bahşetmiş ile cümle

bahşetmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.Esther Duflo habló un poco sobre esto.
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.Esther Duflo hat ein bisschen was darüber gesagt.
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.Esther Duflo heeft hier al het één en ander over gezegd.
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.Esther Duflo ne ha parlato un po' a riguardo:
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.Esther Duflo wspominała o tym.
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.에스더 두플로가 말라리아에 대해 이야기 했습니다.
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.Η Έσθερ Ντάφλο μίλησε λίγο για αυτό.
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.Естер Дуфло говори малко за това.
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.Эстер Дуфло немного о ней говорил.
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.אסתר דופלו דיברה על זה קצת.
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.إيثر دوفلو تحدثت قليلا عن هذا.
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.年に2億5千万人がマラリアにかかり
Evet, tekrar hoşgeldiniz. Bu kısa tarih hikayemizde Microsoft'dan da ilk kez bahsetmiş olduk.حسنا, مرحبا بعودتكم. هذا كان فيديو ملئ بالعمل. لدينا اول ظهور
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Aber ich erwähnte, dass dieser Film auch technologisch ist.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Ale jak jsem se zmínil, film je také technologický.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Dar am menționat că filmul este de asemenea tehnologic.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.De már említettem, a film egyben technológiai anyag is.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.J'ai indiqué que le film est aussi technologique.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.사실 필름 또한 기술적인 것입니다.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Maar ik zei dat de film ook technologisch is.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Nhưng tôi muốn nói rằng những cuộn phim này cũng mang tính kỹ thuật.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Omenil sem, da je to tudi tehnološka snov.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Pero también mencioné que el film es tecnológico.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Referi que a película também é tecnológica.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Saya menyinggung bahwa film itu juga berkaitan dengan teknologi.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Spomenul som, že film môže byť aj technologický.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Vi dicevo che questa pellicola è anche tecnologica.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Wspominałem, że ta błona jest techniczna.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Ανέφερα οτι και το φιλμ έχει τεχνολογικά χαρακτηριστικά.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Но аз споменах, че този филм е също и с технологично приложение.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.Но я упомянул, что плёнка также технологична.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.אבל הזכרתי שהשיכבה היא גם לשימוש טכנולוגי.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.لكن ذكرت أن الفيلم هو كذلك تقني.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.それはどういう意味か?
FARYON: Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.Dan dari dokter penyakit anak mereka.
FARYON: Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.FARYON: und auch vom Kinderarzt.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Am vorbit de fribra optică: abundenţa ei tinde să facă lucrurile gratuite.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Említettem a száloptikát: ennek a bősége általában ingyenessé szokta tenni a dolgokat.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Eu mencionei a fibra óptica: a sua abundância tende a tornar as coisas grátis.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Ho citato la fibra ottica: la sua abbondanza tende a rendere le cose gratis.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Ich erwähnte Glasfaser: ihr Überfluss tendiert dazu Sachen kostenlos zu machen.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Ik had het over glasvezel: de overvloed maakt dingen gratis.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.J'ai mentionné la fibre optique, son abondance tend à rendre la chose gratuite.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.가장 강력한 파괴력이 크다할 수 있는 광통신인터넷입니다. 광통신인터넷이 보급되면서 공짜가 더 많아집니다.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Saya menyebutkan fiber optik; kelimpahannya cenderung membuat itu gratis.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Tôi đã đề cập tới cáp quang -- sự phong phú của nó có xu hướng làm cho mọi thứ trở nên miễn phí.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Wspomniałem o światłowodach: ich nadmiarowość powoduje, że rzeczy są za darmo.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Ya mencioné la fibra óptica: su abundancia tiende a volver gratis las cosas.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Вече споменах фиброоптичните кабели: тяхното изобилие прави нещата безплатни.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Я згадав оптичні канали їх велика кількість робить речі безплатними.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Я упомянул оптоволоконный кабель — его широкое распространение влияет на уровень цен.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.אולי החזקה ביותר. הזכרתי קודם סיבים אופטיים שפע של סיבים אופטיים הופכת את הדברים לזולים או חינמיים
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.ربما الأكثر قوة من الجميع. لقد ذكرت الألياف الضوئية: وفرتها تجعل الأشياء تصبح مجانية.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.その「あり余るということ」で フリーが生まれます インドにおける一分あたりの通話料を示した資料です
Fonksiyonel programlamanın farklı bir paradigma olduğundan bahsetmiştim.Veamos otro ejemplo. Cadenas. Por lo tanto más lenguajes tienen cuerdas.
Fonksiyonel programlamanın farklı bir paradigma olduğundan bahsetmiştim.Я говорил о функциональном программировании как о другой парадигме.
FS: Ah, evet. Sanırım bundan kısaca bahsetmiştim -- 2,000 adete yakın.Chyba o tym już wspomniałem - prawie 2 tys. filmów.
FS: Ah, evet. Sanırım bundan kısaca bahsetmiştim -- 2,000 adete yakın.FS: 아 네. 제가 잠깐 언급 했었는데요. 거의 2천개 정도 됩니다.
FS: Ah, evet. Sanırım bundan kısaca bahsetmiştim -- 2,000 adete yakın.פראנקו סאצ'י: אה, כן. אני חושב שהזכרתי זאת בקצרה -- זה קרוב ל - 2,000 סרטים.
FS: Ah, evet. Sanırım bundan kısaca bahsetmiştim -- 2,000 adete yakın.فرانكو ساكي : أوه , أجل , أعتقد إنني ذكرت بإختصار -- انها تقارب ال 2,000 فيلم.

İlgili Sayfalar