bakışlar ile cümle
bakışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
- Kışkırtıcı bakışlar atıyorsun da ondan.Mert te egyfolytában provokálod őt.
- Kışkırtıcı bakışlar atıyorsun da ondan.Não pára de olhar para aqui. Bem, isso é porque estás a provocá-lo.
- Kışkırtıcı bakışlar atıyorsun da ondan.- Pentru că tot provoci contactul.
- Kışkırtıcı bakışlar atıyorsun da ondan.لأنه تستمرين باستفزاز النظر
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.Die Mädchen, zu meinem Erschrecken, wendeten den Blick ab.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.Dziewczęta, ku mojemu przerażeniu, odwróciły wzrok.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.Fetele, spre groaza mea, se fereau de privirea lor.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.그 소녀들은, 나의 공포에 그녀들의 시선을 비켜 돌렸다네.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.Las chicas, para mi horror, apartaron la mirada.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.Le ragazze, con mio orrore, distolsero lo sguardo.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.Les jeunes filles à mon plus grand désarroi se sont détournées les yeux:
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.Tot mijn verbijstering wendden de meisjes hun blik af.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.Девочки, к моему ужасу, отводили глаза.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.Момичетата, за мой ужас, отклониха взора си.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.הנערות, למרבה הזוועה, הסבו את מבטן.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.الفتيات , الى رعبي اشاحوا ببصرهم
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.A szemnek fenhéjázása és az elmének kevélysége: az istentelenek szántása, bûn.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Des regards hautains et un coeur qui s`enfle, Cette lampe des méchants, ce n`est que péché.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Hoffärtige Augen und stolzer Mut, die Leuchte der Gottlosen, ist Sünde.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Hooghartige blikken, trotse harten en alles wat een goddeloze nog meer doet, is zonde.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Hovmodige Øjne, et opblæst Hjerte, selv gudløses Nyjord er Synd.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.눈이 높은 것과 마음이 교만한 것과 악인의 형통한 것은 다 죄니라
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Mặt tự cao, lòng kiêu ngạo, Và ngọn đèn của kẻ ác, đều là tội lỗi.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Mặt tự_cao , lòng kiêu_ngạo , Và ngọn đèn của kẻ ác , đều là tội_lỗi .
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Occhi alteri e cuore superbo, lucerna degli empi, è il peccato
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Olhar altivo e coração orgulhoso, tal lâmpada dos ímpios é pecado.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Orang jahat itu berdosa, karena dikuasai oleh keangkuhan dan kesombongannya
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Pecado son la altivez de ojos y el orgullo del corazón, la lámpara de los impíos
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Privirile trufaşe şi inima îngîmfată, această candelă a celor răi, nu este decît păcat. -
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Stolta ögon och högmodigt hjärta -- de ogudaktigas lykta är dem till synd.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Stolte øine og overmodig hjerte -- de ugudeliges lampe [deres lykke] blir dem til synd.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Visoke oči in ošabno srce – svetilnica brezbožnih je greh.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Vysokosť očí a nadutá širokosť srdca jako i gazdovanie bezbožných je hriech.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Vysokost očí, širokost srdce, a orání bezbožných jest hříchem.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Wyniosłość oczu i nadętość serca, i oranie niepobożnych są grzechem.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Ylpeät silmät ja pöyhkeä sydän - jumalattomien lamppu - ovat syntiä.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Το επηρμενον ομμα και η αλαζων καρδια, ο λυχνος των ασεβων, ειναι αμαρτια.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Гордость очей и надменность сердца, отличающие нечестивых, – грех.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Надигнато око и горделиво сърце, Които за нечестивите са светилник, е грях.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.רום עינים ורחב לב נר רשעים חטאת׃
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.طموح العينين وانتفاخ القلب نور الاشرار خطية.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.惡 人 發 達 、 眼 高 心 傲 、 這 乃 是 罪 . 〔 發 達 原 文 作 燈
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.惡人 發達 、 眼高心傲 、 這乃 是 罪 . 〔 發達 原文 作燈
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Angin utara pasti mendatangkan hujan; begitu pula pergunjingan pasti menimbulkan kemarahan
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Az északi szél esõt szül; és haragos ábrázatot a suttogó nyelv.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.De noordenwind brengt regen; roddel en achterklap leiden tot boze gezichten.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Der Nordwind bringt Ungewitter, und die heimliche Zunge macht saures Angesicht.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.El viento del norte trae la lluvia; y la lengua detractora, el rostro airado
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Gió bắc sanh ra mưa ; Còn lưỡi nói hành cách kín_đáo gây cho mặt_mày giận_dữ .
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Gió bắc sanh ra mưa; Còn lưỡi nói hành cách kín đáo gây cho mặt mày giận dữ.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Jako wiatr północny deszcz przynosi: tak przynosi twarz gniewliwą język uszczypliwy.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.북풍이 비를 일으킴 같이 참소하는 혀는 사람의 얼굴에 분을 일으키느니라
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.La tramontana porta la pioggia, un parlare in segreto provoca lo sdegno sul volto
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Le vent du nord enfante la pluie, Et la langue mystérieuse un visage irrité.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordanvind föder regn och en tasslande tunga mulna ansikten.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind føder regn, og en tunge som hvisker i lønndom, volder sure miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind fremkalder Regn, bagtalende Tunge vrede Miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.O vento norte traz chuva, e a língua caluniadora, o rosto irado.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Pohjatuuli saa aikaan sateen ja salainen kielittely vihaiset kasvot.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Severni veter rodi dež: tako obrekljiv jezik lice nejevoljno.