bahçeye ile cümle

bahçeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Diğer bahçeye bir kapı vardı," Mary "dedi."Nebylo dveřmi do další zahrady," řekla Mary.
"Diğer bahçeye bir kapı vardı," Mary "dedi."Nem volt ajtaja van a másik kert," mondta Mary.
"Diğer bahçeye bir kapı vardı," Mary "dedi."لم يكن هناك باب هناك في حديقة أخرى ،" وقالت ماري.
"Diğer bahçeye bir kapı vardı," Mary "dedi."どんな庭には?"彼は一瞬彼の掘削を停止する、険しい声で言った。
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Ak ma chcete stretnúť, príďte do záhrady s lopatou, aby sme nejaké somariny zasadili.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Als je me wil ontmoeten, kom dan naar de tuin met je schop, dan planten we meteen wat zooi.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Dacă vreți să mă întâlniți, veniți la grădină cu lopata ca să putem planta ceva.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Ha találkozni akarnak velem, jöjjenek el a kertbe az ásójukkal, hogy ültethessünk valamit.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Jeśli chcesz mnie spotkać, przyjdź do ogrodu z własną łopatą, żeby coś zasadzić.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Jestli se se mnou chcete setkat, přijďte do zahrady s lopatou, takže budeme moci sázet nějaké pitomosti.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Jika Anda ingin bertemu saya, datanglah ke kebun dengan sekop Anda, sehingga kita bisa bercocok tanam.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.저를 만나고 싶으시다면, 뭐 좀 심을 수 있게 삽을 들고 정원으로 오세요.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Nếu bạn muốn gặp tôi, hãy ra vườn cùng với chiếc xẻng của bạn và ta sẽ trồng vài thứ.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Om du vill träffa mig, kom till min trädgård med en spade så att vi kan plantera nåt skit.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Se davvero volete incontrarmi, venite all'orto con la vostra vanga, così che si possa piantare qualcosa.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Se se quiserem encontrar comigo, venham ao jardim com uma pá para plantarmos qualquer coisa.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Si quieren verme, vengan al jardín con su pala para que podamos plantar algo.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Αν θέλεις να με βρεις, έλα στον κήπο με το φτυάρι σου, για να μπορούμε να φυτέψουμε τίποτα.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Ако искате да се видим, елате в градината с лопатата си за да посадим разни глупости.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Если вы хотите встретиться со мной, приходите в наш сад, берите лопату и садите хрен.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.אם אתם רוצים לפגוש אותי - בואו לגינה עם את החפירה שלכם, כדי שנוכל לשתול דברים.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.إن أردتم أن تجتمعوا بي، تعالوا إلى المزرعة، بمجرفتكم لـ "نزرع" شيئاً ما.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.そして一緒に 何かつまんない物でも植えましょう じゃ どうも
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.如果你係想同我見面嘅 咁就嚟農圃呢度 帶埋你個鏟,我哋一起種嘢
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.집에는 더 이상에 공간이 없었죠. 그래서 뒷마당으로 나갔지요.
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.N'ayant plus de place dans la maison, je suis allé voir dans le jardin.
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.Talossa tilaa ei enää ollut, joten menin takapihalle.
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.W domu zabrakło miejsca, więc wyszedłem do ogrodu.
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.לא היה יותר מקום בבית. אז יצאתי לחצר האחורית.
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.لم تتوفر المساحة داخل البيت فخرجت إلى الباحة الخلفية٬
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.それから建築の経験などなしに、
Fakat, ona çapayı almasını işaret edersem o da bahçeye gider.Mais je peux faire un geste comme ça et le pointer du doigt pour qu'il prenne la binette et aille au jardin.
Fakat, ona çapayı almasını işaret edersem o da bahçeye gider.Pero puedo hacer esto y señalarle para que tome el azadón y vaya al jardín.
Fakat, ona çapayı almasını işaret edersem o da bahçeye gider.Но ако направя така и го посоча да вземе мотиката, той отива в градината.
Fakat, ona çapayı almasını işaret edersem o da bahçeye gider.Но я могу указывать ему, как сейчас, взять мотыгу и отправиться в сад
Fakat, ona çapayı almasını işaret edersem o da bahçeye gider.فهو لن يفهمني. لكن ان فعلت هكذا وأشرت إليه يحمل المجرفة ويتوجه للحديقة
Gün ağarırken, bahçeye çık ve güzelce giyin.Quand le soleil se couche,Nviens dans le jardin et habille-toi bien.
Gün ağarırken, bahçeye çık ve güzelce giyin.Όταν ο ήλιος δύση, ντύσου καλά και συνάντησε με μπροστά.
Gün ağarırken, bahçeye çık ve güzelce giyin.بعد ان تغيب الشمس, ارتدي ملابس جديدة ولاقني في الفناء
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Ai putea merge întotdeauna într-o grădină.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Anda selalu bisa berjalan ke taman.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Bạn luôn luôn có thể đi bộ vào một khu vườn.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Dalo by sa vždy vojsť do záhrady.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Dalo by se vždy vejít do zahrady.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Du kan alltid gå in i en trädgård.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Du kan altid gå ind i en have.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Je kon altijd lopen in een tuin.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.당신은 항상 정원으로 산책 수 있습니다.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Lahko bi vedno hoditi v vrt.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Lehet mindig sétálni egy kertbe.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Man könnte immer in einen Garten zu gehen.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Siempre se puede entrar en un jardín.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Si può sempre entrare in un giardino.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Você pode sempre entrar em um jardim.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Voisit aina kävellä puutarhassa.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Vous pouvez toujours marcher dans un jardin.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Zawsze możesz iść do ogrodu.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Θα μπορούσατε πάντα να περπατήσει σε έναν κήπο.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Вие винаги може да ходи в градината.
Her zaman bir bahçeye yürüyebiliyordu.Ви завжди можете зайти в сад.
İlgili Sayfalar