bahsedecek ile cümle
bahsedecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Trafik kazalarından bahsedecek olursak, geçen yıl bir tane gördüm.Talking of traffic accidents, I saw one last year.
O döndüğünde, o ona ondan bahsedecek.He will tell her about it when she comes back.
O, geri geldiğinde o ona ondan bahsedecek.She'll tell him about it when she comes back.
Ondan kaç kez bahsedeceksin?How many times are you going to bring that up?
Üç saat sonra, Tom ve ben bahsedecek şeyleri bitirdik.After three hours, Tom and I ran out of things to talk about.
Tom'a senden bahsedecektim.I was going to tell Tom about you.
Bana Tom'dan bahsedecek miydin?Were you ever gonna tell me about Tom?
Tom'a ne zaman Mary'den bahsedeceksin?When are you going to tell Tom about Mary?
Ben size karımdan ve çocuklarımdan bahsedecektim.I was going to tell you about my wife and kids.
Üç saat sonra, Tom ve Mary bahsedecek şeyleri bitirdiler.After three hours, Tom and Mary ran out of things to talk about.
Sami sizlere Müslüman oluşundan bahsedecek.Sami is going to talk to you about his conversion to Islam.
Eisenhower daha sonra Belçika partizanların öneminden bahsedecektir.Justinian then recalled the victorious Belisarius.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.Of these six, the first one that we're going to talk about is in the black envelope you're holding.
Ve evet, dinleyiciler arasındaki tüm klinisyenler güçten ve tüm o standart sapmadan bahsedecek.And yeah, all the clinicians in the audience will talk about power and all the standard deviation.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.Later on, Peter will tell you about inference in Bayes networks.
Çünkü açıkçası herşeyden bahsedecek olursam bu video bir saatlik bir video olurdu.lymphocytes-- because frankly, if I focused on everything, it would be an hour-long video.
Kirliliğin risklerinden bahsedecek olursak insanoğluna zarar verecek bir durumu yok.To describe the levels of contamination as significant although
Kendinden mi bahsedeceksin, benden mi?Are you going to talk about me or you?
Anlıyor musun? Farklı herhangi bir şey. Hep bundan bahsedecekler.You know, anything different.That's what they gonna talk about.
Maratona olan katılımlarından uzun süre bahsedecekler." dedi.They will talk about their participation in the marathon for a long time."
Eisenhower daha sonra Belçika partizanların öneminden bahsedecektir.Eisenhower merkte auch an, dass die deutschen Panzerabwehrhandwaffen der Bazooka überlegen wären.
O döndüğünde, o ona ondan bahsedecek.Se lo dirá cuando vuelva.
Eisenhower daha sonra Belçika partizanların öneminden bahsedecektir.Mais tarde, Zorobabé iria aliar-se aos portugueses.
Eisenhower daha sonra Belçika partizanların öneminden bahsedecektir.Ossiriand zou later een deelgebied van Beleriand worden.
Daha sonra stüdyoda çalışmış birçok yönetmen bu durumdan anılarında bahsedeceklerdir.De resultaten van deze peiling worden daarna in de studio besproken.
Daha sonra stüdyoda çalışmış birçok yönetmen bu durumdan anılarında bahsedeceklerdir.Kini, banyak penulis yang mengunjungi tanah itu untuk mengingatnya.
Eisenhower daha sonra Belçika partizanların öneminden bahsedecektir.其後,魯道夫一世將注意力放於擴大哈布斯堡家族的影響力。
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ale ak budeme hovoriť o ľudskom blahu, budeme nevyhnutne hovoriť o ľudskom mozgu.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ale budeme-li hovořit o blahobytu lidstva, musíme nutně hovořit o lidském mozku.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ale jeśli mamy zamiar rozmawiać o ludzkim szczęściu powinniśmy rozmawiać o ludzkim umyśle.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.De ha az emberi jólétről akarunk beszélni, akkor óhatatlanul is az emberi agyról beszélünk.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.하지만 만약 우리가 인간의 행복에 대해 이야기하려 한다면 우리는, 반드시 인간 두뇌에 관해 이야기 해야 합니다.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Maar wanneer we spreken over een mensenleven hebben we het natuurlijk over het menselijk brein.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ma se vogliamo parlare del benessere umano dobbiamo necessariamente parlare del cervello umano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Mas se vamos falar sobre o bem-estar humano vamos, necessariamente, falar sobre o cérebro humano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Mutta jos aiomme puhua ihmisen hyvinvoinnista, emme voi välttää puhumista ihmisaivoista.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Nhưng khi nói về hạnh phúc của loài người là chúng ta đang nói về não bộ của con người.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Pero si vamos a hablar de bienestar humano estamos, por fuerza, hablando del cerebro humano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Αλλά εάν θα μιλήσουμε για την ανθρώπινη ευημερία είναι απαραίτητο να μιλήσουμε για τον ανθρώπινο εγκέφαλο.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Но ако говорим за човешкото благосъстояние, сме принудени да говорим за човешкия мозък.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.אך אם בכוונתנו לדון ברווחת האדם הרינו בהכרח דנים במוח האנושי.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.ولكن ان كنا نريد التحدث عن معيشة الانسان فانه يتوجب علينا التحدث حتما عن دماغ الانسان
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.人間の脳は切り離せません なぜなら我々がこの世で経験することは
Anlıyor musun? Farklı herhangi bir şey. Hep bundan bahsedecekler.Sai,ogni cosa è diversa.Ecco di cosa stanno parlando.
Anlıyor musun? Farklı herhangi bir şey. Hep bundan bahsedecekler.Всяко различие - за това говорят.
Başbakan Yardımcısı Gore iklim yörüngesini nasıl daha düşük felaket riskine çekebileceğimizden bahsedecek.Gore 부통령께서 기후의 방향을 어떻게 바꾸어서 재앙이 올 확률을 낮출수 있는지 말씀해 주실 것입니다.
Başbakan Yardımcısı Gore iklim yörüngesini nasıl daha düşük felaket riskine çekebileceğimizden bahsedecek.Wiceprezydent Al Gore będzie mówił jak można sterować zmianami klimatu tak aby zmniejszyć ryzyko katastrofy.
Başbakan Yardımcısı Gore iklim yörüngesini nasıl daha düşük felaket riskine çekebileceğimizden bahsedecek.סגן הנשיא גור יספר איך נוכל לכוון את נתיב האקלים לעבר סבירות נמוכה יותר של אסון.
Başbakan Yardımcısı Gore iklim yörüngesini nasıl daha düşük felaket riskine çekebileceğimizden bahsedecek.نائب الرئيس آل غور سوف يتحدث عن كيف يمكننا أن نوجه مسار واحوال المناخ الى اقل احتمالية ممكنة لكارثة .
Başbakan Yardımcısı Gore iklim yörüngesini nasıl daha düşük felaket riskine çekebileceğimizden bahsedecek.大災害のリスクを低減できるのかについて話すはずだ しかし最も大切なことは、我々が行うべき事は、いい奴らを助けることにある
Başka bir özellikten bahsedecek olursak, ki bu özellik birçok yönden elektronegatifliğe bağlıdır.Ahora otra propiedad, que está en mi mente, es la idea de electronegatividad.
Başka bir özellikten bahsedecek olursak, ki bu özellik birçok yönden elektronegatifliğe bağlıdır.Ale teď další důležitá vlastnost je elektronegativita.
Başka bir özellikten bahsedecek olursak, ki bu özellik birçok yönden elektronegatifliğe bağlıdır.자, 또다른 성질은 내가 생각하기에 전기음성도라는 개념과 많이 관련이 있습니다.
Başka bir özellikten bahsedecek olursak, ki bu özellik birçok yönden elektronegatifliğe bağlıdır.Nu til en anden egenskab, som jeg mener er forbundet til det, er tanken om elektronegativitet.
Başka bir özellikten bahsedecek olursak, ki bu özellik birçok yönden elektronegatifliğe bağlıdır.Przejdę teraz do innej właściwości, która - jak dla mnie - jest powiązana z poprzednią. Elektroujemność.
Başka bir özellikten bahsedecek olursak, ki bu özellik birçok yönden elektronegatifliğe bağlıdır.Перейдемо до наступної властивості, а саме електронегативності.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.이 6가지 중 처음으로 보여드릴 것은 여러분이 들고계시는 검정 봉투 속에 있습니다.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.De estos seis, del primero del que vamos a hablar está en el sobre negro que tienen en sus manos.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.Din acestea șase, primul despre care urmează să discutăm se află în plicul negru pe care l-ați primit.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.Il primo di questi sei di cui parleremo è nella busta nera che avete in mano.
İlgili Sayfalar