bahsediyor ile cümle
bahsediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
F4 hakkında söylediğin şeylerden bahsediyoruz!لا تتحدثى مره اخرى عن ال ف4 الرائعين
F4 hakkında söylediğin şeylerden bahsediyoruz!何で?何の言っちゃいけないの?あいつらそんなに偉いわけ?
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.Ale nie opowiadam historii w zwykły sposób, one nie są zwykle moje własne.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.Dar nu spun de fapt povești la modul clasic, adică, de obicei, nu spun poveștile mele.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.De nem szokványos a módszerem, mármint általában nem a sajátjaimat adom tovább.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.Ik vertel verhalen op een ongebruikelijke manier, het zijn niet mijn verhalen.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.하지만 보통 스토리 텔러와는 좀 다릅니다. 제 자신의 이야기를 하지 않거든요.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.Ma non racconto storie nel modo comune, nel senso che normalmente non racconto le mie storie.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.Mas não conto histórias da forma habitual, no sentido em que não conto as minhas próprias histórias.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.Pero, no las narro como usualmente se hace, en el sentido de que casi nunca cuento mis propias historias.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.Δεν λέω όμως ιστορίες με τον καθιερωμένο τρόπο με την έννοια ότι συνήθως δεν λέω τις δικές μου ιστορίες.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.Но аз не разказвам истории по обичайния начин, в смисъл, че обикновено не разказвам мои собствени истории.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.אך אני לא ממש מספר סיפורים בדרך הרגילה, במובן שאני בדרך כלל לא מספר את הסיפורים שלי עצמי.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.لكني لا أروي القصص بالطريقة العادية، بمعنى أنني لا أروي في العادة قصصي الخاصة.
Fakat ben hikayeleri alışılagelmiş bir şekilde, sadece kendi hikayelerimi anlatmama düşüncemden bahsediyorum.私は通常の方法で物語を語ったりしません 代わりに、私は世界中の多くの人々が
Fakat doğayı nasıl koruyacaksınız doktor ? sen neden bahsediyorsun ?Aber Senator, was ist mit den umweltschützend Maßnahmen? Willst du mich auf den Arm nehmen?
Fakat doğayı nasıl koruyacaksınız doktor ? sen neden bahsediyorsun ?Mais Docteur, et la protection de la nature? De quoi est-ce que vous parlez?
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Aşa că amenii se uitau la aceştia şi vorbeau despre cât de diferiţi sunt.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Así que cuando los observaban solo se fijaban en lo diferentes que son.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Assim, as pessoas estavam a olhar para estes e a discutirem sobre o quão diferentes eles eram.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Az emberek tehát látták ezeket a fajokat és arról beszéltek, milyen különbözőek.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Die Leute sahen sich also diese Saurier an und sprachen darüber, wie unterschiedlich sie seien.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Donc les gens les observaient et ils parlaient de l'importance de leurs différences.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.그런데 사람들은 이 공룡들을 보고 그것들이 얼마나 다른지 말했습니다.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Mensen hadden het er alleen over hoe verschillend ze zijn.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Quindi tutti cercavano le differenze e parlavano di quanto fossero diversi.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Så folk letade efter dem och de talade om hur olika de var.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Takže lidé na ně hleděli a vykládali, jak jsou odlišní.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Takže ľudia sa na ne dívali a hovorili si, akí sú odlišní.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Thế, người ta xem xét những con khủng long này và nói về chúng khác nhau như thế nào.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Więc ludzie patrzeli na nie i dyskutowali o tym, w jaki sposób się one różnią.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Вот и люди смотрели на них и говорили, какие они разные.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Учените разглеждаха тези динозаври и говореха колко те се различават един от друг.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.אז אנשים הסתכלו על זה והם דברו על כמה השם שונים אחד מהשני
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.إذاً كان الناس ينظرون اليها وكانوا يتحدثون عن مدى اختلافها
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.どれ程違っているのかを話し合いました パキケファロサウルスの頭には大きくて厚い
Fakat şimdi burada bu iki kelime arasındaki çok ince ve küçük bir ayrımdan bahsediyorum.Ale teď jsem tady ukázal drobný rozdíl.
Fakat şimdi burada bu iki kelime arasındaki çok ince ve küçük bir ayrımdan bahsediyorum.근데 저는 여기서 작은 차이를 소개하고자 합니다
Fakat şimdi burada bu iki kelime arasındaki çok ince ve küçük bir ayrımdan bahsediyorum.ولكن الآن اعرضه فرقا صغيرة لطيفة، وهنا
Fark ederseniz, ben sadece 1 tane tura gelmesi olasılığından bahsediyorum.E note, eu disse exatamente uma cara.
Fark ederseniz, ben sadece 1 tane tura gelmesi olasılığından bahsediyorum.Il ya 5 situations dans lesquelles cela se produit.
Fark ederseniz, ben sadece 1 tane tura gelmesi olasılığından bahsediyorum.I zwróć uwagę, że powiedziałem dokładnie jeden orzeł.
Fark ederseniz, ben sadece 1 tane tura gelmesi olasılığından bahsediyorum.Och Observera, sagt exakt en huvuden.
Fark ederseniz, ben sadece 1 tane tura gelmesi olasılığından bahsediyorum.И забележете, казах точно едно ези.
Fark ederseniz, ben sadece 1 tane tura gelmesi olasılığından bahsediyorum.もし私が少なくとも1つが表、と言ってたら、
Farklı açılardan özgürleştirilmelerinden bahsediyorum.Andere Wege, sich zubefreien.
Farklı açılardan özgürleştirilmelerinden bahsediyorum.Des façons différentes de
Farklı açılardan özgürleştirilmelerinden bahsediyorum.Нови начини, по които да им дадем политически права.
Farklı dil derken yalnızca dilden değil, farklı anlayışlardan da bahsediyorum.Es importante que mientras estamos aquí, puesto que hablaremos bastante, hablemos en el mismo idioma
Farklı düzlem, farklı kâğıt parçalarından bahsediyoruz.Also reden wir von verschiedenen Ebenen, verschiedenen Stücken von Papier.
Farklı düzlem, farklı kâğıt parçalarından bahsediyoruz.Chodzi o osobne płaszczyzny, osobne arkusze papieru.
Farklı düzlem, farklı kâğıt parçalarından bahsediyoruz.Donc, nous parlons de plans différents, de différents morceaux de papier.
Farklı düzlem, farklı kâğıt parçalarından bahsediyoruz.Estamos a falar de diferentes planos, diferentes pedaços de papel.
Farklı düzlem, farklı kâğıt parçalarından bahsediyoruz.Hablamos de diferentes planos, de diferentes hojas de papel.
Farklı düzlem, farklı kâğıt parçalarından bahsediyoruz.Hovoříme o odlišných rovinách, různých druzích papíru.
Farklı düzlem, farklı kâğıt parçalarından bahsediyoruz.Hovoríme o rôznych rovinách, rôznych stránkach papiera.
Farklı düzlem, farklı kâğıt parçalarından bahsediyoruz.Jadi kami berbicara tentang dimensi berbeda, lembaran kertas berbeda.
Farklı düzlem, farklı kâğıt parçalarından bahsediyoruz.그러니까 저희는 다른 차원, 즉 다른 종이에 대해 이야기했죠
Farklı düzlem, farklı kâğıt parçalarından bahsediyoruz.Különböző síkokról beszélünk tehát, és különböző papírdarabokról.
Farklı düzlem, farklı kâğıt parçalarından bahsediyoruz.Så vi taler om forskellige planer, forskellige stykker papir.