bahşetmiş ile cümle
bahşetmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu yapmamın nedeni tesadüfi değişkenlerden daha yeni bahsetmiş olmamızŘíkám to proto, že jsme před chvílí mluvili o náhodných veličinách.
Bunu yapmamın nedeni tesadüfi değişkenlerden daha yeni bahsetmiş olmamızПравя това, защото тъкмо говорихме за случайни променливи и подобните на тях.
Bu projelerin bazılarından bahsetmiştim.아시다시피, 전에도 이러한 연구 프로젝트에 대해
Bu projelerin bazılarından bahsetmiştim.Как вы знаете, я раньше уже рассказывал о некоторых подобных проектах.
Bu projelerin bazılarından bahsetmiştim.אתם יודעים, דיברתי על חלק מהפרוייקטים האלה בעבר,
Bu projelerin bazılarından bahsetmiştim.تعلمون، لقد تحدثت عن بعض هذه المشاريع من قبل،
Bu projelerin bazılarından bahsetmiştim.ヒトゲノムの解読や、新しいセットの遺伝子を発見することが
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.제가 4년전 여기 왔을 때, 풀잎을 오르는 개미에 대한 얘기를 했었습니다.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Amikor négy éve itt jártam, meséltem egy hangyáról, ami egy fűszálra mászott.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Będąc tutaj cztery lata temu opowiedziałem o mrówce na źdźble trawy.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Când m-am aflat aici acum patru ani, am spus povestea furnicii care s-a urcat pe un fir de iarbă.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Cuando estuve aquí hace cuatro años, Les conté la historia de una hormiga que escala una hoja de pasto.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim. Karınca ne yapıyordu?Όταν ήμουν εδώ πριν από τέσσερα χρόνια, είπα την ιστορία ενός μυρμηγκιού που ανέβαινε ένα φύλλο γρασιδιού
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Když jsem zde byl před čtyřmi lety, vyprávěl jsem příběh o mravenci šplhajícím po listu trávy.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Ketika saya di sini empat tahun lalu, saya bercerita tentang seekor semut yang naik ke ujung daun.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Ollessani täällä neljä vuotta sitten, kerroin tarinan muurahaisesta, joka kiipesi ruohonkortta ylöspäin.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Quand j'étais ici il y a quatre ans, J'ai raconté l'histoire de la fourmi qui monte sur un brin d'herbe.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Quando aqui estive há quatro anos, contei-vos a história duma formiga a trepar por uma relva.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Quando venni qui quattro anni fa raccontai la storia di una formica che si arrampicava su un filo d'erba.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Toen ik hier vier jaar geleden was, vertelde ik het verhaal van een grasspriet beklimmende mier.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Когато бях тук преди четири години, разказах историята за една мравка, катереща се по тревичка.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.Когда я был здесь четыре года назад, я рассказал историю про муравья взбирающегося на верхушку травинки.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.כשהייתי כאן לפני ארבע שנים, סיפרתי סיפור על נמלה המטפסת על עלה של עשב.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.عندما كنت هنا قبل أربع سنوات، أخبرتكم بقصة النملة التي كانت تتسلق أوراق النبات.
Burada, dört sene önce, çime tırmanan bir karıncadan bahsetmiştim.蟻が草先端に上っていく話をしました なぜ蟻はそのようなことをしたのか?
Burada Hz. İsa'nın görmeye alışkın olduğumuz gibi imparator, yaşlı, vs. gözükmediğinden bahsetmiştim.Mě zaujalo, jak jsi zmínila, že Kristus nesplňuje fyzické atributy, které známe.
Burada Hz. İsa'nın görmeye alışkın olduğumuz gibi imparator, yaşlı, vs. gözükmediğinden bahsetmiştim.אני מאוד מתעניין בדברים שאמרת קודם בנוגע לייצוגו של ישו על-ידי
Bu x ve y değerlerinin denklemi sağladığından da bahsetmiştik. .Sabemos que este conjunto de valores de x e y satisfazem também Esta equação.
Bu x ve y değerlerinin denklemi sağladığından da bahsetmiştik. .Vi ved, at det her punkt også passer ind i ligningen.
Bu x ve y değerlerinin denklemi sağladığından da bahsetmiştik. .우리는 이 x와 y값들이 주어진 식을 만족한다는 걸 알고 있습니다.
Bu x ve y değerlerinin denklemi sağladığından da bahsetmiştik. .Знаем, че тази двойка стойности на x и y също удовлетворяват това уравнение.
Bu x ve y değerlerinin denklemi sağladığından da bahsetmiştik. .ونحن نعلم انها مجموعة من قيم x و y ايضاً تحقق هذه المعادلة
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.체코슬로바키아의 위대한 리더인 바츨라프 하벨은
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Mówił o tym Vaclav Havel, wielki czeski przywódca.
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Vaclav Havel, a nagyszerű cseh vezető beszélt erről.
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Vaclav Havel, de grote Tsjechische leider, sprak hierover. Hij zei:
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Václav Havel, den store tjeckiske ledaren, sa,
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Vaclav Havel, der große tschechische Politiker, sagte einmal:
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Vaclav Havel, el gran líder checo, hablaba de esto.
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Vaclav Havel, il grande leader ceco, ne ha parlato:
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Vaclav Havel, le grand dirigeant tchèque, a parlé de cela.
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Vaclav Havel, marele lider ceh, a vorbit despre asta.
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Václav Havel, o grande líder checo, falou sobre isso:
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Václav Havel, velký český vůdce, řekl:
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Ο Βάτσλαβ Χάβελ, ο σπουδαίος Τσέχος ηγέτης, μίλησε γι' αυτό.
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Вацлав Гавел, великий чешский лидер, говорил об этом:
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.Вацлав Хавел, великият чешки лидер, говори за това.
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.ואצלב האוול, המנהיג הצ'כי הדגול, דיבר על זה.
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.القائد التشيكي العظيم " فالكاف هافل" تحدث عن ذلك.
Büyük Çek lideri Vaclav Havel bundan bahsetmişti.「東ヨーロッパにいて 反対派を相手にしているときは
Daha önce Arap Baharı ve gücünden bahsetmiştik.Abbiamo prima parlato della primavera araba, e della potenza di tutto ciò.
Daha önce Arap Baharı ve gücünden bahsetmiştik.Am vorbit mai devreme despre Primăvara Arabă și puterea unor asemenea lucruri.
Daha önce Arap Baharı ve gücünden bahsetmiştik.Hace poco hablamos de la primavera árabe, y el poder de todo esto.
Daha önce Arap Baharı ve gücünden bahsetmiştik.우리는 일찍이 아랍의 봄을 이야기했고, 이 모든 것들의 힘에 대해 이야기했었습니다.
Daha önce Arap Baharı ve gücünden bahsetmiştik.Mówiliśmy wcześniej o "arabskiej wiośnie", sile tych wszystkich zdarzeń.
Daha önce Arap Baharı ve gücünden bahsetmiştik.Trước đó, chúng tôi đã nói về mùa xuân Ả Rập, và sức mạnh của tất cả.
Daha önce Arap Baharı ve gücünden bahsetmiştik.Vorhin sprachen wir über den arabischen Frühling und das Vermögen der Vernetzung.
Daha önce Arap Baharı ve gücünden bahsetmiştik.We hadden het al over de Arabische lente en haar impact.
Daha önce Arap Baharı ve gücünden bahsetmiştik.Μιλήσαμε πριν για την Αραβική Άνοιξη και την δύναμή της.
Daha önce Arap Baharı ve gücünden bahsetmiştik.Ми вже говорили про Арабську весну та роль усіх цих мереж.