bahsediyor ile cümle
bahsediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Burada yaşlılık biliminden ve jeriyatri yaklaşımından bahsediyorumЯ их здесь назову подходом геронтологии и подходом гериатрии.
Burada yaşlılık biliminden ve jeriyatri yaklaşımından bahsediyorumאני אקרא להן, גישת הגרונטולוגיה וגישת הגריאטריה.
Burada yaşlılık biliminden ve jeriyatri yaklaşımından bahsediyorumعلم الشّيخوخة، وطبّ الشّيخوخة...
Burada yaşlılık biliminden ve jeriyatri yaklaşımından bahsediyorum老年医学では 介入が遅れてしまうでしょう
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.반면 인도의 성장률은 8~9%입니다
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.Aici vorbim de țări care cresc cu opt sau nouă procente.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.Aquí hablamos de países que crecen al ocho o nueve por ciento.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.A tutaj mówimy o krajach, których wzrost wynosi około 8 do 9 %.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.Chúng ta đang bàn về những quốc gia tăng trưởng từ 8 đến 9%
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.Di sini kita membicarakan negara yang tumbuh delapan sampai sembilan persen.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.Esetünkben olyan országokról beszélünk, melyek 8-9%-os növekedésen mennek keresztül.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.Hier reden wir über Länder, die mit 8 -9 Prozent wachsen.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.Ici, nous parlons de pays qui ont une croissance de 8 à 9 %.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.My se tady bavíme o zemích, které rostou osmi až devítiprocentním tempem.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.Nu praten we over landen die 8 tot 9 procent groeien.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.Qui stiamo parlando di paesi che crescono dall'8 al 9%.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.Здесь же речь идет о странах, растущих со скоростью 8%-9%.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.Тук говорим за страни, растящи при осем до девет процента.
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.כאן אנו מדברים על ארצות שיצמחו ב8%-9%
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.بينما نحن هنا نتحدث عن بلدان تنمو بين ثمانية الى تسعة في المئة
Burada yüzde sekizden yüzde dokuz oranında büyüyen uükelerden bahsediyoruz.ここが大きな違いです
"Burası da evrenin bir nevi parçası değil mi?" Cevabım ise, eğer üç boyuttan bahsediyorsak, hayır olurdu.Bukankah itu bagian dari alam semesta? Dan aku akan katakan jika kalian berbicara 3 dimensi, salah.
"Burası da evrenin bir nevi parçası değil mi?" Cevabım ise, eğer üç boyuttan bahsediyorsak, hayır olurdu.Není to jiná součástí vesmíru?" A já řeknu, že pokud uvažujeme ve třech rozměrech, pak ne.
"Burası da evrenin bir nevi parçası değil mi?" Cevabım ise, eğer üç boyuttan bahsediyorsak, hayır olurdu.¿No es esto parte del universo? Puedo contestar que, hablando de tres dimensiones, no lo es.
"Burası da evrenin bir nevi parçası değil mi?" Cevabım ise, eğer üç boyuttan bahsediyorsak, hayır olurdu.Това не е ли част от Вселената?" И ако говорите за три измерения, аз бих казал, че не е.
"Burası da evrenin bir nevi parçası değil mi?" Cevabım ise, eğer üç boyuttan bahsediyorsak, hayır olurdu.Якщо ви говорите про тривимірний простір, то ні.
"Burası da evrenin bir nevi parçası değil mi?" Cevabım ise, eğer üç boyuttan bahsediyorsak, hayır olurdu.全宇宙がこの表面、4次元球体の表面になるんだ
- Buraya gel, Tangles. - Neden bahsediyorsun?- Ven aquí, Tangles. - ¿De qué hablas?
- Buraya gel, Tangles. - Neden bahsediyorsun?- Ven aquí, Tangles. - ¿De qué hablas?
Burda ilk ve ikinci hattan bahsederken, non spesifik bağışıklıktan bahsediyorum.A, i zarówno na pierwszej linii, jak i na drugiej, mówię tutaj o odporności nieswoistej.
Burda ilk ve ikinci hattan bahsederken, non spesifik bağışıklıktan bahsediyorum.자 일단, 제가 지금 설명하는 첫번째 그리고 두번째 방어선 둘 다, 비특이 면역을 설명하는거예요. 아마
Burda ilk ve ikinci hattan bahsederken, non spesifik bağışıklıktan bahsediyorum.כאן, גם בקו הראשון וגם בקו השני, אנו מדברים על חיסון לא ספציפי, לא יחודי.
Burda ilk ve ikinci hattan bahsederken, non spesifik bağışıklıktan bahsediyorum.وهنا ، في خطي الدفاع الأول والثاني ، أنا أتحدث عن مناعة غير متخصصة وهذا سيصبح
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Felelős társadalomról beszélünk, amely méltó és igazságos.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Hablamos de una sociedad responsable, una sociedad que es honesta y justa.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Kita membicarakan masyarakat yang bertanggung jawab, sebuah masyarakat yang adil.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.우리는 책임있는 사회, 공정하고 정의로운 사회에 대해 얘기합니다.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Mówimy tutaj o odpowiedzialnym społeczeństwie, o społeczeństwie uczciwym i sprawiedliwym.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.On parle d'une société responsable, une société qui est juste et équitable.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Stiamo parlando di una società responsabile, una società che è giusta e imparziale.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Vorbim despre o societate responsabilă, o societate care este cinstită și corectă.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.We spreken over een verantwoordelijke maatschappij, een rechtvaardige en eerlijke samenleving.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Wir reden von einer verantworlichen Gesellschaft, einer Gesellschaft, die fair und gerecht ist.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Говорим за едно отговорно общество, общество, което е честно и справедливо.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Речь идёт об ответственном обществе, об обществе, которое справедливо и праведно.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.אנחנו מדברים על אחריות חברתית, על חברה שהיא הוגנת וצודקת.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.نحن نتكلم عن مجتمع مسؤول، مجتمع عادل وسوي،
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.平等で公正な社会です しかし知識市場においてさえも正義がありません
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken -- şu noktadan bahsediyor -- aklıma"Khi bọn cháu đạp xe gần đến đỉnh núi cháu nhìn xuống Biển Chết" cậu ấy đang nói về chỗ này
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken -- şu noktadan bahsediyor -- aklıma"Saat kita bersepeda di gunung yang menghadap ke Laut Mati -- dia berbicara tentang tempat ini --
Bu tüm 42.000 mil boyunca onbinlerce etkin volkan bulunmakta. Onbinlerce aktif volkandan bahsediyoruz.Na celých týchto 67952 kilometroch sa nachádzajú desiatky tisíc aktívnych sopiek, desiatky tisíc.
Bütün medya ve politikacılar sadece bundan bahsediyorlar.C'est tout ce dont les média et les politiciens parlent
Bütün medya ve politikacılar sadece bundan bahsediyorlar.Eso es todo sobre lo que los medios e incluso los políticos están hablando.
Bütün medya ve politikacılar sadece bundan bahsediyorlar.Itulah yang semua dimedia dan politisi yang pernah bicarakan.
Bütün medya ve politikacılar sadece bundan bahsediyorlar.Tutti i media e i politici ne parlano.
Bütün medya ve politikacılar sadece bundan bahsediyorlar.Само за това говорят медиите и политиците.
Bütün websiteleri bundan bahsediyordu. Tüm söyleşi programlarında bu konuşuluyordu.Era su tutte le pagine web, e nei talk show.
Bütün websiteleri bundan bahsediyordu. Tüm söyleşi programlarında bu konuşuluyordu.Estaba en todas las páginas web, en todos los programas de debate.
Bu videoda kapasiteden bahsederken, çok genel terimlerden bahsediyorum.Когда я говорю о мощности в этом видео, то я говорю в очень широком смылсе этого слова.
Bu videoda kapasiteden bahsederken, çok genel terimlerden bahsediyorum.Коли я говорю про виробничі потужності в цьому відео,я кажу в дуже загальних рисах