"Ash, kuaförüm Antonio'yu tanıyor musun? gerçekten çok iyi biri ve asla bir kız arkadaştan da bahsetmedi""Ash, kennst Du meinen Friseur Antonio, er ist wirklich gut und er hat nie eine Freundin erwähnt."
"Ash, kuaförüm Antonio'yu tanıyor musun? gerçekten çok iyi biri ve asla bir kız arkadaştan da bahsetmedi""Ash, tu connais mon coiffeur Antonio, il est vraiment doué et il n'a jamais parlé d'une petite amie."
Aslında bütün bunlardan bahsetmeden önce bazı temel kurallara ihtiyacımız varقبل ان ابدا التحدث عن ذلك, نحتاج نوعا ما الي
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.De fapt, cred că greșim chiar şi atunci când vorbim despre cancer ca despre un lucru.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.Et en fait, je pense que nous avons même tort quand nous parlons du cancer comme d'une chose.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.Ik denk zelfs dat we verkeerd bezig zijn als we over kanker als over een ding praten.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.Infatti, penso che già sbagliamo a parlare del cancro come di una cosa.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.I tak naprawdę, uważam, że również mylimy się, kiedy mówimy o raku jako o rzeczy.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.그리고 사실, 암을 하나로 지칭하는 것이야 말로 정말 잘못된 것이라고 생각합니다.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.Und in der Tat glaube ich, dass wir sogar falsch liegen, wenn wir von Krebs als eine Sache sprechen.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.Valójában azt gondolom, hogy a rákról egyáltalán nem is mint "dologról" kell beszélnünk.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.Y de hecho, creo que estamos incluso equivocados cuando hablamos del cáncer como una cosa.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.Μάλιστα, νομίζω ότι κάνουμε λάθος να μιλάμε για τον καρκίνο σαν ένα πράγμα.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.И всъщност, мисля, че ние не сме прави, когато говорим за рака като за нещо.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.Мне кажется, мы ошибаемся, когда мы говорим о раке, как о вещи.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.ובעצם, אני חושב שאנחנו אף טועים כאשר אנו מדברים על סרטן בתור "דבר".
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.و في واقع الأمر، أظن أننا مخطئون عندما نتكلم عن السرطان كشئ.
Aslında, düşünüyorum da, sanırım kanserden bir nesne gibi bahsetmek bile hata.考えるのは間違っていると思います 大きな間違いだと思います
Ayrıca, yas ya da matem sürecinden de bahsetmeyeceğiz.이야기하지 않습니다. 또한 사랑하는 사람을 잃고 어떻게 실의에 빠지는지 또한 사랑하는 사람을 잃고 어떻게 실의에 빠지는지
Ayrıca, yas ya da matem sürecinden de bahsetmeyeceğiz.Мы не будем говорить о том, как людей охватывает горе и чувство утраты.
Ayrıca, yas ya da matem sürecinden de bahsetmeyeceğiz.כך. אנו לא נדבר על תהליכי האבל והשכול.
Bahsedip bahsetmediğinden emin değilim.Tôi không biết cô ấy đã nhắc đến chưa.
Bahsetme dediysem bahsetme.Ha azt mondom, hogy ne, akkor ne.
Bahsetme dediysem bahsetme.Si je te dis de ne pas le faire, ne le fais pas.
Bahsetme dediysem bahsetme.Αν σου λέω να μην το κάνεις, τότε να μην το κάνεις.
Bahsetme dediysem bahsetme.اذا قلت لا فلا
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Ada sebuah kisah yang ingin saya sampaikan.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Aș -- e o poveste pe care aș vrea să v-o spun.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.C'è una storia che vi voglio raccontare.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Chciałabym -- jest jedna historia, o której chciałabym wspomnieć.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Er is een verhaal dat ik graag wil aanhalen.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Há uma história que gostaria de contar.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Ich - ich würde gerne eine Geschichte erzählen.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Je - il y a une histoire que j'aimerais juste mentionner - .
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Je jedna príhoda, ktorú by som chcela spomenúť.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.제가 하고 싶은 한 이야기가 있습니다.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Me gustaría comentar una historia.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Szeretnék -- van egy történet, amit szeretenék itt felhozni.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Θα ήθελα να σας πω μια ιστορία.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Бих... бих искала просто да спомена една история.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.Хочется рассказать вам одну историю.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.יש סיפור אחד שאני רוצה להזכיר.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.أريد -- وهناك قصة واحدة أريد فقط سردها.
Bahsetmek istediğim bir hikaye var.出典は「イーリアス」ですが この崇高な精神性についてです
Bahsetmek istediğim bir nokta daha var. Binom teoremini bilmemiz gerektiğini söyledim.Ještě bych zdůraznil, že na začátku jsem říkal, že je třeba znát binomickou větu.
Bahsetmek istediğim bir nokta daha var. Binom teoremini bilmemiz gerektiğini söyledim.Otra cosa que quería señalar es, sabes dije hemos tenido que conocer el teorema del binomio.
Bahsetmek istediğim bir nokta daha var.شيئ آخر اردت ان اشير اليه هو، تعلمون انني قلت ان
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.A = vertice dell'angolo A = origine semirette AB e AC
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.de l'angle. Donc, la prochaine chose que je voudrais démontrer est comment on nomme un angle
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.del ángulo. Entonces lo siguiente que quiero pensar es como nombrar o etiquetar un ángulo.
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.des Winkels. Als nächstes müssen wir uns Gedanken machen, wie wir einen Winkel bezeichnen.
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.do ângulo. Então a próxima coisa que eu quero saber é como nomear o ângulo
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.i vinklen. Men hvordan betegner man en vinkel?
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.kąta, więc następną rzeczą o której chcę powiedzieć jest jak oznaczamy, jak oznaczamy kąt
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.각의 꼭짓점이라고도 할 수 있어요
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.uhla. Ďalšia vec, ktorej sa ideme venovať je, ako označovať takéto uhly.
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.unghiului. Următorul lucru important este notația cu care etichetăm unghiul.
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.van deze hoek. Dus wat ik wil waar je over na gaat denken is hoe labelen we deze. Hoe labelen we een hoek
Bahsetmek istedigim bir sonraki sey isimlendirme, bi acinin nasil isimlendirilmesi gerektigi.الزاوية، اذاً الشيئ التالي الذي اريد التفكير به هو كيفية تسمية، كيف نسمي الزاوية
Bahsetmek istediğim ikinci genel kural da şu:A cause de conflits d'intérêts.