bahsediyor ile cümle

bahsediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.A Biblia egyébként beszél a kognitív pszichológiáról, egy elég kezdetleges kognitív pszichológiáról.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.A Bíblia fala sobre psicologia cognitiva, uma psicologia cognitiva muito primitiva.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.Bibeln pratar faktiskt om kognitiv psykologi, väldigt enkel kognitiv psykologi.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.Bible ve skutečnosti mluví o kognitivní psychologii, velmi primitivní kognitivní psychologii.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.Biblija v bistvu tudi govori o kognitivni psihologiji, zelo prvobitni obliki kognitivne psihologije.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.De Bijbel vertelt ook over cognitieve psychologie, behoorlijk primitieve cognitieve psychologie.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.Effettivamente la Bibbia parla di psicologia cognitiva, una psicologia cognitiva molto primordiale.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.En fait la Bible parle de psychologie cognitive, de la psychologie cognitive très primitive.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.Kitab Suci sebenarnya berbicara mengenai psikologi kognitif psikologi kognitif yang paling primitif
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.성경은 실제로 인지심리학에 대해 이야기를 합니다. 아주 기초적인 인지심리학이죠.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.La Biblia habla de verdad de la psicología cognitiva, una psicología cognitiva muy primitiva.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.Tatsächlich spricht die Bibel von Kognitiver Psychologie, sehr primitiver Kognitiver Psychologie.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.Thực tế kinh thánh nói về nhận thức tâm lý. những nhận thức tâm lý rất cổ xưa.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.Właściwie Biblia mówi o psychologii kognitywnej, bardzo prymitywnej.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.Η Βίβλος μιλάει για γνωστική ψυχολογία, πολύ πρωτόγονη γνωστική ψυχολογία.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.Библия на самом деле говорит о методах когнитивной психологии, очень примитивных методах.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.Всъщност в Библията се споменава за когнитивната психология, една много примитивна когнитивна психология.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.למעשה התנ"ך מדבר על פסיכולוגיה קוגנטיבית, פסיכולוגיה קוגנטיבית פרימיטיבית מאוד.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.كان الكتاب المقدس في الواقع يتحدث عن علم النفس الإدراكي علم النفس الإدراكي البدائي جدا.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.もっとも初期の認知心理学です 微笑めば幸せになるという諺がありますが
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.聖經嘅內容實際上喺是關於認知心理學, 最基礎嘅認知心理學。
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.Aceasta femeie e in Anglia, si traieste -- a trait o viata in care vorbea despre ea -- despre ce facea.
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.Cô gái đó ở Anh, và cô ấy sống -- đã sống để kể về bản thân -- về những gì mà cô ấy đã trải qua.
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.Dat deze vrouw in Engeland is, en ze leeft -- ze leefde een leven waarin ze praatte over wat ze deed.
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.Diese Frau ist in England, und sie lebt - sie lebte ein Leben und sprach darüber, was sie tat.
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.그녀는 영국에 살구요 그리고 그녀는 -- 일상에 무엇을 하며 지내는지 자신에 대한
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.Ona była z Anglii i żyje... żyła w świecie w którym mówiła co robi. żyła w świecie w którym mówiła co robi.
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.Que cette femme en Angleterre, qui vit -- dans sa vie, elle parlait d'elle -- de ce qu'elle faisait.
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.Questa donna è in Inghilterra e vive -- viveva una vita dove parlava della sua -- di quello che stava facendo.
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.Že tato žena v Anglii, žije - žila - život, ve kterém mluvila o tom, co dělala.
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.Че тази жена е в Англия, и живее - живееше живот, в който говореше за себе си - за това какво прави.
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.Эта женщина из Англии и она живёт - она прожила жизнь, в которой рассказывала о том, что она делала.
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.שהאשה הזו באנגליה, והיא חייה -- היא חייתה חיים איפה שהיא דיברה עליהם --
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.هذه المرأة كانت في إنجلترا، وقد عاشت .. عاشت حياةوكانت تحدثنا عن ..
İngiltere'deki bu kadın, orada yaşıyor -- oradaki hayatından, ne yaptığından bahsediyordu.彼女は そこで彼女は自分自身について、何をしていたのか 語っていたのです
Inhisari yenilikten bahsetmiyoruz. Herkesi kapsayan yenilikten bahsediyoruz.Bạn không nói về sự sáng tạo độc quyền cho một số ít mà là sự sáng tạo toàn bộ.
Inhisari yenilikten bahsetmiyoruz. Herkesi kapsayan yenilikten bahsediyoruz.No hablamos de innovación exclusiva, sino de innovación inclusiva.
Inhisari yenilikten bahsetmiyoruz. Herkesi kapsayan yenilikten bahsediyoruz.Не става дума за изключителна иновация, а за включваща (обхващаща).
"insanın yükselişi"nden bahsediyoruz."인간의 진보"를 말합니다.
"insanın yükselişi"nden bahsediyoruz."άνοδος του ανθρώπου".
"insanın yükselişi"nden bahsediyoruz.ומדברים על "עליונות האדם".
"insanın yükselişi"nden bahsediyoruz.ونتحدث عن "كمال البشر"
"insanın yükselişi"nden bahsediyoruz.生物同士の相互関連を 科学的には理解していますが
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.사람들은 저에게 그들의 삶, 기억, 열망을 말해줍니다 사람들은 저에게 그들의 삶, 기억, 열망을 말해줍니다
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.Les gens me racontent leurs vies, leurs souvenirs, leurs aspirations, et je crée un paysage mental.
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.Lidé mi popisují své životy, jejich vzpomínky, jejich touhy.
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.אנשים מספרים לי על חייהם, זיכרונותיהם, מאווייהם,
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.لكن الآخرين يخبروني عن حياتهم ذكرياتهم وطموحاتهم
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor, anılarından, özlemlerinden.憧れについての話を聴き 心象風景を作品にするのです
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.Cuando usamos la palabra "Perímetro" en cualquier idioma estamos hablando de los límites de algún área.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.Když lidé v běžné řeči použijí slovo "obvod", mluví o hranici nějaké plochy.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.일상 언어에서 "둘레" 라는 단어는 사물의 테두리나 바깥 언저리를 이야기할 때 사용합니다.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.Når man taler om omkreds til hverdag, tænker man måske på at gå rundt om noget.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.Когато използваме думата "периметър" в нашето всекидневие имаме предвид границите на някоя площ.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.Коли люди вживають слово "периметр" у повсякденному житті, вони говорять про границі певної ділянки.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.ある領域の境界について意味します。 数学では、関連のアイデアですが、
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Apenas me refiro a uma plataforma onde as pessoas podem ajudar-se a si próprias e os outros.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Egy olyan platformról beszélek, ami lehetővé teszi, hogy az emberek segítsenek magukon és másokon.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Hablo de una plataforma para que las personas se autoayuden y ayuden a otros.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Ich spreche eher über eine Plattform für Menschen, sich selbst zu helfen und um anderen zu helfen.

İlgili Sayfalar