antes que me vaya y deje de ser
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Chúa ôi ! xin hãy dung_thứ tôi , để tôi hồi_sức lại Trước khi tôi đi mất , không còn nữa .
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Chúa ôi! xin hãy dung thứ tôi, để tôi hồi sức lại Trước khi tôi đi mất, không còn nữa.
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Desvia de mim o teu olhar, para que eu tome alento, antes que me vá e não exista mais.
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Jangan mengganggu aku, supaya aku sedikit senang, sebelum aku pergi dan tak ada lagi
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››주는 나를 용서하사 내가 떠나 없어지기 전에 나의 건강을 회복 시키소서
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Laß ab von mir, daß ich mich erquicke, ehe ich den hinfahre und nicht mehr hier sei.
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Prizanesi mi, da se okrepčam, preden odidem in me več ne bo.
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Se bort fra mig, så jeg kvæges, før jeg går bort og ej mer er til!
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Παυσαι απ' εμου, δια να αναλαβω δυναμιν, πριν αποδημησω και δεν υπαρχω πλεον.
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Остави ме да отдъхна, за да се съвзема Преди да си отида и да ме няма вече.
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››השע ממני ואבליגה בטרם אלך ואינני׃
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››‎اقتصر عني فاتبلج قبل ان اذهب فلا اوجد
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››求 你 寬 容 我 、 使 我 在 去 而 不 返 之 先 、 可 以 力 量 復 原
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››求 你 寬 容 我 、 使我 在 去 而 不返 之 先 、 可以 力量 復原
Ve gözlerine baktığımda bakışlarını başka yöne çeviriyorsunEt pourquoi tu tournes la tête quand je te regarde
Ve hâlâ ara sıra bakışlarımı başka yöne çevirdiğim olur; canavarlar hâlâ çok korkutuyor beni.De vez en cuando aún debo desviar la mirada, los monstruos todavía me aterran.
Ve hâlâ ara sıra bakışlarımı başka yöne çevirdiğim olur; canavarlar hâlâ çok korkutuyor beni.Talvolta mi capita ancora di distogliere lo sguardo: i mostri continuano a terrorizzarmi.
Ve hâlâ ara sıra bakışlarımı başka yöne çevirdiğim olur; canavarlar hâlâ çok korkutuyor beni.ולעיתים אני עדיין צריכה להפנות את מבטי; המפלצות עדיין מפחידות אותי.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.A pokaždé¨ jsem cítila, jak mi běhá mráz po zádech z pohledů odsouzených vězňů.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.A zakaždým som cítila hrôzostrašné pohľady odsúdených väzňov.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.Dan setiap saat, saya akan merasakan tatapan dingin dari mata para tahanan yang mengikuti saya.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.E a cada vez, eu conseguia sentir os olhares gélidos dos olhos dos condenados a seguir-me.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.E ogni volta percepivo gli sguardi agghiaccianti degli occhi dei prigionieri condannati che mi seguivano.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.És minden alkalommal éreztem, ahogy a halálraítélt rabok fagyos pillantásai követtek engem.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.Et à chaque fois, je sentais les regards froids des yeux des prisonniers condamnés qui me suivaient.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.I za każdym razem czułam na sobie mroźne spojrzenia skazanych więźniów, śledzących moje kroki.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.그리고 매 번, 저는 유죄를 선고받은 수감자들의 오싹한 시선이 느껴졌습니다.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.Şi în fiecare moment, simţeam privirile reci ale deţinuţilor urmărindu-mă.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.Telkens voelde ik hoe de priemende blikken van de veroordeelde gevangenen mij volgden.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.Und jedes Mal fühlte ich die schaurigen Blicke der Augen verurteilter Gefangener hinter mir.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.Y en cada momento sentía la mirada fría de los ojos de los condenados que me seguían.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.Και κάθε φορά, ένιωθα τα ανατριχιαστικά βλέμματα των καταδικασμένων να με ακολουθούν.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.И всеки един път, усещах пронизващите погледи на обречените затворници да ме следят.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.И каждый раз я чувствовала на себе холодящий взгляд осуждённых на смерть.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.І кожного разу я відчувала на собі холодні погляди засуджених на смерть.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.ובכל פעם הייתי מרגישה את המבטים המצמררים של עיני האסירים הנידונים עוקבות אחריי.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.و في كل مرة، كنت أشعر بنظرات السجناء التي كان يقشعر منها بدني نظرات هؤلاء السجناء المحكوم عليهم كانت تتبعني.
Ve her seferinde, gözleriyle beni takip eden mahkumların soğuk bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.有罪判決を受けた囚人から 恐怖を覚えるような視線を感じました 2年間 私は
Ve nedenle soğuk şikayetler Veya başka bir yola, burada tüm gözler bize bakışları.A dôvod, chladne svoje rozhorčenie, alebo odísť, tu sa všetky oči pohľadom na nás.
Ve nedenle soğuk şikayetler Veya başka bir yola, burada tüm gözler bize bakışları.A důvod, chladně své rozhořčení, anebo odejít, tady se všechny oči pohledem na nás.
Ve nedenle soğuk şikayetler Veya başka bir yola, burada tüm gözler bize bakışları.Dan alasan dingin keluhan Anda, Atau yang lain berangkat, di sini semua mata menatap kami.
Ve nedenle soğuk şikayetler Veya başka bir yola, burada tüm gözler bize bakışları.E a razão fria dos seus sofrimentos, Ou então partem, aqui todos os olhos olhar sobre nós.
Ve nedenle soğuk şikayetler Veya başka bir yola, burada tüm gözler bize bakışları.E la ragione freddamente di vostre lamentele, oppure partono, qui tutti gli occhi lo sguardo su di noi.
Ve nedenle soğuk şikayetler Veya başka bir yola, burada tüm gözler bize bakışları.En de reden van uw grieven koud, of anders vertrekken, hier zijn alle ogen blik op ons.

İlgili Sayfalar