bahsediyor ile cümle
bahsediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Elbette, yaşayan organizmalardan bahsediyorum.Μιλάω, φυσικά, για τους ζωντανούς οργανισμούς.
Elbette, yaşayan organizmalardan bahsediyorum.Говоря, разбира се, за живите организми.
Elbette, yaşayan organizmalardan bahsediyorum.Я говорю, конечно, о живых организмах.
Elbette, yaşayan organizmalardan bahsediyorum.אני מדבר כמובן על יצורים חיים.
Elbette, yaşayan organizmalardan bahsediyorum.أنا أتكلّم، بطبيعة الحال، عن الأنظمة الحية.
Elbette, yaşayan organizmalardan bahsediyorum.生物のことです 生物は化学によって作られました
en derinlerdeki gerçekliklerimizden bahsediyoruzdur. Hepimizin bir olduğu gerçekten bahsediyoruzdur.ми маємо на увазі нашу найглибшу істинність, нашу реальність, де ми всі є одним цілим.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Arról beszéltek, hogy a kedvenc szereplőik az óriási homokférgek voltak.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Comentaban que sus personajes favoritos eran los enormes gusanos de arena.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.De talade om att deras favoritkaraktärer var de enorma sandmaskarna.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Elles étaient en train de raconter que leurs personnages favoris étaient les vers de sable géants
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Falavam das suas personagens favoritas, Eram os vermes gigantes do deserto.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Họ đang nói về việc những nhân vật họ yêu thích hóa thân thành rươi như thế nào.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Ich ulubionymi postaciami były czerwie pustynne.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.그들은 가장 좋아하는 등장인물에 대해 이야기하고 있었는데, 바로 거대한 샌드웜이었습니다.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Mluvili o tom, že jejich oblíbené postavy jsou obří píseční červi.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Sie redeten darüber, dass ihre Lieblingscharaktere die Riesen-Sandwürmer waren.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Stavano parlando dei loro personaggi preferiti, che erano gli enormi vermi delle sabbie.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Vorbeau despre caracterele lor favorite care erau viermii de nisip uriași.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Ze praatten over hun favoriete personages: de gigantische zandwormen.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Συζητούσαν και έλεγαν ότι οι αγαπημένοι τους χαρακτήρες είναι οι τεράστιοι αμμοσκώληκες.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Говореха за това, че любимите им персонажи били гигантските пясъчни червеи.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Они говорили о том, что их любимыми персонажами были гигантские песчаные черви.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.הן דיברו על כך שהדמויות האהובות עליהן היו עקלתוני הענק.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.كانت تتحدثان عن شخصيتهما المفضلتين كانتا دودتي كتب عملاقتين
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.巨大なサンドワームだ ということでした ここで さらに奇妙なことが起こります
En son tilakoid yığını olan granadan bahsediyorduk다시 틸라코이드 세포막를 확대해 봅시다
En son tilakoid yığını olan granadan bahsediyordukMari memperbesar lagi pada salah satu membran tilakoid.
En son tilakoid yığını olan granadan bahsediyordukSkupmy się z powrotem na jednej z błon tylakoidu.
En son tilakoid yığını olan granadan bahsediyordukVamos a acercar nuevamente en una de esas membranas del tilacoide.
En son tilakoid yığını olan granadan bahsediyordukZaměřme se znovu na membránu tylakoidu.
En son tilakoid yığını olan granadan bahsediyordukЗбільшемо знову мембрану одного з тілакоїдів.
En son tilakoid yığını olan granadan bahsediyordukНека отново увеличим една от тилакоидните мембрани.
En son tilakoid yığını olan granadan bahsediyordukدعونا التكبير مرة أخرى في واحدة من هذه الأغشية ثايلاكويد.
Eserin nasıl çalındığı ile ilgili veriden oluşan bilgiye dönüşümünden bahsediyorum.Estoy hablando de la conversión en los datos de los que se partió originalmente, que es cómo se interpretó.
Eserin nasıl çalındığı ile ilgili veriden oluşan bilgiye dönüşümünden bahsediyorum.Ich meine, es zurück zu den Daten zu bringen, aus denen es stammt, also wie es aufgeführt wurde.
Eserin nasıl çalındığı ile ilgili veriden oluşan bilgiye dönüşümünden bahsediyorum.Ik heb het over het omzetten in de gegevens waarvan het gemaakt is, van hoe het uitgevoerd werd.
Eserin nasıl çalındığı ile ilgili veriden oluşan bilgiye dönüşümünden bahsediyorum.어떻게 자료가 만들어지고 변환되는가에 대해서 얘기하는 거죠, 즉, 어떻게 연주되었는가에 대해서죠.
Eserin nasıl çalındığı ile ilgili veriden oluşan bilgiye dönüşümünden bahsediyorum.Mówię o zmienianiu jej w dane z których została stworzona, czyli jak została zagrana.
Eserin nasıl çalındığı ile ilgili veriden oluşan bilgiye dönüşümünden bahsediyorum.Tôi nói về biến nó thành dữ liệu mà chúng được tạo ra, cũng là cách âm nhạc được biểu diễn.
Eserin nasıl çalındığı ile ilgili veriden oluşan bilgiye dönüşümünden bahsediyorum.אני מדבר על הפיכתו למידע ממנו הוא נוצר, משמע, הדרך שבא הוא בוצע.
Eserin nasıl çalındığı ile ilgili veriden oluşan bilgiye dönüşümünden bahsediyorum.أنا أتكلم عن تحويلها إلى البيانات التى صنعت منها فى الأساس, و التى أديت من خلالها.
Eserin nasıl çalındığı ile ilgili veriden oluşan bilgiye dönüşümünden bahsediyorum.お話しします。 オーディオが一番最後になったのは、私たちの耳は
Etiopya^'dan bahsediyoruz; ama Nijer'den bahsedelim -우리는 이디오피아에 대해 이야기 할 건데요, 그 전에 먼저 니제르 강(*니제르•나이지리아를 흘러서 대서양에 이르는 강)에 대해 언급해 보죠.
Etiopya^'dan bahsediyoruz; ama Nijer'den bahsedelim -Mówimy o Etiopii, ale co z Nigerią?
Etiopya^'dan bahsediyoruz; ama Nijer'den bahsedelim -Vi taler om Etiopien, men lad os tale om Niger --
Etiopya^'dan bahsediyoruz; ama Nijer'den bahsedelim -Vorbim de Etiopia, dar să vorbim de Niger -
Etiopya^'dan bahsediyoruz; ama Nijer'den bahsedelim -We hebben het over Ethiopië, maar laten we praten over Niger -
Etiopya^'dan bahsediyoruz; ama Nijer'den bahsedelim -Мы говорим об Эфиопии, но давайте поговорим о Нигер —
Etiopya^'dan bahsediyoruz; ama Nijer'den bahsedelim -אלפי קילומטרים מחוץ למדבר.
Etiopya^'dan bahsediyoruz; ama Nijer'den bahsedelim -نحن نتحدث عن اثيوبيا, لكن دعنا نتحدث عن النيجر
Etiopya^'dan bahsediyoruz; ama Nijer'den bahsedelim -ナイジェリアの北の国です
- Evet. - Anı mahvetmekten mi bahsediyorsun?Adică să stric momentul?
- Evet. - Anı mahvetmekten mi bahsediyorsun?- Queres dizer, que arruíne o momento.
- Evet. - Anı mahvetmekten mi bahsediyorsun?Tu veux dire gâcher ce moment?
Evet.Babandan bahsediyorum!Da. Si ma refer la tatal tau, elevul Baek Soo Chan.
Evet.Babandan bahsediyorum!Ja. Ich spreche von deinem Vater.
Evet.Babandan bahsediyorum!Ja. Ik ben aan het praten over jouw vader!
Evet.Babandan bahsediyorum!Ja. Jag pratar om din pappa!
Evet.Babandan bahsediyorum! Öğrenci Baek Soo Chan(?)نعم أنا أتحدث عن أبيك الطالب بيك سو تشان