bahşediyorum ile cümle
bahşediyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Kurtlarla Dans gibi filmlerden bahsediyorum. Son Samuray'dan, Son Mohikan'dan bahsediyorum.Я говорю о фильмах вроде "Танцы с волками", "Последний самурай", "Последний из могикан",
Kurtlarla Dans gibi filmlerden bahsediyorum. Son Samuray'dan, Son Mohikan'dan bahsediyorum.אני מדבר על סרטים כמו רוקד עם זאבים, הסמוראי האחרון, המוהיקני האחרון,
Kurtlarla Dans gibi filmlerden bahsediyorum. Son Samuray'dan, Son Mohikan'dan bahsediyorum.『デューン/砂の惑星』 『アラビアのロレンス』 『馬と呼ばれた男』 『グリーンガリー/永遠の熱帯雨林』 『ポカホンタス』
Kurtlarla Dans gibi filmlerden bahsediyorum.Sto parlando di film come:
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Ich meine nicht perfekte Gleichheit, ich spreche über etwas, was in reichen Marktdemokratien schon existiert.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Jeg taler ikke om perfekt lighed, jeg taler om det, der eksisterer i rige, udviklede markedsdemokratier.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Nemluvím o dokonalé rovnosti, ale o té, která existuje v bohatých, rozvinutých, tržních demokraciích.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Nem tökéletes egyenlőségről beszélek, hanem arról, ami fejlett piaci demokráciákban létezik.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Nie mówię o idealnej równości, ale o tym, co ma miejsce w bogatych i rozwiniętych gospodarkach rynkowych.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Saya tidak berbicara mengenai kesetaraan sempurna, namun tentang apa yang ada di demokrasi pasar negara maju.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Не говоря за перфектно равенство, говоря за това, което съществува в богатите развити пазарни демокрации.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Я говорю не о полном равенстве, а о том, которое есть в богатых и развитых рыночных демократиях.
Las Vegas'tan bahsediyorum.즉, 경험경제의 수도에 대해서 말하고자 합니다
Las Vegas'tan bahsediyorum.la capital de la experiencia del mundo.
Las Vegas'tan bahsediyorum.la capitale mondiale delle esperienze.
Las Vegas'tan bahsediyorum.la ville du monde où l'on vient vivre une expérience.
Las Vegas'tan bahsediyorum.-- η πρωτεύουσα εμπειριών του κόσμου.
Las Vegas'tan bahsediyorum.בירת החוויות העולמית.
Las Vegas'tan bahsediyorum.عاصمة التجربة في العالم.
Las Vegas'tan bahsediyorum.しかし皆さんが体験について考える時には
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Das ist Linus Torvalds.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Đây là Linus Torvalds.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Dit is Linus Torvalds.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Ez Linus Torvalds volt.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Il s'agit de Linus Torvalds.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Nazywa się Linus Torvalds.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Programatorul e Linus Torvalds.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Se trata de Linus Torvalds.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Si chiama Linus Torvalds.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.이 사람은 라이너스 토발즈(Torvalds)입니다.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Toto je Linus Torvalds.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Είναι ο Λάινους Τόρβαλντς.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.Его зовут Линус Торвальдс.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.זהו לינוס טורבאלדס.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.هذا هو لينوس تورفالدس.
Linus Torvalds'tan bahsediyorum.彼は最も有名なオープンソース プログラマで
Matrislerle cebiri birleştirirken - burada matrislerle işlem yapmaktan bahsediyorum. .하나의 점에서 물체의 유무를 나타낼 수 있어요. 행렬에 대한 대수학을 발전시킬수록,
Matrislerle cebiri birleştirirken - burada matrislerle işlem yapmaktan bahsediyorum. .マトリックス上で実行しようとしている演算について 話します。 通常の数字で行う演算です。
Mesela, Sirena dün gece harikuladeydi. Öyle değil mi? Sadece ne yapabildiğini görmekten bahsediyorum.Ontem à noite a Sirena foi uma maravilha, não foi?
MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.인터페이스가 참 아름답습니다.
MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Її інтерфейс чудовий.
MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.שאני מחשיבה כיצירת מופת של אינטראקציה.
MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.التي اعتبرها تحفة تفاعل.
MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.インターフェイスが見事ですね
- Neden bahsediyorsun? Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum.Jag pratar om tiden i USA gick vi
Neden bundan bahsediyorum? Çünkü çok yakında이 두 가지가 밀접한 관련이 있다는 이유는
Neden bundan bahsediyorum? Çünkü çok yakındaPorque é que isso é relevante?
Neden bundan bahsediyorum? Çünkü çok yakındaȘi motivul pentru care acest lucru e relevant e că foarte curând
Neden bundan bahsediyorum? Çünkü çok yakındaVà nguyên nhân làm cho chuyện này trở nên quan trọng đó là, rất sớm thôi
Neden bundan bahsediyorum? Çünkü çok yakındaИ причината, поради която това има значение, е че много скоро
Neden bundan bahsediyorum? Çünkü çok yakındaוהסיבה שהסיפור הזה רלוונטי היא שבקרוב מאוד
Neden bundan bahsediyorum? Çünkü çok yakındaوسبب أن لذلك علاقة أنني قريباً جداً
Neden bundan bahsediyorum? Çünkü çok yakında近いうちに
'Ne zaman' hakkında, sanki zamana bağlı değilmiş gibi bahsediyorum.Hablo sobre un 'cuando' como si éste no dependiera del tiempo.
'Ne zaman' hakkında, sanki zamana bağlı değilmiş gibi bahsediyorum.J'utilise le mot "quand" comme si Cela dépendait du temps.
-normal insanlardan bahsediyorum- terlersiniz.En el caso de la gente normal empiezan a sudar.
-normal insanlardan bahsediyorum- terlersiniz.Je parle des gens normaux -- vous vous mettez à suer.
-normal insanlardan bahsediyorum- terlersiniz.보통 사람들을 얘기하는 것이구요-- 여러분은 땀을 흘리게 될 것입니다.
-normal insanlardan bahsediyorum- terlersiniz.legalábbis normális embereknél, az ízzadás.
-normal insanlardan bahsediyorum- terlersiniz.- vorbesc de persoane normale - începeţi să asudaţi.