Ana içeriğe geç
Sözlük

bahşetmek ile cümle

bahşetmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Пані та панове, я виступаю тут сьогодні не для того, щоб прославляти зброю.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.גבירותיי ורבותיי, איני עומד כאן היום כדי לספר לכם על ההוד וההדר של רובים.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.سيداتي سادتي أنا لا اقف اليوم هنا لكي أخبركم عن عظمة الاسلحة
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.今日 私は 兵器の素晴らしさを語ろうとはしません。 私は銃が嫌いです
Ben, bilim ve biyoteknoloji alanında şu anda neler olduğundan bahsetmek istiyorum.저는 현재 우리 과학 및 바이오테크놀로지 문화 내에서 일어나고 있는 것에 대해 얘기하고 싶습니다.
Ben, bilim ve biyoteknoloji alanında şu anda neler olduğundan bahsetmek istiyorum.ברצוני לדבר על מה שקורה כיום בתרבות הביוטכנולוגיה המדעית שלנו,
Ben, bilim ve biyoteknoloji alanında şu anda neler olduğundan bahsetmek istiyorum.أود الحديث عما يحدث الآن في ثقافتنا العلمية، والتكنوليجية الأحيائية،
Ben, bilim ve biyoteknoloji alanında şu anda neler olduğundan bahsetmek istiyorum.今起こっていることをお話ししたいと思います 史上初めて私たちは
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Azt hiszem, az egyetlen hasonlóság kettőnk közt az volt, hogy hogy mindketten szerettünk önmagunkról beszélni.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Cred că singurul punct comun dintre noi era că amândurora ne plăcea să vorbim despre noi.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Credo che l'unico punto simile tra noi è che a entrambi piace parlare di noi stessi.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Ich denke, die einzige Ähnlihckeit zwischen uns war, dass wir beide gerne über uns selber sprechen.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Jag tror vår enda likhet är att vi båda tycker om att prata om oss själva.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Jedyną naszą wspólną cechą było to, że obaj lubimy mówić o sobie.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Je pense que le seul point commun entre nous est que nous aimons tous deux parler de nous-mêmes.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.제 생각에 비슷한 면이라고는 단지 자기 자랑하는 걸 좋아한다는 것 밖에 없었습니다.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Penso que o único ponto em que havia semelhança era que ambos gostávamos de falar de nós mesmos.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Saya rasa satu-satunya kesamaan di antara kami adalah kami suka berbicara tentang diri sendiri.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Wel praatten we allebei graag over onszelf.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Думаю, что единственное сходство между нами — мы оба любим говорить о себе.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Мисля, че единствената прилика между нас е, че и двамата обичаме да говорим за себе си.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.אני חושב שנקודת הדימיון היחידה ביננו היא ששנינו אהבנו לדבר על עצמנו.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.اعتقد ان التشابه الوحيد الذي كان بيننا هو اننا نحب التحدث عن أنفسنا كثيراً
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.自分のことを話すのが好きなことぐらいです でも彼は確信していました
Ben de size kulak arkasi yapasiniz diye bu bir sene icinde aldigim birkac dersten bahsetmek istiyorum.Jag ska avsluta med att berätta om några huvudpunkter, de viktigaste lärdomarna som jag drog från mitt år.
Ben de size kulak arkasi yapasiniz diye bu bir sene icinde aldigim birkac dersten bahsetmek istiyorum.그래서 저는 여러분께 제가 일 년간 배운 것 중 몇 가지 새겨 둘만 한 교훈을 이야기면서 이야기를 마칠까 합니다.
Ben de size kulak arkasi yapasiniz diye bu bir sene icinde aldigim birkac dersten bahsetmek istiyorum.Napadlo mě, že bych skončil povídáním o pár lekcích na cestu, které jsem se v průběhu toho roku naučil.
Ben de size kulak arkasi yapasiniz diye bu bir sene icinde aldigim birkac dersten bahsetmek istiyorum.Pensei que acabaria contando-vos apenas algumas das grandes lições "prontas-a-levar" que aprendi nesse ano.
Ben de size kulak arkasi yapasiniz diye bu bir sene icinde aldigim birkac dersten bahsetmek istiyorum.Zaključiti bi želel z nekaterimi pomembnejšimi lekcijami, ki sem jih odnesel od izkušnje v tistem letu.
Ben de size kulak arkasi yapasiniz diye bu bir sene icinde aldigim birkac dersten bahsetmek istiyorum.Κι έτσι σκέφτηκα να σας πω ένα-δυο από τα συμπεράσματα, τα μεγάλα μαθήματα που αποκόμισα από τη χρονιά μου.
Ben de size kulak arkasi yapasiniz diye bu bir sene icinde aldigim birkac dersten bahsetmek istiyorum.Затова реших да завърша като ви кажа няколко извода, големите уроци, които научих от моята година.
Ben de size kulak arkasi yapasiniz diye bu bir sene icinde aldigim birkac dersten bahsetmek istiyorum.אז חשבתי שאני אסיים עם כמה מילים על העיקר, השיעורים הגדולים יותר שלמדתי מהשנה.
Ben de size kulak arkasi yapasiniz diye bu bir sene icinde aldigim birkac dersten bahsetmek istiyorum.فكرت ان اختم باخباركم فقط زوجين من الدروس العظيمة هذا ما تعلمته من سنتي.
Ben de size kulak arkasi yapasiniz diye bu bir sene icinde aldigim birkac dersten bahsetmek istiyorum.所以我想我最後會告訴你, 是一些易於記住的重要道理, 我在這一年學到的。
Ben de size kulak arkasi yapasiniz diye bu bir sene icinde aldigim birkac dersten bahsetmek istiyorum.皆さんの記憶に残るような、教訓をお伝えしたいと思います 1年で学んだこととして 一つ目は「聖書を文字通り解釈してはならない」という教訓です
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Aku bertanya-tanya kapan dia akan menyebutkan Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Am fost întrebaţi atunci când ea a fost de gând să menţionez Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Bol som premýšľal, keď sa chcel zmieniť o motto.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Byl jsem přemýšlel, když se chtěl zmínit o Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.I był zastanawiasz się, kiedy miała Wspomnę Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Ich hatte gefragt, wann sie wollte Motty erwähnen.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Ik had af wanneer ze zou Motty noemen.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Jag hade undrat när hon skulle nämna Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.J'avais été demander quand elle allait parler de Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Jeg havde undret sig over, da hun skulle nævne Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Mi chiedo quando stava per parlare Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.난 그녀가 Motty 말할 궁금 있었다.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Olin miettinyt, kun hän oli menossa mainita Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Sem bil začuden, ko je bil tekoč, da se omeni Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Tôi đã tự hỏi khi cô sẽ đề cập đến Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Voltam kíváncsi, mikor fog említeni Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Είχα αναρωτηθεί, όταν πήγαινε να αναφέρει Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Аз се чудех, когато тя нямаше да спомена Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Я задавався питанням, коли вона збиралася відзначити Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.Я задавался вопросом, когда она собиралась отметить Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.لقد كنت أتساءل عندما كانت تسير أن أذكر Motty.
Ben o Motty bahsetmek ne zaman yapacağını merak vardı.、"むしろない!素晴らしい仲間たち!
Ben size 15 yıl önce bulunmuş, özel, yeni bir malzemeden bahsetmek istiyorum.그리고 구체적인 예로서 15년 전에 발견한 신소재를 소개해 드리겠습니다.
Ben size 15 yıl önce bulunmuş, özel, yeni bir malzemeden bahsetmek istiyorum.Chcę wam przedstawić przykład materiału odkrytego 15 lat temu.
Ben size 15 yıl önce bulunmuş, özel, yeni bir malzemeden bahsetmek istiyorum.Et je vais vous donner un exemple spécifique d'un nouveau matériau qui a été découvert il y a 15 ans.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod